Etyen MAHÇUPYAN
Temsil, denge denetleme ve kuvvetler ayrılığı gibi demokrasinin temel unsurlarını ele alarak parlamenter ve başkanlık sistemlerini mukayese ettiğimizde karşımıza asimetrik bir tablo çıkıyor. Parlamenter sistemler genelde birbirine benziyor ve dar bir çeşitlilik yelpazesine oturuyorlar. Oysa başkanlık sistemleri çok çeşitli olabiliyor ve birbirine hiç benzemeyen yönetimlere bile aynı isim verilebiliyor. Dolayısıyla karşımıza şöyle bir olgu çıkıyor: İyi başkanlık sistemleri iyi parlamenter sistemden daha demokratik… Ama kötü başkanlık sistemleri en kötü parlamenter sistemden bile daha antidemokratik.
Referanduma gidecek olan bizdeki tasarının sorunu da bu. Keyfiliği ve genelde antidemokratik bir yönelimi engelleme hedefi gütmeyen, suistimale karşı denetleyici tedbir almayan bir düzenleme. Nitekim tasarıyı savunmak isteyenler yeni düzenlemenin demokratik olduğunu söylemiyorlar. Antidemokratik yönleri olsa da, şu anki sistemin de zaten aynı derecede antidemokratik olduğunu öne sürüyorlar. Bu mantığa göre anayasa değişikliği sadece yürütme alanına ait bazı sorunları çözüyor. Sistemde var olan diğer sorunların ise aynen devam edeceği ve oradaki zaafı yeni sisteme yüklemenin adil olmadığı söyleniyor…
***
Oysa getirilen sistemin antidemokratik ‘yönlerinden’ bahsetmek biraz abes, çünkü zaten bütün olarak demokratik seviyeyi yükseltme amacıyla üretilmiş değil. Ayrıca yeni bir sisteme geçilirken daha demokratik bir düzen için çaba harcanmamasını ve eski antidemokratik yapının korunmasını savunmak da zor. Ama asıl mesele yazının giriş paragrafındaki tespitle alakalı… Kötü başkanlık sistemleri en kötü parlamenter sistemden bile daha antidemokratik, çünkü siyasi yapının keyfiliğe açık olan yönleri daha kolay suistimal edilebiliyor. Yani elinizde zaten antidemokratik bir sistem varsa, parlamenterden başkanlığa geçerek onu daha da olumsuz bir yapıya dönüştürebiliyorsunuz. Öyle ki sonuçta rejimin ilkesel zeminini zayıflatabiliyorsunuz.
Nitekim yeni sistemi savunanlar tartışmalarda şu sorularla karşılaşıyor: Cumhurbaşkanlığı sistemini düşünürken şu an var olan sistemin antidemokratik unsurlarını niçin değiştirmediniz? Bu antidemokratik zeminin keyfi bir yönetime yol açma ihtimaline karşı niçin tedbir almadınız? İtiraf etmek gerek ki bu soruların inandırıcı bir cevabını bulmak hiç kolay değil.
***
Bu nedenle medyada gözüken AK Partililer iki farklı yol deniyorlar. Biri uygun örnekler vererek Cumhurbaşkanlığı sisteminin o kadar da sakıncalı olmadığını göstermeye çalışmak. Ne var ki hem uygun olmayan örneklerin gerçekleşme ihtimali daha fazla, hem de yeni bir düzenleme yapıldığında ‘inşallah herkes doğru davranır’ varsayımına dayanmanın gerçekçi bir yanı yok. Aksine yapılacak değişimin kötüye kullanılma ihtimalini ortadan kaldıran bir düzenleme olarak ele alınması beklenir.
Diğer yol ise seçilecek kişinin suistimale yeltenmesi, örneğin art arda ‘yanlış’ kararname çıkarması durumunda kendisinin kaybedeceği varsayımı. Toplumun buna izin vermeyeceği söyleniyor… Oysa hiç de öyle olmayabildiğini, toplumun yapılanları sineye çekmek durumunda kaldığını tecrübemizle biliyoruz.
Velhasıl getirilmek istenen Cumhurbaşkanlığı sistemini demokratik bir yapı olarak savunmak da, onu ‘kabul edilebilir’ bir antidemokratik yönetim tarzı olarak sunmak da hiç kolay olmuyor. Nelerin nasıl yaşanabileceğini bir an için düşündüğümüzde, siyasi sistemin yeni ve muhtemelen olumlu sayılamayacak bir mecraya doğru yönlenebileceğini öngörebiliriz. O yüzden belki de en doğrusu ayrışmanın getirdiği hezeyana kendimizi kaptırmayıp sonucu beklemektir…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.10.2025
25.10.2025
15.03.2025
20.02.2025
15.10.2024
24.09.2024
19.09.2024
10.09.2024
2.09.2024
13.04.2024