Eser KARAKAŞ
Türkiye’de bir toplumdan, bir devletten bahsetmenin temel zorluğu en temel kavramlar üzerinde hukuk mutabakatının olmayışı. Bu mutabakat yokluğunun eskiden, insanların hayata, topluma doğal farklı bakışlarından kaynaklandığını zannederdim. Bu düşüncem hala kısmen geçerli ama son zamanlarda bilgi eksikliği, eğitim yetersizliği ve hatta biraz da zekâ probleminin, ya da başka bir şeyin öne çıktığını görüyorum, anlatacağım.
Bu cehalet ve zekâ problemine örnek olarak bugünlerde elimizde çok iyi bir örnek var. Roboski (Uludere) katliamını hepimiz biliyoruz. Devlet silahları, uçakları sınır ticareti yapan Kürt köylülerini, yapılan resmi uyarılara rağmen terörist oldukları iddiasına dayanarak öldürdüler. Aradan beş sene geçti, ortada ne suçlu, ne de yargılanan var. Bir askeri mahkeme de katliam için, yanılmıyor isem “kaçınılmaz hata” gibi saçma sapan bir açıklama getirip dosyayı kapatmış idi. Olan ölen Kürt köylülere ve ailelerine oldu.
Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’a bağlı Dürümlü köyünde de korkunç bir olay yaşandı, PKK’lıların kontrolündeki bilmem kaç ton patlayıcı yüklü bir kamyon köylüler oradayken patladı ya da patlatıldı, on yedi kişi parçalanarak öldü.
Her iki olay da korkunçtur, çünkü ölümler korkunçtur, ama iki olayı, insani facia ve hoyratlık boyutu dışında mukayese etme olanağı yoktur. Hele de, her iki olayın eşit ölçüde telin edilmesinin, eleştirilmesinin hiç ama hiç mantığı yoktur.
Diyarbakır faciasında, kuşku yok, fail, sorumlu bir terör örgütüdür. Bu süreçte devlete düşen asli görev de faillerin bir an önce yakalanıp adalete teslim edilmesidir. Ölümlerin dehşeti dışında olay bir terör örgütünün korkunç ama olağan faaliyetidir, devlet üzerine düşeni hukuk devleti kuralları içinde yerine getirmek zorundadır. Bazı zekâ problemli arkadaşlar, belki de kötü niyetten, bir terör örgütünün ya da aktivitelerinin eleştirilmesinin mantıksızlığını anlamak, görmek istememektedirler. Eleştiri, kınama ancak, meşruiyetini önceden kabul ettiğiniz kişi ve kurumlara yönelik bir eylemdir.
Devletin meşru ve yasal güvenlik güçleri, askeri, polisi, hükümeti, Cumhurbaşkanı eleştirilir, kınanır ama PKK’yı, DHKP-C’yi eleştirmek aptalcadır. PKK’yı eleştirmek, kınamak evinize giren hırsızı “eleştirmekten”, kınamaktan farksızdır. Terör örgütlerinin muhatabı vatandaş, entelektüel, gazeteci, öğretim üyesi değil, güvenlik güçleridir.
Gelelim zekâ özürlülerinin Diyarbakır-Dürümlü faciası ile aynı çizgiye çekmek istedikleri Roboski olayına. Burada, Dürümlü’de olduğu gibi, büyük bir insani facia vardır. Ama ilaveten büyük bir devlet skandalı vardır. Dünyanın hiçbir ülkesinde otuz beş vatandaşın ölümü karşısında devlet teşkilatı kayıtsız kalamaz ama bizde kalmış, soruşturmalar tıkanmış, failler cezalandırılamamıştır. Burada sorumlu vatandaşın, gazetecinin yapması gereken bu sürecin peşini bırakmamak, devletin içine çöreklenmiş katillerin cezalandırılması için çaba göstermektir, zira çok açıktır ki devlet aparatı bu işi kendi dinamikleriyle çözmek istememektedir. Oysa Diyarbakır faciasında durum bu değildir, devletin içinde birilerinin bu menfur olayın faillerini korumak istediğini zannetmiyorum.
Roboski olayı ise, tekraren yazıyorum, bir devlet skandalıdır. İyi vatandaşın üzerine düşen ise, devletinin skandallara imza atmasını engellemektir. Aynı iyi vatandaşın PKK’nın terör yapmasını eleştirmek, engellemek gibi bir vazifesi olamaz, bu vazife münhasıran devletin güvenlik güçlerine aittir. Bu nedenlerden, Türkiye’nin önemli bir gazetesinin çok okunan bir yazarının konuya ilişkin şu ifadeyi kullanmasının hiçbir manası yoktur: “ROBOSKİ’de köylülerin jetlerle vurulması neyse… DÜRÜMLÜ’de köylülerin PKK bombasıyla katledilmesi arasında hiçbir fark yok.”
Böyle yazılabilmesi için ya büyük bir kavramsal cehalet, ya büyük bir algı problemi, ya da, daha vahimi, belirli konularda, mesela Ergenekon, görevli olmak gerekmektedir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025