Fehmi KORU
Seçimlerine şaibe düşürmeyen ülke bilinen Türkiye bir aydır itiraz tartışmalarıyla sarsılıyor. YSK’ya teklifim var…
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyeleri önlerine seçimi yenileme beklentisiyle getirilen itirazları görüşmeye değer buldukları için görüşüyorlardır; herhalde görüşmeye değer olmadığına inansalar gündemlerine bile almazlardı.
Üyelerin hemen hepsi son birkaç seçimde yine aynı görevdeydiler ve şimdi önlerine getirilen itirazların benzerlerini daha önce ‘görüşmeye değmez’ olarak değerlendirmişlerdi.
YSK kendi kurallarını kendisi koyabilen ve döneme göre gerektiğinde içtihat da değiştirebilen bir kurum.
Verdiği kararların herhangi bir temyiz mercii de yok. Kararları kesin.
Her seçimde çöp kutularında oy pusulaları bulunur, tutanaklarda oyların bir partiden diğerine oy kaydırıldığı türü itirazlar taraflarca yapılır ve hemen hiçbir itiraz İstanbul gibi bir ilin seçiminin yenilenmesi sonucunu getirmez.
İtirazlar ne kadar ciddi ve ele alınmayı hak ediyor olursa olsun…
İtirazlar gerçekten ciddi mi?
1950’lerden beri -çocukluk günlerimde bile- seçimlerle ilgilenmişimdir; şimdiye kadar itiraz edilmemiş tek bir seçim hatırlamıyorum. Aklımda geçmişte İstanbul’da seçimin yenilendiğine dair hiçbir izlenim yok.
Genellikle itirazı muhalefet partileri yapar, çoğu kez beşeri hatalarla ilgilidir itirazlar; küçük yerleşim birimlerinde birkaç oy farkla elde edilmiş kazanımların sayımda hata yapıldığı için bazen yer değiştirdiği olur, ama işte o kadar…
Bugüne kadar 1950 sonrasında seçimlerine kuşku ile yaklaşılmamış olmakla övünen bir ülkeydik. Bizde son 70 yılda seçimler üzerine şaibe gölgesi hiç düşmemiştir.
Şimdi ise, YSK, İstanbul seçiminin yenilenmesiyle sonuçlanabilecek itirazları ciddi cidi inceleme ihtiyacı duyuyor. İtirazı yapan iktidar partisi ve itirazın konuları seçim güvenliğiyle ilgili.
Yani, hükümetin yönetimindeki bürokrasiden kaynaklanan yanlışlıklar…
İlk verilere göre, seçimi kazanan, muhalefet partisinin adayı; itiraz edilen konular muhalefetin kotaracağı türden usulsüzlükler değil, buna karşılık sonunda seçimin yenilenmesi kararı alınacaksa, bundan zarar görecek olan muhalefet partisi ve adayı…
Sandık müşahitlerinin kamu kurumlarından insanların gözetimine verilmesini sağlamakla görevli olanlar bir hata yapmışlarsa, hadi diyelim böyle bir durum varsa, bu hatanın ceremesini muhalefete -ve tabii seçmene de- yüklemenin bir mantığı olabilir mi?
Tuhaf değil mi sizce?
Karara varmanın neredeyse bir ayı bulması da dikkate alınmalı.
İşlerini ciddiye alan ve önlerine getirilen itirazları titizlikle değerlendiren bir kurula sahip olduğumuz için herhalde sevinmeliyiz. Ancak bu sürecin bir aya uzanması günümüzün teknolojik şartlarında biraz garip kaçıyor.
Daha da önemlisi, her geçen gün, Türkiye’de seçimlerin sağlıklı yapıldığı ve hiçbir zaman güvenliğinin tartışılmadığı iftiharını boşa çıkartıyor.
YSK’nın baskı altında bulunduğu ve vereceği kararın baskı sonucu olacağı yolunda iddiaları seslendirenler bu arada çıkabiliyor. Ben daha ilk günden itibaren, içinde yer aldıkları yargı kurumlarının en güvenilir unsurları oldukları için özel olarak YSK’ya yönlendirilmiş kıdemli hukukçulara güvenilmesi gerektiği görüşünü ifade ettim.
O görüşüm aradan geçen bir aya yakın süre içerisinde değişmiş değil. Çıkacak sonucun kurul üyelerinin vicdani kanaatlerini yansıtacağını, hukuk dışına çıkılmayacağını düşünmeye devam ediyorum.
Ancak etraftan gelen eleştiriler de dikkate alınmalı.
Şeffaflık YSK’ya da yansımalı
Dönem ‘şeffaflık’ dönemi. Baksanıza, Ankara ve İstanbul’da göreve başlayan yeni seçilmiş belediye başkanları belediye meclisi çalışmalarını kamuoyuna açık hale getirdiler; canlı yayınlanıyor görüşmeler ve isteyen TV kanalları da çekim yapabiliyor.
Acaba YSK da döneme uysa ve konuları tartıştıkları oturumlarını canlı yayınla izletse güzel olmaz mı?
Kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerle herkese açık oturumlar arasındaki en önemli fark, ikincide her şeyin şeffaf hale gelmesidir. Özellikle sürecin uzaması böyle bir teklifin yapılmasını zorunlu hale getiriyor.
YSK itirazlarla ilgili oturumlarını şeffaflık uygulaması gereği halkın gözetimine pekala açabilir.
Sonuçta şeffaf bir biçimde yürüttükleri tartışmalar sonucunda verecekleri kararla, sağdan-soldan gelen eleştirilerin kirletmeye başladığı ortamın etkisi azalır, hatta ortadan kalkar.
Türkiye’nin şaibesiz seçim geçmişine böylece yeni ve çok güçlü bir kanıt daha eklenmiş olur.
İlk oturumlarında YSK üyeleri bu konuyu kendi aralarında görüşseler iyi olacak.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026