Etyen MAHÇUPYAN
Henüz altı ay önce yüzde elliye yakın oyla iktidara gelmişsiniz, önünüzde seçimsiz bir dört yıl var, cumhurbaşkanlığı, hükümet ve Meclis çoğunluğu elinizde, muhalefet tamamen darmadağın olmuş… Ve siz ilkeler çerçevesinde kurumsallaşamadığınız, kurumsallaşmak da istemediğiniz için kendi içinizde kriz yaşıyorsunuz…
Bir toplantıda Davutoğlu Türkiye’nin bir ‘kaçan fırsatlar ülkesi’ olduğunu söylemişti. Bugün de böyle bir fırsat kaçmış durumda. Türkiye’ye bakarken büyük düşünebilen AK Parti, kendi içine döndüğünde küçük düşünmekten bir türlü kurtulamadı. Tarih ülkenin çok elverişli bir küresel ortamda yeni bir siyasi kültüre yönelme fırsatını heba ettiğini yazacak. Mesele Davutoğlu’nun kalması veya gitmesi değil… Nasıl bir yönetim tahayyülüne sahip olunduğu…
***
Erdoğan sadece ‘kendisi’ olarak yönetimin başında olmak, diğer herkesin tepeden gelen doğrultu uyarınca uygulayıcı olmasını istiyor ama konumu buna el vermiyordu. Davutoğlu’nun ise, yönetebilir konumda olmasına karşın, siyasi gücü ve etkisi buna elvermiyordu. AK Parti’nin çoğulcu ve daha demokratik bir toplumsal/siyasal yapılanma için dönüşüm fırsatı yakaladığı, bunun harcanmaması gerektiği de açıktı. Ayakta kalmayı garanti eden, toplumsal meşruiyeti elden kaçırmayan, hassas bir geçiş sürecinin başındaydık. Dört sene sonra yeni bir vatandaşlık anlayışını içeren bir anayasa ile hukuk devleti olmanın gereğine bir adım daha yaklaşan, otoriter devlet geleneğinin zımni tehdidinden biraz daha uzaklaşmış bir Türkiye yaratılabilirdi. Çok olumsuz gözüken dış koşullar gerçekte tam tersi avantajlar da içermekteydi. Avrupa ve ABD’nin Türkiye’nin kıymetini anlamaya yöneldiği bir evreye geçilmiş, Kandil tarafından ‘anlaşma’ arayışları duyulmaya başlanmıştı. Yapılması gereken, aynı zamanda AK Parti için başarılması en kolay olandı da… Yani iç bütünlüğü, dayanışmayı, sinerjiyi korumak, bu hareketin diğer sağ partilerden temel farkı olan kadro insicamını bir toplumsal güç haline getirmek.
***
AK Parti herkesin en başarılı olduğunu sandığı alanda başarısız oldu. Erdoğan’ın her konuda kendi tercih ettiği adımın kendi istediği şekilde atılması için baskı yapması ve bunu bel altından vuruşlarla destekleyen amigo çevresine müsamaha göstermesi, AK Parti’nin tamiri çok zor bir yara almasıyla sonuçlandı. Bugün irrasyonel olanı rasyonalize etmek üzere çaresizce uğraşan kalemlerin seviyesi sadece yaşanmış olan basiretsizliği katmerleştiriyor…
Farklı bir rasyonalite arıyorsanız ‘niçin şimdi?’ diye sormanız gerek. İşler tahammül noktasını mı aşmıştı? Bu iki kişi arasında uzlaşmaz bir çelişki mi vardı? Yoksa acaba ‘bu işin’ şimdi yapılmasının özel bir işlevi mi var? Acaba ABD seçimleri sonrasında Ortadoğu’yu da etkileyecek ortam ve AB ile ilerleyecek yakınlaşma, altı ay sonra bu operasyonun yapılmasını imkansız mı kılıyordu? Acaba Kürt meselesinin yeniden barışçı bir kanala doğru kaydığı, evrensel ilkelere uygun bir başkanlık sisteminin hayata geçtiği bir dönemde AK Parti’nin de kaçınılmaz olarak demokratikleşmesi gerekeceğinden mi rahatsız olundu? Amaç başkanlık sistemi falan değil, doğrudan fiili başkanlık mıydı? Amaç sistem kurmaktan özellikle kaçınarak, sistemsizliği kişi etrafında kurumsallaştırarak ferdi kariyer açlığını tatmin mi etmekti?
AK Parti devletin otoriterliğine karşı çıkarken maalesef şimdi bizzat kendi içinde otoriterliğe kayıyor. Devlet ‘bize’ benzeyecek yerde ‘biz’ devlete benzeyeceksek eğer, darbelere ve darbecilere karşı olmanın ne anlamı kalıyor?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024