Hasan CEMAL
Gezi Parkı eylemcilerine teşekkür
Türkiye artık tüm farklılıklarıyla ve ‘hayat tarzları’yla birlikte barış içinde ancak demokrasi çatısı altında yaşayabilir. Gezi Parkı direnişçileri bize bu gerçeği gösterdi. Bu yüzden bu genç insanlara teşekkürü borç biliyorum.
Yeni bir eşik ve Erdoğan
Evet, demokraside yeni bir eşik! Gezi Parkı direnişçileri ya da çapulcu kardeşlerimiz bize bu yeni eşiği gösteriyorlar ama… Erdoğan’ın bu yola girmeye niyeti yok galiba…
Direnişin derinliği
Anlaşılan, Erdoğan, ‘Gezi Parkı direnişi’nin sadece Gezi Parkı direnişi olmadığını göremiyor. Direnişin demokrasi ve özgürlüklerle ilgili boyutları olduğunu gözden kaçırmaya devam ediyor. Yazık!

Gezi Parkı direnişçileri...
İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in ya da Türkiye’nin birçok şehrinin meydanlarında on gün boyunca protesto bayrağını kaldıranlar...
Ya da ‘itirazları’nı bayraklaştıranlar...
Bir başka deyişle:
Tüm çapulcu kardeşlerim...
Kim olursanız olun...
Hangi görüşü, hangi inancı taşırsanız taşıyın...
Türkiye’nin ve dünyanın hallerine hangi pencerelerden bakarsanız bakın...
Hepinizi yürekten selamlıyorum.
Hepinize teşekkür ediyorum.
Çünkü geçen on gün boyunca bana bir şeyi çok açık gösterdiniz:
Türkiye’nin demokrasi yolculuğu devam edecek!
Türkiye çok farklılaşmış bir ülke. Toplumsal, kültürel, siyasal ve ekonomik açılardan bu kadar farklılaşmış bir ülkeyi, bu saatten sonra otoriter bir cendereye sokmak mümkün değildir.
Bu ülke artık tüm farklılıklarıyla, tüm renkleriyle, tüm ‘hayat tarzları’yla birlikte barış içinde ancak demokrasi çatısı altında yaşayabilir.
Türkiye gibi böylesine farklılaşmış bir ülkeyi tek bir ‘hayat tarzı’na, tek bir ‘ideoloji’ye ya da toplumu bir kışla gibi gören tekçi rejimlere mahkûm kılmak mümkün değildir.
Türkiye’nin her tarafındaki Gezi Parkı direnişçileri ya da 90’lar kuşağı bize bu gerçeği gösterdiler. Ve bu açıdan, yani demokrasinin ete kemiğe bürünebilmesi için gerçek bir ‘sivil direniş’in ne kadar önemli olduğunu hepimize anlattılar.
Bu yüzden on gündür sahnede olan bu genç insanlara teşekkürü borç biliyorum.
AK Parti yanlış teşhis koyarsa…
90’lar kuşağının bu on günlük ‘sivil direnişi’ni Türkiye’de tüm siyasetçilerin, başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Partili iktidar sahiplerinin çok iyi okumaları ve yanlış teşhislerden özenle kaçınmaları gerekir.
Eğer yanlış teşhis koyarlar ve “Erdoğan’ı yedirtmeyiz!” zihniyetinin kolaycı, kavgacı veotoriter yoluna saparlarsa yazık olur.
Bu yanlışa Türkiye özellikle 1960’larda düşmüştü. Avrupa’dan gelen 68 dalgası bizim ülkemizde de genç insanları, üniversite gençlerini heyecanlandırmış, ‘kurulu düzen’in haksızlıklarına karşı ayaklandırmıştı.
Ama gel gör ki, zamanın muhafazakâr iktidarı, demokrasi ve özgürlük yollarını genişletmek yerine, Avrupa demokrasilerinin tam tersini yaparak, 68 kuşağının üzerine büyük hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlükle yürümüştü.
Olan sonunda yine demokrasiye olmuş, Türkiye’de siyaset fena halde uçlara ayrışırken, uzun yılların siyasal ve ekonomik istikrarsızlığı ülke siyasetine damgasını vurmuştu.
Bugün de böyle bir eşikte Türkiye.
Klasik deyişle soruyorum:
Türkiye’yi bekleyen bu tehlikenin farkında mısınız?
Tehlike düğümü ve Erdoğan
Bu satırları yazarken, Başbakan Erdoğan’ın Tunus’ta yaptığı açıklamalar geldi.
Dikkatle okudum. Ne yazık ki yeni bir şey yok. Erdoğan’ın dili, söylemi özünde yine aynı.
“Topçu Kışlası’nı yapacağız!” zihniyetinden herhangi bir sapma yok. ‘Dış mihraklar’ ya da ‘dış parmak’lar teması devam ediyor. ‘Vatandaş’la protestocuları karşı karşıya getirmek isteyen o malum, muhafazakâr iktidarların hiç değişmeyen söylemi de yerli yerinde.
Kısacası, gene fazla bir anlayış gözükmüyor Erdoğan’ın tutumunda...
On gündür yaşanmakta olan ve tamamen kendi tavrından kaynaklanan büyük protesto dalgası karşısında, biraz olsun nedenlere ineceğine, eğileceğine, biraz olsun anlayış göstereceğine, inadım inat tavrından sapmıyor.
Erdoğan, anlaşılan o ki, ‘Gezi Parkı direnişi’nin sadece Gezi Parkı direnişi olmadığını, sadece çevre duyarlığı ve ‘ağaç’la ilgili olmadığını göremiyor ya da görmek istemiyor. Direnişin bunu fazlasıyla aşan demokrasi ve özgürlüklerle ilgili boyutları olduğunu gözden kaçırmaya devam ediyor.
Tehlike de burada düğümleniyor.
Bu gibi direniş ve protesto gösterilerinin olduğu her yerde provokatörler de devrede olur, etrafı yakıp yıkmak isteyenler de... Bu sefer de olmuştur. Onları yakalayıp yargı önüne koymak güvenlik güçlerinin görevidir.
Ama bunlar var diye, on gündür kabarmış direniş dalgasının - ki bu dalga sizin eserinizdir Sayın Başbakan - özünde yatan demokrasi ve özgürlük taleplerini gözden kaçırırsanız, işte o zaman büyük yanlışa düşersiniz. İşte asıl o zaman, Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak isteyen o ‘dış mihraklar’ın tuzağına çekilmiş olursunuz.
Çünkü demokrasi, hukuk ve özgürlük sularından kaçan bir Türkiye çok daha kolay istikrarsızlaştırılır.
Türkiye bu acıyı geçmişte çok yaşadı. Bu kez neden ders çıkaramayalım ki?..
‘Yeni bir vatandaşlığın provası’
90’lar kuşağına anlayışla yaklaşmak, bu topraklarda birinci sınıf demokrasi ve hukuk devletine açılan yollarda bir önkoşuldur.
Nilüfer Göle’nin T24’teki yazısında dediği gibi, “Yeni bir vatandaşlığın provası yapılıyor.”
Nilüfer Göle’nin şu satırlarını düşünmekte yarar var:
“Gezi hareketi iktidarın kutuplaştıran siyasetine ve söylemine karşı insanları meydanda, bir ağaç etrafında birleştirdi. Genç yaşlı, öğrenci bürokrat, feminist ev kadını, Müslüman solcu, Kürt Alevi, Kemalist komünist, Fenerli Beşiktaşlı, bir araya gelmesi düşünülemeyecek kişileri, fikirleri, yaşam biçimlerini, kulüpleri bir araya getirdi.
Demokrasi mücadeleleri farklı zaman dilimleri içinde yer alabiliyor. Ordunun siyasi alandan çekilmesi, Kürt hareketi ile barış sürecine girilmesi, Ermeni soykırımı tabusunun tartışılması, her biri kendi başına Türkiye’nin demokratikleşmesine işaret ediyor.
Sivil direniş hareketi demokrasinin sınırlarını daraltan değil, genişleten bir hareket oldu. Gezi meydan hareketi demokraside yeni bir eşiğe geldiğimizi gösteriyor.
Kemalist İslamcı, ulusalcı bölücü, reformcu darbeci, yenilikçi muhafazakâr gibi siyasal ve düşünsel hayatımıza damgasını vurmuş karşıt ikiliklerin artık sandığımız kadar işlevsel olmadığını bize bir kere daha ispatladı.”
Evet, demokraside yeni bir eşik!
Gezi Parkı direnişçileri ya da çapulcu kardeşlerimiz bize bu yolu, ‘demokrasinin yeni eşiği’ni gösteriyorlar ama…
‘Ama’sı var.
Erdoğan’ın bu yola girmeye niyeti yok galiba…
Yazık!
Yazımı Sezen Aksu'nun dün yaptığı güzel açıklamayla noktalamak istiyorum:
"Muazzam bir olay yapıldı. Adına da 'özgürlükçü' dediler. ‘Biz hiç gruba, partiye yakın değiliz. Demokrasi istiyoruz, baskı istemiyoruz, özgürlük istiyoruz, darbe istemiyoruz’ dediler. Dünyanın da en güzel adını koydular.
Sen o taraftansın, sen bu taraftansın gibi keskin fikirlerimizi hepimiz gözden geçirmeliyiz diye düşünüyorum. Dolayısıyla burada bir onur kırıklığı, gönül kırıklığı nedeniyle incinmiş insanlar var. Özür dilemek gerçekten erdemdir. Sayın Başbakan’ın sinirlerinin bozuk olduğu, yorgun olduğu ya da kendi inançları doğrultusunda tavırları olabilir elbet. Ama burada şahsi tavırlar önemli değil.
Zıtlaşarak olmaz. Dilerim ki çok yumuşak bir üslupla karşı karşıya kalırız. Bütün kalbimle dua ediyorum."
Keşke sevgili Sezen Aksu'nun duaları kabul olsa...
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024