Celal BAŞLANGIÇ
İşin gerçeği şuydu ki; Saray iktidarı uzun süredir “hikayesi”ni yitirmişti.
Her geçen gün eriyordu Cumhur İttifakı’nın oyları.
Bırakın yeni oy kazanmayı, mevcut oylarını konsolide etmek için bile bir “başarı hikayesi”ne ya da bir “kahramanlık hikayesi”ne ihtiyacı vardı.
Bunun için her yolu denediler.
Suriye’den Irak Kürdistan’ına, oradan Libya’ya sefere çıktılar davul-zurnayla.
Suriye’de bataklığa saplandılar, Irak Kürdistan’ında huzursuzluğun kaynağı oldular, Libya’da istediklerini alamadılar.
Yerli otomobili piyasaya sürdüler ama bu sefer seçmenlerin çoğunluğu bu cafcaflı sunumu yemedi.
Ayasofya’yı açtılar, elinde kılıcıyla Diyanet İşleri Başkanı’na hutbe okuttular.
Bütün bu hamlelere karşın oylarındaki erimeyi durduramayınca muhalefeti bölme planını devreye soktular.
HDP’yi şeytanlaştırarak CHP ile İYİ Parti arasına kama sokma planını uzun süre önce devreye sokmuşlardı.
Bu kez de Saray iktidarının küçük ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli üzerinden İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e “eve dön” çağrısı yaptılar.
Ancak İYİ Partililer “evlerine” dönmeye kalksa bile gerilerinde pek bir ev kalmamıştı. Son anketlere göre İYİ Parti’nin oyları MHP oylarının üzerindeydi. Yani kimse daha büyük bir “ev”den daha küçük bir “ev”e taşınmazdı.
Bu hamle de tutmamıştı.
Artık Saray iktidarı oyun kurucu olma gücünü yitirmişti. İşin ilginci oyun bozucu olarak da başarılı olamıyordu.
İşte böyle bir süreçte, tam altı gün önce Erdoğan çıkıp Türkiye’ye bir “müjde”si olduğunu ve bunu iki gün sonra Cuma namazından sonra açıklayacağını söyledi.
Geçtiğimiz Çarşamba’dan Cuma’ya kadar üç günlüğüne bütün Türkiye Erdoğan’ın “müjde”sini konuşmaya başladı.
Yandaş gazeteler, televizyonlar Erdoğan’ın vereceği “müjde”yi köpürttükçe köpürtüyordu.
Uluslararası haber ajansı Reuters bu konuda öncülüğü ele alıp Saray’a yakın kaynaklardan “sızdırdığı” bilgilerle Erdoğan’ın açıklayacağı “müjde”nin Batı Karadeniz’de bulunan 800 milyar metreküp doğal gaz rezervi olduğuna dair haberler geçiyordu.
Başta yandaş kanallar olmak üzere, herkes 800 milyar metreküplük rezervin Türkiye’nin 20 yıllık doğal gaz ihtiyacını karşılayacağı noktasından hareketle pembe hayaller görüyordu.
Cari açık kapanıyordu, hatta cari fazla çıkıyordu da Saray “bu parayı nereye koyacağız” diye kara kara düşünüyordu!
Doğal gaz faturaları inecekti, hatta doğal gaz vatandaşlara bedava verilecekti.
Türkiye klasmanında bir üst lige çıkıyordu.
Hatta ve hatta sanayi bölgelerine çok ucuz gaz verilerek ihracat patlaması yaşanacaktı.
En önemlisi de Türkiye artık eksen değiştirecek, bizatihi kendisi yeni eksenin merkezi oluyordu.
Sonunda beklenen gün geldi ve Erdoğan beklenen “müjde”yi açıkladı; Batı Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğal gaz kaynağı bulunmuştu ve de 2023’e kadar kullanıma sunulacaktı.
Bu açıklamayla doğal gazın “gaz”ı daha işin başındayken kaçmış oldu.
Erdoğan’ın merak uyandırmaya dönük “teaserlı müjdesi” yükselen beklentiyi karşılamaktan uzaktı.
Kamuoyu 800 milyar metreküpe şartlanıp 20 yıllık bedavadan doğal gaz hayali görürken, Erdoğan’ın açıkladığı tahmini rezerv miktarı ancak 6-7 yıl yeterdi Türkiye’ye.
Daha geçen yıl, seçimler öncesi Saray medyası Trakya’da 20 trilyon metreküp doğal gaz bulunduğunu açıklamıştı. Ancak Erdoğan öncesinde “teaserli müjde”ye dönüştürmediği için bu kadar büyük heyecan dalgası yaratmamıştı.
Oysa seçimler öncesi yanlışlıkla açıklanan 20 trilyon metreküp, Erdoğan’ın açıkladığı 320 milyar metreküpün 60 katından büyüktü.
Kısa bir süre sonra Saray medyasının o 20 trilyon metreküp hesabını da yanlış yaptığı anlaşıldı. “Kübik feet” birimini metreküp sanmışlardı. Kübik feet’i metreküpe çevirince, o tarihte bulunduğu iddia edilen miktarın 500-550 milyar metreküpe tekabül ettiğini gördüler. Bu rezerv bile Erdoğan’ın açıkladığının iki katı kadardı.
Ama o tarihte yerel seçimlerdeki tokadı henüz yemediği için böyle bir köpürtme ihtiyacı duymamıştı Saray iktidarı.
Erdoğan’ın “müjde”sine ilk inanmayan piyasalar oldu. Bu işin koca bir “fiyasko”yla sonuçlanacağını piyasaların hemen algıladığını anlamak için dolar ve euro’nun açıklama sırasındaki seyrine bakmak yeterli.
Erdoğan “müjde”sini açıklarken 7.22 TL’lerde olan dolar, konuşması bittiğinde 7.32’ye fırlamıştı. Euro da açıklama öncesinde 8.50 TL düzeyindeydi. Konuşmanın sonunda 8.62’yi görmüştü.
Karadeniz’deki doğal gazın iki yıl içersinde çıkartılacağı iddiası da hiç inandırıcı gelmedi konunun uzmanlarına.
Romanya aynı bölgede 2012 yılında bulduğu çok büyük rezervi sekiz yıldır kullanıma sunamamıştı. Aynı şekilde Mısır da 2013’te keşfettiği doğal gaz rezervini yedi yıldır çıkarmayı başaramamıştı.
Bulunan bu rezerv tahmin edildiği miktarda varsaysak da, Türkiye’nin şu anda Rusya’dan gelen fahiş fiyat ölçü alındığında bile toplam 65 milyar dolar değerindeydi.
Bu hesapta da o gazın çıkarılma maliyeti yoktu.
Türkiye’nin yıllık doğalgaz tüketimi 50 milyar metreküp civarındaydı. Ancak birincisi bu rezervden yılda 50 milyar metreküp çıkarmanın mümkün olmadığını iddia ediyordu bazı uzmanlar. Onların hesaplarına göre yılda ancak 10 milyar metreküp çıkartılabilirdi ve bu da Türkiye’nin yıllık ihtiyacının beşte biri oranındaydı.
Yani ortada cari açığı kapatacak hatta cari fazla sağlayacak büyüklükte bir kaynak da yoktu.
Gelelim bu “gaz”la eksen değiştirme, üst lige geçme hayallerine…
Erdoğan’ın açıkladığı doğal gaz rezervi 320 milyar metreküptü. Bu da hiç dünyanın ya da Türkiye’nin eksenini değiştirecek bir miktar değildi. Örneğin Rusya’nın 50, İran’ın 34, Katar’ın 25 trilyon metreküp rezervi vardı. Bölgede İsrail ve Mısır’ın doğal gaz rezervi bile Türkiye’nin üzerinde.
Bu gerçekler ortaya döküldükçe ucuz doğal gaz, hatta bedava doğalgaz, patlayan ihracat, eksiden artıya dönen cari açık ve de elbette eksen değiştirme, Türkiye’nin eksen merkezi olma hayalleri de iki günde uçtu gitti.
Bir süre cebine daha fazla para gireceğini, hiç değilse doğal gazı bedavaya getireceğini düşünen ahalinin de tatlı hayalleri tuzla buz oldu.
Ancak karşımızda olan gerçek şu ki tatlı hayaller kurmak yerine cebimizden uçacak paranın kabusunu yaşamalı millet.
Bulunan bu doğal gazın çıkarılma maliyeti kimi uzmana göre beş-on milyar dolar civarında. Kimisi de bu rakamı 30 milyar dolara çıkartıyor.
Yani şimdilik kesin olan şu ki bu halkın cebinden önümüzdeki yıllarda en az beş milyar dolar para çıkacak. 30 milyara da hazırlıklı olmalı.
Bir de yabancı ortaklıkla çıkarılacağı tahmin edilen bu gazın yarısı da böyle uçup gidecek.
Geriye kala kala tahmin edilen rezervin yarısı kalıyor.
Bunun için de hiç heveslenmeyin. O paranın da gideceği yer çoktan bellidir; Saray’a yakın müteahhitler, SİHA üreten damat, Saray’ın Şems’i komisyoncular aportta bekliyor.
Sonuç olarak hayaller ucuz doğal gaz, gerçekler; vatandaş yine “yolunacak kaz”.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.03.2023
17.03.2023
1.01.2023
17.11.2022
9.09.2022
10.07.2021
26.06.2021
22.06.2021
8.06.2021
4.06.2021