Cemil ERTEM
Doların yükselişinin bir kur operasyonundan çok daha fazla şeyi ifade ettiğini söyleyebiliriz. Amerikan Merkez Bankası, şu ‘twist’ operasyonu ile bir taşla birkaç kuş vurmayı denedi.
Operasyonun görünürdeki amacı, uzun vadede faiz oranlarını bu seviyede kalmasını garantilemek olsa da, Fed, bu yolla ABD kağıtlarına ve dolara olan talebi, kısa sürede, sıçratacağını tabii ki hesap etti; operasyonun amaçlarından biri de bunun sonuçları.
ABD 1961’de ki twist operasyonu ile dolardaki değer kaybını önlemek istemişti. Ama 1961’deki operasyonun siyasi sonuçları çok daha etkileyici oldu.
Kennedy suikastı, 1963’ten itibaren soğuk savaşın ve ABD saldırganlığının ivmesini yükseltirken, ABD’nin bugünkü açıklarının kaynağını oluşturan dönüşümü de başlatmıştı.
Bu dönüşümün ikinci önemli istasyonu tabii 1971’de Nixon’ın doların altına bağımlılığını kaldırması ve Vietnam savaşıdır.
Şimdi ABD, 1961’den çok farklı olarak, gerilimi yukarı çekmeyi bırakın tam tersine tansiyonu düşürüp yumuşak bir geçiş yapmak ve başta Irak olmak üzere, askeri operasyonları mümkün olduğunca durdurmak istiyor. Yukarıdan bir bakışla, doların değerli kalmasının ve ABD ekonomisinin açık vererek, ekonomik rasyonaliteden ziyade siyasi ve militer bir hâkimiyete dayalı büyümesinin artık mümkün olamayacağını söyleyebiliriz. Ancak AB’deki kriz ortaya çıkardı ki, Avrupa buna hazır değil. Yani Avrupa, siyasi birlik doğrultusunda güçlü adımlar atarak, radikal kararlarla krizi yenecek dinamikleri henüz ortaya çıkarmış değil. Böyle olunca, ABD, düşük dolar-düşük faiz ve daha fazla ihracata (yeni ekonomiye) dayalı dönüşümde gaza basamıyor ve hatta şimdi görüldüğü gibi ‘twist’ gibi operasyonlarla da geri adım atıyor. Çünkü AB yoluna girmeden ABD ekonomisi de yoluna giremez. Bu yüzden, doların bir müddet değerlenip, temel emtia fiyatlarının makul seviyelere gelmesi gerekir ki, özellikle enerji gibi alanlarda Avrupa rahatlasın ve göreli düşük euro ile de ihracat potansiyelini artırsın.
ABD’nin krizden çıkış için, Avrupa’ya göre çok daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Bugün, elimizde yaşadığımız krize başka bir açıdan bakmamızı sağlayan çok önemli bir veri var: 1995-2005 yılları arasında üst teknoloji gurubu malların Avrupa ve Amerika ekonomilerindeki katma değer payları. Üst teknoloji katma değer payı, ABD ekonomisinde bu on yıl içinde geometrik olarak artmış. 1995 yılında yüzde 13,3 iken, 2005 yılında yüzde 54’e çıkmış. Ama bu oran Avrupa’da düşmüş. Asya’da ve gelişmekte olan ülkelerde ise yine göreli olarak artmış. Cari fazla veren gelişmekte olan ülkeler, aynı zamanda, ileri teknoloji katma değerini göreli olarak artıran ülkelerdir. Türkiye’de zincirin zayıf halkası burası.

TL niye bu kadar kırılgan?
Bush yönetimindeki ABD, bu 10 yıl boyunca teknolojiyi baskıladı onun yerine militarizmi, karşılıksız doları ve zehirli kâğıt ekonomisini ikame etti. Ancak Obama yönetimi bu durumu tersine çevirdi; ABD geri çekiliyor ve on yıllardır geliştirdiği ileri teknoloji sektörlerini öne çıkartıp açıklarını kapatmak yolunu tercih ediyordu. Bakın şimdi Apple, iPhone-5’i geliştirdi. Sizce Apple gibi Amerikan şirketlerinde kriz, yani pazar, likidite, karlılık sorunu var mı; yok ama AB’de Apple gibi şirketler var mı; yok. O zaman sorun bir dönüşüm sorunu. Sonuçta ABD ve kapitalizm tercihini yaptı; militarizmin karşılıksız dolar ekonomisi yerine iphone ekonomisi... Ama bu ikincisine geçiş zaman alacak.
Gelelim Türkiye’ye; TL dolar karşısında çok hızlı değer yitiriyor. Bu da zincirin zayıf halkasının sonucu. Türkiye, yetersiz tasarruf oranını telafi edecek, cari açığına kalıcı çözüm bulacak yatırım ortamını hala sağlayamamış durumda. Grafik bize cari açığın giderek bozulan finansmanını gösteriyor. Doğrudan yabancı yatırımların (DYY) ne zamandan itibaren tersine döndüğüne bakın. 2010 yılında yüksek büyümeye DYY ayak uydurmamış ve beklemiş, çünkü yaklaşan seçimler ve belirsizlik var. Ancak 2011’in başında artış var. Bu durum, şunu gösteriyor: Türkiye, hızla yeni Anayasayı yapıp, belirsizlik riskini en aza indirmeli. Kürt sorununu çözmeli ve Ortadoğu’da ki etkin dış politikasını derinleştirmeli. Ayrıca cari açığı azaltacak mikro reformlar devreye girmeli. Mesela Ekonomi Bakanlığı’nın ‘Girdi Tedarik Stratejisi’ne oldu; hayata geçiyor mu? Durum gösteriyor ki, hızlı davranmazsak dünyanın kriz girdabına hızla kendimizi kaptırabiliriz.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2018
24.10.2018
18.10.2018
17.10.2018
25.09.2018
21.09.2018
18.09.2018
11.09.2018