Hasan CEMAL
Başlıklar çok can sıkıcı.
NY Times'ın haberi:
Türkiye'deki Korona ölümlerinde
gerçek sayı gizleniyor.
Doğru olabilir mi?
Dünya Sağlık Örgütü'nün Başkanı'ndan bir açıklama:
Daha kötüyü bekleyin!
İçim kararıyor.
Korona sonrasını düşünüyorum.
Nasıl bir dünya, nasıl bir Türkiye kapımızı çalacak?
Brezilya'dan bir haber:
Ülkenin bazı yerlerinde yapılan
protesto gösterilerinde Kongre'yle
Yüksek Mahkeme'nin kapatılması ve
yeniden askeri yönetime dönülmesi
istendi. (NY Times, 20 Nisan 2020)
Fransa Cumhurbaşkanı Macron'dan tedirgin edici açıklamalar:
Krizin başında mıyız, ortasında mıyız,
bilemiyorum. Çok fazla belirsizlik var.
Uluslararası işbirliği ve dayanışma yerine ülkeler kendi içlerine kapanabilir,
sınırlar kapatılabilir ve büyük bir
ekonomik çöküntüyle karşı karşıya kalabiliriz.
Bu da demokrasiye olan güveni yok
edebilir dünyada...
Macaristan'dan Brezilya'ya kadar
Korona krizinden yararlanarak
kendi otoriter ve popülist yönetimlerini
güçlendirmeye bakanlara da gün doğmuş olur.
Desen: Selçuk Demirel
Macron, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ve Berlin Duvarı'nın yıkılmasıyla
yaşanmış olan demokrasi ve özgürlük günlerini anıyor,
bugünlerde ise her şeyin tersine döndüğünü söylüyor.
Krizle mücadele uğruna özgürlüklerden vazgeçmeye kalkmanın
Batı demokrasilerine dönük ne büyük bir tehdit olduğuna işaret ediyor.
Bu açıdan, Macaristan'da Victor Orban'ın
ülkeyi kararnamelerle tek adam olarak yönetme
hevesinin demokrasi konusunda büyük bir tehlike olduğunu vurguluyor.
Ve elini sürekli masaya vurarak şöyle diyor:
Bunu kabul edemeyiz. Bu Avrupa
Birliği'ne dönük bir tehdittir.
Ama bir de şu var:
Almanya ve Hollanda gibi zengin Kuzey ülkelerinin,
Güney Avrupa'nın krizden çok daha
fazla etkilenmiş ülkelerine
yardım elini uzatmaktan kaçınmaları da kabul edilemez.
Emmanuel Macron
Ülkelerin kendi içlerine çekilerek, küresel dayanışma ve işbirliği yerine
bencilliği seçerek kendi başlarına krizi aşmaya çalışmalarının
dünyayı daha büyük tehlikelere sürükleyeceğini belirten aklı başında
insanların sayısı az değil.
Bunlardan biri de, Sapiens kitabıyla büyük kitlelere ulaşan
İsrailli tarihçi Yuval Noah Harari:
İnsanlığın bir seçim yapması gerekmektedir.
Bölünmüşlük yoluna mı gireceğiz,
yoksa küresel birlik yoluna mı sapacağız?
Bölünmüşlük seçildiği takdirde sadece krizin uzamasına neden olmakla
kalmayacağız, aynı zamanda daha kötü felaketlerin kapısını açacağız.
(Financial Times, 23 Mart 2020)
İngiliz The Economist dergisi son başyazılarından birinde (26 Mart),
Korona felaketinin özgürlüklere dönük
çok büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyordu.
Bir milimetrenin on binde biri büyüklüğünde bir virüs, Batı
demokrasilerini dönüştürmeye başladı.
Artık devlet işyerlerinin kapısına kilit
vurabiliyor, insanları evlerine kapatabiliyor.
İkinci Dünya Savaşı'ndan beri devlet hiç bu kadar güç kazanmamıştı.
Daha tehlikeli olan ve özgürlüğü tehdit
eden, iktidar sahiplerinin bu devlet gücünü kendi tek adamlıkları
için kullanmalarıdır.
Macaristan'da olduğu gibi bazı siyasetçilerin,
bu devlet gücünden
yararlanarak ülkelerini sürekli
"olağanüstü hâl"le yönetmeye
kalkışmalarıdır.
İngiliz The Guardian gazetesi de 29 Mart 2020 tarihli başyazısında,
Korona krizinin özgürlük ve demokrasiye dönük tehditlerine değinirken,
Macaristan, Azerbaycan ve İsrail’den örnekler veriyor.
Macaristan'da muhalif gazetecilerin hapse atılmasını kolaylaştıran
bir yasal düzenlemenin gündemde
olduğuna dikkati çeken başyazıda şu satırlar var:
Macaristan'da yargı ve medyanın
bağımsızlığını kontrol altına alan ve
sivil toplum faaliyetlerini sınırlayan Victor Orban, Korona krizinden
yararlanıp daha diktatoryal yetkiler ele geçirmenin peşinde.
Yeni düzenleme, ülkeyi belirsiz bir süreyle
tek adam olarak -seçimler de olmaksızın-
kararnameyle yönetmeyi öngörüyor.
Azerbaycan'da Aliyev de muhalif
grupları bastırmak için krizi kullanıyor.
İsrail'de Netanyahu'ya gelince...
O da kriz fırsatçılığı yapıyor.
Krizle mücadele için çıkardığı bir
kararnameyi, hakkındaki rüşvet
iddialarıyla ilgili davayı ertelemek ve
parlamentoyu devre dışı bırakmak için
kullandı.
Victor Orban
Nobel iktisat ödüllü Paul Krugman'ın NY Times'daki
köşesinin başlığı ve girişi şöyle:
Amerikan demokrasisi ölüyor olabilir.
Otoriter bir yönetimin de eli kulağında
olabilir. Modern bir demokrasinin nasıl
ölebildiğini görmek için son on yıldır
Avrupa'da yaşananlara, özellikle
Macaristan'a bakın. (NY Times, 9 Nisan 2020)
Guardian'daki bir köşe yazısında (Patrick Wintour, 11 Nisan)
şu satırlar dikkatimi çekti:
Çin dünyaya kendi dijital polis devleti
modelini bir başarı modeli olarak
pazarlayabilir. Ve Batılılar bunun için
kendi özgürlüklerinden fedakârlık yapabilir.
Aynı yazıda, Avrupa Birliği'ndeki Almanya-Hollanda ile diğerleri
arasında kriz sonrası patlak veren Kuzey-Güney kavgasının
AB'nin sonunu getirmekte olduğuna da dikkat çekiliyor.
Korona krizi nasıl bir fırsat olabilir?
İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki gibi bir
Amerika-Avrupa ittifakıyla
yeniden bir barış, demokrasi ve refah dönemi açılabilir mi?
7 Nisan 2020 tarihli Amerikan
Foreign Affairs dergisinde
bu soruları tartışan Richard Haass pek öyle iyimser değil.
Özgürlüklerin budandığı, otoriter ve popülist rejimlerin varlıklarını devam ettirdikleri,
hatta güçlendikleri bir dünyayı daha muhtemel görüyor.
Harvard'dan Dani Rodrik 6 Nisan 2020 tarihli Project Syndicate'teki yazısında
satır başlarıyla şu noktaları vurguluyordu:
Neoliberalizm'in yavaş ölümü devam
edecek...
Popülist otokratlar daha beter
güçlenecek...
Sol, oyların çoğunluğunu kendine
çekmek için yeni bir program oluşturma yolundaki çabalarını sürdürecek...
Çin ve Amerika'nın çatışma rayındaki
yolculukları devam edecek...
Oligarklar, otoriter popülistler ve
liberal enternasyonalistlerin ulus-
devletler çerçevesindeki kavgaları
şiddetlenecek...
Patrick Gaspard, Project Syndicate'deki
13 Nisan 2020 tarihli yazısında şu notları düşmüş:
Bir noktaya dikkat edelim. Kovid-19
sadece kamu sağlığına değil, aynı
zamanda insan haklarına bir
tehdittir.
Tarih boyunca bu gibi krizler otoriter rejimlerin işine yaramıştır.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez Korona krizinin demokrasiyi,
Avrupa Birliği'ni bir uçurumun kenarına getirdiğini söylüyor:
Avrupa, çatışmanın ve yerle bir olmanın küllerinden doğdu.
Tarihten gerekli dersleri çıkardı
ve şu basit gerçeği öğrendi: Hep birlikte kazanamazsak,
sonunda hep birlikte kaybederiz.
Küçük düşünmeye devam edersek,
başarısızlığın çukura yuvarlanırız.
Avrupa Birliği için 27 üye ülkenin
dayanışma içinde hareket etme
zamanıdır. (Guardian, 20 Nisan 2020)
George Soros'un 20 Nisan 2020 tarihli Project Syndicate'deki çağrısından:
Avrupa Birliği, bir virüsün sadece
insan hayatlarını değil, kendi
varlığını da tehdit etmekte olan savaşla karşı karşıya...
Peki ya Türkiye'de durum nedir?
Korona krizi bizdeki tek adamlık yönetimini daha da güçlendirmek için,
otoriter çizgileri daha da belirgin kılmak için siyasal bir fırsat olabilir mi?
Yoksa Saray'ın bugün buna ihtiyacı yok mu?
Bu bir başka yazı konusu...
Ama bu yazımı da, Dokuz Eylül Üniversitesi felsefe bölümünden
Prof. Dr. Doğan Göçmen'den
dikkatimi çeken bir cümleyle (GazeteD, 11 Nisan 2020) noktalıyorum:
Gestapo askerlerinin kapınızı çalma tehlikesi
bugün her zamankinden daha fazla.
Bunu dünya ölçeğinde söylüyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024