Ergun BABAHAN
17 ve 25 Aralık soruşturmalarını hükümete darbe girişimi olarak pazarlamak isteyenler ‘‘Cici Demokratlar’’dan ve iktidar emrindeki kalemlerden büyük destek aldı. Cici demokratlar, insanın tüylerini ürperten yolsuzlukları duymazdan gelip soruşturmaların önünün kapatılmasına destek verdi.
Hatırlayalım, kayıtlarda Tayyip Erdoğan ve Bilal Erdoğan olduğu iddia edilen iki kişi yine kayıtta Sıtkı Ayan olduğu iddia edilen iş adamından alınacak para üzerine konuşuyordu.
Bilal Erdoğan olduğu iddia edilen kişi “Sıtkı Ayan'ın ancak 10 milyon doları verebileceğini ‘’söylerken, Tayyip Erdoğan olduğu iddia edilen kişi ise ‘‘Ne söz verdiyse onu getirecek. Başkaları getiriyor da o niye getirmiyor” diyor ve ekliyordu: “Kucağımıza düşecekler merak etme.”
Bu ve benzeri yolsuzluk iddialarının üzeri başarıyla örtüldü. Evlerinde para kasaları, milyonlarca dolar para çıkan bakan çocukları konusu da kapatıldı.
Bakanların rüşvet olarak aldıkları iddia edilen 700 bin lira değerindeki saatler gündemden düşürüldü.
Yolsuzluk iddialarına ,ilişkin kayıtlara düşen ‘‘havuz medyası’’ bu konuda başrolü oynadı. Devlet üzerinden zenginleşenlerden alındığı iddia edilen rüşvet, kâr payı veya haraç (siz neyi yakıştırırsanız onu söyleyin) ile oluşturulduğu öne sürülen bu medya, yolsuzlukların ortaya çıkarılmasından sorumlu tuttuğu Hizmet Hareketi’ni düşman ilan etti. Havuz dışında kalan medyaya da baskı uygulanarak yolsuzlukların gündeme gelmesinin önü kesildi.
Erdoğan, bu dönem yaptığı bütün mitinglerde, bütün televizyon konuşmalarında Paralel Yapı olarak adlandırdığı inanç grubunu şeytanlaştırmaya çalıştı. Tapelerdeki konuşmaların içeriğini ‘‘mahremime girdiler’’ diye bir yandan doğrulayan Erdoğan, diğer yandan da demokratik-hukuk devletini sarsacak eylemlerini hiç tartışmaya açmadı.
Tek hedef vardı, yolsuzluk konuşmalarını dinleyen kamu görevlilerini tasfiye etmek, yargıyı yeniden dizayn ederek bu soruşturmaları kapatmak.
Şimdi, Almanya’nın yıllardır Ankara’yı dinlediği ortaya çıktı. Başta, Erdoğan’ın oğluyla yaptığı konuşmalar olmak üzere, her türlü mahreminin Alman istihbaratının elinde olduğu anlaşılıyor.
Tapeler ortalığa saçılmadan önce başta Almanya Başbakanı Merkel olmak üzere, üst düzey Almanya yönetiminin Ankara’da dönen dolaplardan haberdar olduğu da ortaya çıkıyor.
Bunun yanı sıra, Türkiye’nin Suriye ve Irak politikalarındaki detaylara da Alman istihbaratının sahip olduğu belli oluyor. Ortadoğu politikaları nedeniyle, Almanya’nın Türkiye’ye Batılı bir müttefiki olarak değil de, İslam Devleti’nin destekçisi olarak değerlendirdiği netleşiyor.
Almanya elindeki bilgilerin sağlamlığının da verdiği rahatlıkla, Ankara’nın dinlendiğine ilişkin haber ve örtük tepkileri ciddiye bile almadı. Aslında, Türkiye’nin dinlendiğine ilişkin haberin de Alman Hükümeti tarafından bilerek medyaya sızdırıldığını varsayabiliriz. Böylece, Ankara’ya ‘‘Ne dolaplar çevirdiğini yıllardır biliyoruz’’ mesajı verildi.
AKP iktidarı, Almanya’nın elindeki bilgilerin farkında…
Onun için Erdoğan televizyonlara çıkıp Almanya Başbakanı Merkel’i düşman ilan edemiyor. Fethullah Gülen için söylediklerinin onda birini Merkel için söyleyemiyor.
AKP’nin Almanları kızdırmaktan, rahatsız etmekten kaçınacak bir politika izlemek durumunda kalacağı net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Almanya’ya gidip düzenlediğin mitinglerde Almanlara meydan okursan olacağı budur. Adamın façasını bozarlar…
Ankara’da kendini kral görenler, uluslararası arenada bir anda pısırık kediye dönebilir. Bugün gördüğümüz tablo maalesef tam olarak da bu.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021