Fikret Bila
İktidar, devleti kafasına göre yönetiyor.
Kendisini anayasa, yasalar veya herhangi bir kuralla bağlı saymıyor.
Karar alırken anayasaya ve yasaları dikkate almıyor.
Bu durum, "Kim için, nasıl bir devlet var?" sorusunu haklı olarak gündeme taşıyor.
Eğer AK Partili bir bürokratsanız, sizin için babanızın çiftliği gibi kullanabileceğiniz çok iyi bir devlet var.
Öyle olmasa, bir üst düzey bürokrat tam 17 koltuğun sahibi olabilir mi? İktidar bunda bir sakınca görmüyor. Bulunmaz Hint kumaşı gibi bir bürokrat tam 17 makam sahibi oluyor. Asli işinden aldığı maaşın yanı sıra 4-5 koltuktan daha maaş alabiliyor.
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz'ın belgeleriyle ortaya koyduğu gibi asli işinden aldığı maaş 16 bin lira civarında olan bir bürokrat birkaç kamu kurumundaki yönetim kurulu üyeliğinden aldığı huzur hakkı, ikramiye gibi ödemelerle ayda 200 bin liralık gelire ulaşabiliyor.
İktidar bundan rahatsız olmadığı gibi eski milletvekillerini ve eski belediye başkanlarını kamu bankalarının yönetim kurullarına yerleştirmekte de bir sakınca görmüyor. Bankacılık konusunda bilgisi, uzmanlığı olmayan eski siyasiler, milli güreşçiler, dudak uçuklatan maaşlarla devletten geçiniyorlar. Devlet onlar için var.
Başka kimler için var?
Örneğin iktidarın seçtiği ve devlete iş yapan müteahhitler için var. Dünya yansa onlara bir şey olmuyor. Hazineden geçinmeleri garanti. Hem de dolar üzerinden. Yaptıkları köprülerden, yollardan tek bir araç geçmese, yaptıkları havaalanına tek bir yolcu uğramasa bile milyarlarca lirayı, hazine kendilerine aksatmadan ödüyor.
Başka?
Hem bakan olup hem iş insanı olanlar için devlet var. Aile şirketinizle başında bulunduğunuz bakanlık arasında ticari ilişki kurabiliyorsunuz. Şirketinizden bakanlığınıza milyonlarca liralık mal satabiliyorsunuz. Ticaret erbabı olarak kâr ediyorsunuz. Devletin kaynağını şirketinize aktarıyorsunuz. Kendi ticaretinizi artırıyorsunuz ama devletin ticaretini artıramıyorsunuz. Ne gam! Devletin diğer yöneticileri de sizi ayıplamıyor. Hatta sizi eleştirenleri, "yaptığınız yasalara aykırıdır," diyenleri ayıplıyor. "Biz muhalefetin dediğine göre iş yapmıyoruz" diyerek, hakkınızda soruşturma bile açmıyorlar. Bakanken devletten elde ettiğiniz milyonlar yanınıza kâr kalıyor. Bu gibi kişiler için devlet, veli nimet olarak varlığını sürdürüyor.
AK Partili belediye başkanıysanız insan kaçakçılıyla iş yapabiliyorsunuz. Onların verdiği isimlere gri pasaport çıkarıyorsunuz. Onlar belediyenize hediye alıyorlar. Vatandaşlardan aldıkları binlerce euro ile sırra kadem basıyorlar. "Fena mı oldu, burada işsizlerdi, devlete yüktüler, gidip orada iş buldular" diye işin içinden sıyrılıyorsunuz. Devlet de arkanızda duruyor.

Desen: Selçuk Demirel
Peki işçi, esnaf, emekli için böyle bir devlet var mı?
Yok. Onlara başka türlü bir devlet var. Öyle anaç, babacan bir devlet yok, eli sopalı bir devlet var.
Ne diyor işsize, iş arayana? Kalifikasyon sahibi olana iş var. Yani işsiz kaldıysan, iş bulamıyorsan kabahat sende. Ne halin varsa gör!
Esnafa ne diyor? Dükkanı kapat eve git. Kirayı nasıl ödeyeceğim, stopajı nasıl verecegim, evi nasıl geçindireceğim? Devlet o konularla ilgilenmiyor. Nasıl yaparsan yap? TEKEL bayiine veya içki satan bakkala, markete ne diyor? İçki satışı yasaklanmıştır, içki satamazsın. İçki satışını yasaklayan bir kanun var mı? Yok. Anayasada bir hüküm var mı? Yok. Tüzük var mı? Yok. Yönetmelik var mı? Yok. Genelge mi var? Hayır, o da yok. Salgınla bir ilgisi var mı? Yok. Peki nerede yazıyor bu yasak? Hiçbir yerde yazmıyor. Peki neden yasak? Cumhurbaşkanı'nın basın toplantısından sonra talimat geldi. Bakan emir verdi. İmzala bakalım tutanağı! Ne yazıyor tutanakta?
"Bu kapsamda Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu basın açıklaması sonrasında sokağa çıkma yasağı olan günlerde uygulanan "Alkol Satışı Yasağı, Tam Kapanma Sürecince Alkollü İçki Satışı" yapılmayacağı bildirilmiştir. Tebliğ Eden, Hazurun, Tebellüğ Eden'in imzaları."
Anayasa aykırı, yasal dayanağı olmayan bir sözlü talimatla içki satışı yasaklanıyor ve "esnafın haberi ve rızası var" demek için zorla bir tutanak imzalattırıyor. Hukuk tarihinde örneği olmayan bir hukuksuzlukla hem esnafın ticaret özgürlüğüne hem de tüketicinin yaşam tarzına müdahale ediliyor. Bunu da anayasasında "hukuk devleti" yazan bir devlet yapıyor.
Hafta sonları getirilen, yasal dayanaktan yoksun içki yasağını, "şimdi içkiyi savunuyor duruma düşüp de iktidara malzeme vermeyelim" diye geçiştiren muhalefet, aynı yasak Ramazan ayında getirilince, üst düzey tepki vermekten iyice çekiniyor.
Hal böyle olunca bir adım atan iktidar daha büyük bir adım daha atıyor.
İş yine "ben yaptım oldu"ya geliyor.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.10.2025
8.10.2025
24.09.2025
23.05.2022
19.07.2021
14.07.2021
5.07.2021
21.06.2021
9.06.2021
24.05.2021