Eser KARAKAŞ
Kaftancıoğlu hakkında açılan dava, verilen 9 senelik mahkûmiyet kararı, İstinaftan dosyanın reddi, beklenen Yargıtay kararı.
Acaba bu süreç Türkiye’de gerektiği biçimde tartışılıyor mu?
Doğruluk payı çok yüksek eleştiriler var bu sürece.
Sekiz sene önce atılmış tweetlere 2019 senesinde dava açılması.
Canan Hanım’ın CHP il başkanlığı sonrası teşkilatlanma konusunda yaşanan hareketlilik.
Bu hareketliliğin 31 Mart ve 23 Haziran 2019 İstanbul seçimleri üzerinde yaptığı etki.
Açılan dava ile bu siyasi başarı arasında haklı olarak kurulan bağlantı.
İstinafın dosyayı reddinin tesadüfen (!) 23 Haziran 2020’ye, AKP’nin acısını unutamadığı 23 Haziran 2019 seçimlerinin sene-i devriyesine denk gelmesi.
Bu eleştirilerin tümüne katılmamak mümkün değil.
Ancak, bir konu beni rahatsız etmiyor değil.
Kanımca Kaftancıoğlu’nu savunmak AKP ve MHP çevrelerinin geliştirdiği hiç de parlak olmayan siyasi söylem ile mücadele etmek olmamalı.
Sayın Kaftancıoğlu’nu savunmak, başarılarının devamını sağlamak hukuk üzerinden olmalı.
Kaftancıoğlu’nun dosyası Yargıtay’da görüşülecek ve AYM, AİMH nihai süreçleri hariç, kararı Yargıtay verecek.
Kaftancıoğlu’nun suçlanmasına neden olan tweetleri basından görüyorum, ekranlarda yandaşlardan, beslemelerden işitiyorum.
Hukukçu değilim ama sezebildiğim kadarıyla Kaftancıoğlu’na yönelik suçlamalar tümüyle siyasi içerikli, hukuki temelleri boş.
Örneğin, Kaftancıoğlu’nun 1915 olaylarına ilişkin bir tweeti de suçlamalar kapsamında.
Oysa, çok iyi hatırlıyorum, Dışişleri Bakanlığımızın sitesinde “Türkiye’de 1915 olaylarına soykırım demek suç değildir” ibaresi vardır.
Dışişleri anlaşılabilir nedenlerden 1915 olaylarının soykırım olmadığını söyler ama bu iddianın Türkiye’de suç olmadığını da belirtir.
Peki, Dışişlerinin bu açıklamasına rağmen yargı nasıl oluyor da Kaftancıoğlu’nun 1915’e ilişkin tweetini suç delili olarak görür?
Diğer tweetlerin de bazı kesimler için şoke edici, rahatsız edici olsa dahi ifade özgürlüğü şapkasının koruması altında olması gerekir.
Unutmayalım AİHM’in 1976 tarihli ünlü Handyside kararı Anayasamızın 90. Maddesi ile birlikte iç hukukumuzun yasalar üstünde bir hukuk normudur.
Aşağıda AİHM’in o ünlü Handyside kararının en önemli cümlesi var:
“İfade özgürlüğü, sadece hoşa giden ya da insanları incitmeyen veya önemsenmeyen ‘bilgi’ ve düşünceler için değil, aynı zamanda devleti veya toplumun herhangi bir kesimini inciten, şok eden veya rahatsız eden bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. Demokratik toplumun olmazsa olmaz koşullarını oluşturan, çoğulculuk, hoşgörü ve açık görüşlülük bunu gerektirir.’’
Kaftancıoğlu’nun dokuz sene hapis cezası almasına neden olan süreci siyaseten değil, hukuk üzerinden eleştirelim.
Mesela, CHP için kolay olmasa da, 1915’in bir soykırım olduğunu iddia etmenin iç hukukumuzda suç olmadığını söylemek lazım.
Şunu unutmayalım, hukuku es geçerek anlamlı siyasi başarı artık mümkün değil.
İfade özgürlüğü ile ilgili her meselede savcıların, hâkimlerin, yandaşların gözüne Türkiye’yi bağlayan Handyside kararını sokmak gerekir.
“İstinaf kararı neden 23 Haziran’a denk getirildi?” eleştirisi bir açıdan doğrudur ama unutmayalım AKP-MHP-VP-Ergenekon “joint venture”u* da budur ancak.
Türkiye’nin, hepimizin geleceği için siyasi ataklara siyasi cevaplar vermek tabii ki doğaldır ama önce hukuku kullanarak.
* Joint Venture (Ortak Girişim)
Birden fazla şirketin bir proje üzerinde beraber çalışmak için kurdukları topluluk. Bir nevi konsorsiyum, ortak yatırım şirketi. Ortak girişimin, konsorsiyum ya da iş ortaklığından başlıca farkı, tarafların bir proje için adi ortaklık olarak hareket etmelerinden ziyade, yeni bir şirket kurmalarıdır. 2 ya da daha fazla tüzel kişinin bir araya gelerek, kararlaştırdıkları belirli bir yatırım projesi için birlikte hareket etmek için oluşturdukları ortak işletme yapısına, Joint Venture denir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025
22.12.2025
18.12.2025
8.12.2025
1.12.2025
26.11.2025