Hasan CEMAL
Paros adasına doğru demir aldık. Önümde uzayıp giden mavilik içimi ısıtıyor. O şiir takılıyor aklıma: “Ömür dediğin üç gündür / Dün geldi geçti yarın meçhuldür / O halde ömür dediğin bir gündür / O da bugündür...”
Yakaladığımız anların keyfini keşke hayat boyu çıkarabilsek... Ama genellikle erteleme eğilimi ağır basıyor yaşantılarımızda. Çarşamba akşamı ay ışığı altında o anlardan birini yakaladık ve ertelemedik, keyfini çıkardık.
Bir süre sonra tabletten Mısır’daki insanlık suçunu okuyorum. Cezayir benzeri bir iç savaşa kapı açıyor. Bu gidişle bütün İslam âlemi kendini bir cehennem çukurunda bulabilir. Evet, nereye gitsen, dünya da seninle birlikte artık.
PAROS, Naousa limanı
Amorgos adasınınKatapola limanından dün sabah günün ilk ışıklarıyla demir aldık.
Vira bismillah!
Önümde uzayıp giden mavilik içimi ısıtıyor, tuhaf bir iyimserlik uyandırıyor.
Fena değil.
Geçenlerde Göcek’inYavaşsu Koyu’nda tesadüfen elime geçen bir denizcilik dergisinde okuduğum o şiir aklıma takılıyor:
Ömür dediğin üç gündür
Dün geldi geçti yarın meçhuldür
O halde ömür dediğin bir gündür
O da bugündür (*).
Yakaladığımız o anın, o günün keyfini keşke hayat boyu çıkarabilsek... Ama pek olamıyor, kolay öğrenemiyoruz yaşamın bu püf noktasını. Genellikle erteleme eğilimi ağır basıyor yaşantılarımızda...
Çarşamba akşamı ay ışığında galiba o anlardan birini yakaladık ve ertelemedik. Keyfini çıkardık, Katapola’nın deniz kıyısındaki salaş bir lokantada ahtapot ızgara ve bir kadeh buzlu uzoyla...
'Yine yazını mı düşünüyorsun' fırçası!
Paros’a kadar altı yedi saatlik bir yolumuz var.Gündoğusundan(Doğu’dan) esiyor, 21 knot.
“Normalde karayel(kuzey, kuzeybatı) eser burada. Geçen sabah vakti Amorgos’a gelirken karayel esiyordu. Güneş yükseldikçe karayele dönebilir” diyor Gökhan Kaptan...
Cenova’yı önce yarım, sonra tam açtık. Bu iş genellikle bana düşüyor. Fazla karmaşık olmadığı için belki de...
Çeyrek motorla 6.5 mil yol yapıyor Peace, fena değil. Fışır fışır kayıyoruz denizin üstünde... Rüzgâr 15 knot’a düşünce, Kaptan’ın talimatıyla ana yelkeni de açtım.
Miçoluk görevlerimin arasında demir alıp demir atmak da var. Küçümsemeyin, incelikleri olan bir iştir.
Bu incelikleri geçen yıldan beri bir öğrenip bir unutuyorum. Bu yüzden ufak tefek komplikasyonlara yol açtığım söylenebilir.
Bir seferinde demir alırken etrafı seyretmeye dalınca, domuz tırnağı zincir sardı, az daha kırılıyordu. Bir başka sefer de, aynı tırnağın cıvatası yine benim dikkatsizliğimden kırılmıştı.
Daha kötüsü, demiri atan-çeken elektrikli ırgat kumandasının kordonunun, domuz tırnağının içinde yine bir anlık dalgınlıkla zincire kaptırarak kopmasına neden oldum. Ayşe’nin fırçası da hazırdır bu gibi durumlarda:
“Yine yazını mı düşünüyorsun?..”
Ayrıca, demiri çekerken hızlı çekeceksin. Tam ‘makara’ya gelince, düğmeye bir basıp bir bırakarak yavaşlatıp demirin yuvasına tam oturmasını sağlayacaksın. Yoksa, demir ters gelir, Kaptan’a ekstra iş çıkar. Ayrıca ‘bodoslama’ya, Peace’in burnuna çarpıp ufak parçalar koparabilir.
Anlaşılan, düşe kalka da olsa sonunda en azından gemici olabileceğim. Tabii miço olarak kalmak da var. Bu arada çıtlatayım. Ayşe çoktan amatör denizci ehliyetini almış durumda...
Minik kuşla gelen sevinç
Saat sekiz gibi Cenova’yı kapattık. Rüzgâr kafaya döndü, yani önden alıyoruz. Kuzey’den gelen akıntı hızımızı kesiyor. Ana yelkeni de kapatıyoruz.
Bizi her zaman arkamızdan takip eden ufak botun çıkardığı nazlı şıpırtılar ve otopilot’un inlemeleri belli belirsiz motor sesine karışıyor. Güneşin denizle cilveleştiği gümüşî oyunlar gözümü alıyor.
İskelemizde, Keros-Nisida adası...
Sarı, gri tüylü minik bir kuş gelip konuyor, Peace’in konuğu oluyor kısa süreliğine. Denizin ortasında müthiş bir sevinç kaynağı bizler için...
Nereye gitsen dünya da seninle artık
Tabletten Mısır’daki darbe yönetiminin yaptığı yeni katliamın haber ve yorumlarını okuyorum. Yine insanlığa karşı suçişliyor darbeciler. Bu kaçıncısı?..
General Sisi’nin yolu, ülkede kan gölünü büyütüyor, Cezayirbenzeri bir iç savaşa kapı açıyor. Bu öylesine bir kapı ki, yalnız Mısır değil, yalnız Arap dünyası değil, bu kanlı gidişle bütün İslam âlemi kendini bir cehennem çukurunda bulabilir.
Ayrıca bu cehennem çukuru, sadece Mısır’da değil, tüm İslam âleminde ‘İslamcı radikaller’in ya da ‘İslamcı fanatikler’in elini güçlendirirken, aynı zamanda geniş kitlelerin demokrasiye, seçim sandığına inancını zayıtlatır. Zayıflatmaya başladı bile...
Bu mu isteniyor?.. Çok tehlikeli bir oyun bu.
Bölgede ve dünyada, elbette Mısır’da demokrasiye içtenlikle inanan güçlerin, bir an önce, Mısır’da ‘darbeci dikta’yı iktidardan uzaklaştırıp siyasete tam katılımı sağlayacak demokratik bir süreci başlatmaları şart.
Bu bakımdan özellikle Amerika’nın, Avrupa’nın, Suudi Arabistan ve Katar gibi Körfez ülkelerinin, hiç kuşkusuz İsrail’in de çifte standart oyunlarını hızla bir yana bırakıp Mısır’ı iç savaş yolundan kurtarmaları gerekiyor. Yoksa Mısır’daki büyük yangının alevleri hepsini şöyle ya da böyle etkileyecek...
Evet, nereye gitsen, dünya da seninle birlikte artık....
Paros'a doğru yelkenler fora!
Peace’in iskelesinde Naxos adası uzadıkça uzuyor, bitmek bilmiyor. 25-26 knot esiyor... Dalgalar küçüldü ama... Çevredeki adaların etkisi anlaşılan...
Bir on onbeş dakika sonra adanın burnundan Batı’ya sapacağız, Paros’a doğru. Saat 11.30, daha iki saat yolumuz var.
Yelkenler fora!
Hem cenovayı, hem ana yelkeni açtık. Tam kuzeyden esiyor. Sancak (sağ taraf) bordadan alıyoruz rüzgârı.
Hızlandık, 6.5 mille başladık derken birden bire 2 mile düştük.
Fırışka!
Hava oynaşıyor Peace’le. Yelken yapmamızı istemiyor galiba...
Bordadan alıyoruz ölü dalgaları. Beşik gibi sallanıyoruz. Tam içim geçerken, büyücek bir ölü dalga, hoop güümm... Havuzlukta az daha yere yuvarlanıyordum.
Paros’un önce silueti, sonra kendisi belirginleşiyor. Albatros kuşları öğle yemeği için denize sürekli dalış yapıyorlar, küçük balıkların peşindeler.
Martılar da denizin üstünde. Bu iyiye işaret. Tersi de kötüye işaret sayılırmış. Denizciler öyle diyor. Martılar karada konuşlanırsa, fırtınanın eli kulağında olurmuş...
Paros’un Naousa limanından, Peace’i geçen yıl mayıs ayında Marsilya’dan Marmaris’e getirirken geçmiştik, Kaptan Gökhan ve Cüneyt Solakoğlu’yla birlikte
Gece yarısı tek açık yer orasıydı. 26 saatlik zahmetli bir yolculuktan sonra yorgun argın bulduğumuz bu yerde Yunanlı balıkçılar Cüneyt’le bana, bugüne kadar yediğimiz en iyi ahtapot ızgarayı servis etmişlerdi, birer kadeh buzlu uzoyla...
Bakalım mavi masalı, hasır sandalyeli, denizin dibindeki o şirin balıkçı lokantasını ve o leziz yağda kalamarı bulabilecek miyim yine?..
Hasan Kaptan’ın seyir defterinde üçüncü yazı inşallah pazar günü yine bu köşede...
_________________________________________________________________________
Emre Güler, Powerboats and Yachts, Yazı İşleri Müdürü.
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024