Ergun BABAHAN
Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, Çiller dönemi Türkiye’sine geri döndük. 90’larda ne varsa, bugün tekrar gösterime konulmuş durumda. Tek fark, bugün yargının hiç olmadığı kadar kötü bir durumda olması. Yargı devreden çıktı desek yeridir. O derece çökerttiler yargıyı.
Güneydoğu ve Doğu’da asayişi sağlamakla görevli güvenlik güçlerinin Kürtlere layık gördüğü muameleyi sosyal medyadan ve sınırlı bir medyadan izliyorsunuz. Millet’in manşetiydi, dializ hastaları hastaneye ancak beyaz bayrak açarak gidiyor...
Bölgede, kapısının girişinde öldürülmüş yaşlı insan fotoğrafları, panzerin arkasında sürüklenerek aşağılanan ceset fotoğrafları var. Böyle yaparak bütün bir halkı aşağıladıklarını, devletle olan bağını kopardıklarını fark etmiyorlar. Hep diyorum, dünya farklı bir dünya olsa, 1915’te Ermenilere ne yaptılarsa, aynısını bugün yaparlar.
Çünkü açmışlar eski defterleri, devletin hafızasında ne varsa, onu uyguluyorlar.
DEVLET AKLI KAYBOLUNCA...
Kürtlerin artık çok ciddi bir oyunun,
eli silahlı gücü haline geldiğini göremiyorlar. Yaptıklarının bölge halkını daha çok silahlı mücadelenin kucağına attığını fark edemiyorlar.
Çünkü sadece örgüte silahlı mücadelesinden dolayı öfke yok. AKP’yi bırakıp HDP’ye yönelmiş bölge halkına bir nefret var. Seçimdeki tercihinin cezasını devlet eliyle ödettiriyorlar. HDP’ye yüzde 80, 90 civarında oy vermiş yerleşim merkezlerini tarumar ediyor, yargısız infazlar gerçekleştiriyor, zırhlı araçlarından bölge halkına hakaret yağdırıyorlar.
Devletin aklı kaybolursa, olacak olan budur.
Yarın Amerikan desteğindeki Kürt güçleri Suriye’de kırmızı çizgi ilan ettiğin sınırları aşıp kantonları birleştirse, çaresizce izlemekten başka çaren yok. En küçük hamlende Rus güçleriyle karşı karşıya kalacaksın. Üstelik Ruslar orada mevcut Suriye devletinin davetiyle bulunuyor. Senin hamlen, uluslararası hukuk açısından saldırganlık görülecek.
Kapana sıkışmışlık durumu.
SİLAHLI KUVVETLERİN DÖNEMİ
Doğu’daki kadar sert, şiddetli ve yakıcı olmasa da Batı’da benzer tedbirler devreye sokulmuş durumda. Uzun zamandır, iktidara yakın bir mafya liderinin kullanıma sokulduğu dedikodusunu duyuyorduk ki, Ahmet Hakan olayı patladı.
Tek kişiden organize suç örgütü çıkaran emniyet güçleri ve polis, bu saldırının arkasında olduğu itiraf edilen MİT görevlileri veya Reis’in kim olduğunu araştırma zahmetine girmedi bile.
Olayın üzerine gidilmemesi için bazı kulakların çekildiğini, ‘bırakın zamanla unutulsun’ denildiği çok açık ortada.
Bütün bunlar olurken, Rusya’nın Akdeniz’e inmesi, Türkiye üzerinden NATO’ya ayar vermesi, Silahlı Kuvvetlerin Batı nezdindeki önemini bir kez daha ortaya çıkarmış durumda.
Avrupa Birliği’nin rafa kalktığı, ‘Soğuk Savaş’ ortamının yeniden canlandığı, Türkiye’de devlet kurumlarının çöküp toplumun lime lime parçalandığı bir ortamda bu tarihi öneme sahip bir gelişme. Siyaset hakim olamazsa, birileri mutlaka durumdan vazife çıkaracaktır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2022
7.03.2022
1.03.2022
21.02.2022
28.01.2022
11.01.2022
6.01.2022
3.01.2022
25.11.2021
18.11.2021