Hasan CEMAL
Gazetecilikte uzun yıllarım asker sorunu ile içiçe geçti.
Ayrıca, bu İttihatçı ruh sadece ‘asker’lerin değil ‘sivil’lerin de içine işlemiş durumda.
Dün de öyleydi, bugün de öyle.
Bir başka deyişle:
Türkiye’de birinci sınıf demokrasinin önünü yalnız asker değil, sivil sorunu da tıkamaya devam ediyor.
Bu memlekette yıllar yılı asker sivile değil, sivil askere tabi oldu.
Bu düzenin adı ‘askeri vesayet’ti.
Asker, yaptığı darbelerle ‘kırmızı çizgileri’ni çekti, kurumsal yapıyı kurdu, siviller de askerin dikte ettiği bu çerçeve içinde siyaset yaptılar, bunu da demokrasi sandılar.
Bu arada, sivil siyasetçiler kapalı kapılar arkasında ‘askeri vesayet’ten hep şikayetçi oldular.
Ama bu yapıyı değiştirecek ve askeri seçilmiş sivil otoriteye tabi kılacak siyasal cesaret ve kararlılığı gösteremediler.
AKP’nin 2002 yılı sonunda iktidara gelmesiyle birlikte asker-sivil ilişkilerinde ufak ufak bir değişim yaşanmaya başladı.
Özellikle Kıbrıs, Avrupa Birliği, Kürt sorunu ve 2007’deki Cumhurbaşkanı seçimi ile ilgili olarak Erdoğan-Gül ikilisi, askeri geriletmeye başladı.
Kurumsal yapı tam anlamıyla değişmese de, askeri vesayet orasından burasından çözülmeye başladı.
Demokrasiye dönük asker freni ağır ağır çekiliyordu, bu da demokrasi adına olumlu bir gelişmeydi.
Ben bu süreci desteklerken şu uyarıyı da yaptım:
Demokrasiye köstek olan asker freni çekilirken, bunun yerini sivil freni almasın!
Ama aldı, bu uyarım gerçek oldu.
Tayyip Erdoğan, ‘asker freni’ni çekerken ‘sivil freni’ni, kendi frenini koymaya başladı demokrasiye...
Bir başka deyişle:
‘Askeri vesayet’in çözülüyor olması, özellikle 2011 seçimleri sonrasında kapıyı birinci sınıf demokrasiye değil, Erdoğan’ın kendi ‘sivil vesayeti’ne araladı.
Peki, şimdi durum nedir?
15 Temmuz’da yenilgiye uğratılan darbe teşebbüsü sonrasında, Türkiye’nin asker sorunu artık nihai olarak çözülmüş oldu mu?
Eskiden derdik ki, asker şu veya bu şekilde ‘büyük bir yenilgi’ye uğramadan asker sorunu çözülemez, yani asker sivile tabi olamaz.
Bu yenilgi de ya savaş alanında olabilir, ya da bir darbe girişiminin bastırılmasıyla yaşanabilir; askerin kolu ancak böyle bükülür.
Şimdi soru:
15 Temmuz böyle bir yenilgi mi, böyle bir kırılma noktası mı asker-sivil ilişkilerinde?
Evet.
Asker hem saygınlığına, hem gücüne ölümcül bir darbe yedi.
Dün öğle vakti Yüksek Askeri Şura toplantısının televizyona yansıyan görüntülerini izliyordum.
Sivil ağırlıklı yeni yapıyla ilk toplantı yapılıyordu.
Siviller çoğalmış, askerler azalmıştı.
Oturma düzeni de siviller lehine değişmişti.
Genelkurmay Başkanı, Başbakan’ın sağ yanında oturuyor, sonra bakanlar, en sonra ise komutanlar...
Şura’daki asker ağırlıklı düzen sona ermişti.
Dikkat ettim, kameraman sürekli yüzleri zumluyordu.
İlginçti.
Sivil yüzlerden mutlu çizgiler ekrana yansırken, komutanların yüz ifadeleri hiç de öyle değildi, hatta günlük deyişle kapkara oldukları bile söylenebilirdi.
Bunda şaşılacak birşey yok.
15 Temmuz’da komutanlar çok büyük bir yenilgiye uğradılar.
Kendi altlarının tam anlamıyla oyulduğunu fark edemediler.
Türkiye’yi iç savaş felaketine sürükleyebilecek bir darbenin kendi saflarından, çok yakınlarından geldiğini göremediler.
Hala cevaplayamadıkları birçok soru var karanlıkta kalan...
Şimdi tekrar soruyorum:
Yaşadıkları büyük yenilgi, büyük travma sonrasında asker artık sivil karşısında havlu attı mı?
Artık patron sensin dedi mi?
Dedi galiba...
Öyle gözüküyor.
Askeri seçilmiş sivil otoriteye tabi kılan düzenlemeler herhangi bir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açık.
Askeri disiplin, askeri gelenek gibi bazı konularda fazla aşırıya gidilmiş olsa da, asker konusunda artık asıl patron sivil otorite...
Gözüken o.
Türkiye’de ‘asker sorunu’nun sonlandırılması açısından önemli bir adım...
İyi güzel.

Ama daha sorular var.
Asker sorunu bitiyor ama ya sivil sorunu?..
Asker sorunu bitiyor ama ya demokrasi sorunu?..
Veyahut:
Asker sorununun gündemden düşüyor olması, kendiliğinden ‘birinci sınıf demokrasi’ye mi kapıyı açıyor?..
Öyle sanıyorum ki, Türkiye’nin gerçek sorunu bu sorularda düğümlenmekte!
Lütfen yazın bir kenara:
İktidar dizginleri her geçen gün Saray’a bağlanırken, bu ülkede asker sorunu bitebilir ama bu kez sivil sorunu derinleşir.
Asker sorunu bitebilir ama demokrasi kapıyı çalmaz.
Asker sorunu bitebilir ama darbe yolu kapanmaz.
Asker ve sivil sorunlarını tarihin çöp tenekesine gerçekten atmak istiyorsak, darbe tehlikelerinden ebediyen kurtulmak istiyorsak, o zaman demokrasiyi tüm kural ve kurumlarıyla bir hayat tarzı olarak benimsemekten, ‘demokrasi kültürü’nü beyinlerimize işleyecek sorgulayıcı bir eğitim sistemini kurmaktan, beyinlerimizi ‘dogma’ların emrine teslim etmeyecek bir yetiştirme tarzını gerçekleştirmekten başka çaremiz yok.
Aksi halde İttihatçı ruh bizi bırakmaz.
Ya da demokrasi düşmanları altımızı oyar, ruhumuz bile duymaz.
Türkiye’yi askeri ya da sivil darbeler ülkesi olmaktan kurtarmak istiyorsak, hep birlikte demokrasi ve hukukun üstünlüğü bayrağına sarılmalıyız.
Bu da ancak gazla değil akılla olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024