Burhanettin DURAN
Dünya liderleri G-20 zirvesi için Buenos Aires'te toplandı.
G-20, 2008 küresel krizinden sonra liderler düzeyinde toplanıyor.
Amacı, krizin etkilerini azaltmak ve yeni krizleri önleyecek reformlara öncülük etmek.
İlk dönemdeki başarısına rağmen son yıllarda G-20 zirveleri ekonomik reform açısından sönük geçmekte.
ABD ve Çin arasındaki dengelenme süreci netleşmedikçe, AB ülkeleri önemli yapısal sorunlarına çözüm bulmadıkça, ve Batılı ülkeler bölgesel güçlerin önceliklerine saygı göstermedikçe G-20'nin daha etkili olması mümkün görünmüyor.
Bu zirvenin ekonomik gündemi korumacı politikalar, ABDÇin arasında karşılıklı misillemelerle sürdürülen ticaret savaşı ve İran yaptırımları olacak.
Zirveler siyasi konular açısından hareketli.
Liderler için ikili görüşme imkanı vermesi açısından kullanışlı.
Arjantin'deki zirveye Veliaht Selman Kaşıkçı cinayetinden sonra büyük zarar gören uluslararası itibarını toparlamak amacıyla katılıyor.
Ancak ABD, Çin, Rusya ve Türkiye liderlerinin ikili görüşmeleri dünya gündemi açısından daha kritik.
Özellikle ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşlarının kaderi bu zirvedeki görüşmelerle belirlenecek.
Başkan Trump'ın Çin ile gerginliği bir süreliğine de olsa yumuşatması bekleniyor.
Yine liderlerin acil gündemlerinden birisi Karadeniz'i ısıtan Rusya-Ukrayna gerginliği olacak.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Poroşenko NATO'dan bölgeye savaş gemileri göndermesini isterken Rusya, Kırım'a S-400leri yerleştiriyor.
Bu gerginlik aşılsa bile Avrupa ve NATO için "Rusya'nın yayılması tehdidiyle" yüzleşme aciliyetini artırıyor.
Zirvedeki muhtemel görüşmelerden birisi de Erdoğan ile Trump arasındaydı.
Resmi görüşmelerini iptal eden Trump ile görüşme olur mu bu satırlar yazılırken belli değildi. Şurası net ki Washington ile Ankara arasında sıcak bir gündem var:
Kaşıkçı cinayeti, İran yaptırımları, Suriye, Menbiç, Fırat'ın Doğusu ve YPG.
Brunson kararı sonrasında Washington- Ankara hattında beklenen iyileşme henüz gerçekleşmedi.
Aksine Menbiç'teki tıkanıklık ve Fırat'ın Doğusunda kurulan gözlem noktaları Ankara'ya ciddi rahatsızlık veriyor.
3 PKK elebaşına ödül koyulması bu gözlem noktası adımının verdiği rahatsızlığı gidermekten uzak.
Washington'un gözlem noktalarını Türkiye'yi DEAŞ'tan korumak şeklinde açıklaması ise tümüyle komik.
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan DEAŞ mazeretini tanımadığını çok açık belirtti:
"Suriye'de DEAŞ yoktur. Sadece DEAŞ görüntüsü altında bu ülkeyi vebölgeyi karıştırmak için yedekte bekletilen, eğitilen, donatılan, varlıklarınısürdürmelerine izin verilen birtakım küçük çeteler vardır. Bölgenin petrolünü işletmek için DEAŞ bahanesiyle işgallerini sürdüren diğer terör örgütleri ve onları destekleyen güçler, bulundukları yerlerden çıkarlarsa mesele kendiliğinden çözülecektir."
Ankara için, YPG'nin geleceği en öncelikli mesele.
Bu konuda ABD, Türkiye ile çalışmadıkça ikili ilişkiler gerginlikten kurtulamaz.
Son MGK'dan çıkan Suriye'de "emrivakilere izin vermeme, gerektiği takdirdemeşru müdafaa hakkını kullanma" kararlılığı Washington'a bir mesajdı.
Halbuki Washington'daki kurumlar Türkiye'ye verdikleri sözleri tutmadıkları gibi ikircikli adımlar atıyorlar.
ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileri YPG konusunda Türkiye ile ABD arasındaki ihtilafı çözecek "yaratıcı çözümler" arayışındayken Savunma Bakanlığı yeni gözlem noktaları oluşturuyor.
Tel Abyad karşısına gözlem noktası dikilmesini Türkiye kamuoyu YPG'yi koruma hamlesi olarak görüyor.
Washington bir an önce YPG kontrolündeki bölgelere ilişkin politikasının yol haritasını Ankara ile paylaşmalı.
Yeniden güveni inşa etmeli.
Süreç amacı belli olmayan jestlerle yürütülemez.
Olumlu bir niyetle atılacak taktik adımlar bile iki ülke arasındaki zedelenmiş güveni tamir edemez.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2022
19.05.2021
15.05.2021
30.04.2021
24.04.2021
17.04.2021
6.01.2020
3.01.2020
13.10.2020