Hayko BAĞDAT
Sene 1993. Galatasaray’ın Şampiyon Kulüpler Kupası’na katılmasına ramak kalmış. Rakip İngiliz şeytanları Manchester United. Old Trafford’daki ilk tur maçı 3-3 berabere bitmiş. Öyle bön bön okumayın. 3-3 berabere bitmiş diyorum. Orada, o takıma üç gol atmak ne demek haberiniz var mı sizin?
Galatasaray’ın kadrosu efsane: “Hayrettin Demirbaş, Bülent Korkmaz, Reinhard Stumpf, Kubilay Türkyılmaz, Yusuf Tepekule, Hamza Hamzaoğlu, Suat Kaya, Falko Gotz, Tugay Kerimoğlu, Arif Erdem, Hakan Şükür”
Manchester’in kadrosu dünyada efsane: “Peter Schmeichel, Steve Bruce, Lee Martin, Gary Pallister,Roy Keane, Paul Ince, Bryan Robson, Ryan Giggs, Lee Sharpe, Eric Cantona, Mark Hughes”
Mancehster United, 2. dakikada Robson ile öne geçti. 14. dakikada Hakan Şükür bu sefer, kendi kalesine gol atınca durum 2-0 oldu. Arif Erdem, 16. dakikada 35 metredeki şutuyla dünyanın en büyüğü Peter Schmeichel’ı mağlup etti. Kubilay Türkyılmaz 36. dakikada durumu 2-2 yaptı. 64. dakikada yine sahneye çıkan Kubilay durumu 2-3 yaptı. Eric Cantona, 82. dakikada attığı gol ile durumu 3-3’e getirdi.
Futbolla ilgisi olmayanlar bu detaylardan sıkılmış olabilir ama yazmasam olmazdı.
İkinci maç Ali Sami Yen’de oynanacak.
İşte o maç benim gittiğim ilk maçtı.
Bizim okul Harbiye’deydi. Hâlâ oradadır. Türkçe adı Özel Pangaltı Ermeni Lisesi. Orijinali Mıhitaryan Varjaran. Lise bitmek üzere ve okulun kıdemlilerinden bir grup genç maç için okulu kırmaya yeminliyiz. Kamer var, bizim Spak Kamer. Jilber var. Onlar hasta Galatasaraylı ve zaten her maça gidiyorlar. Ben iyi bir Fenerliyim ama statlara pek yolum düşmüyor. O zamanlarda yabancı takımla maç varsa bizim takımı tutmak daha iyi fikirdi. O maçların tamamı milli maç gibi algılanırdı. Şimdilerde bozuldu bu iş. Millet ecnebi rakibin formasıyla geziyor sokaklarda. Ne kadar ayıp…
Biletler çıkar çıkmaz Spak Kamer stadın önünde sıraya girmiş, zar zor üç bileti koymuş cebine. Maça daha bir hafta var ama biz ayaklı reklam panosu gibi selam verene maç biletini gösterip havamızı basıyoruz.
Siyaset, ekonomi, trafik falan unutulmuş. Memleketin her köşesinde maç konuşuluyor.
Bir gece öncesinde Beşiktaş’tan taksiye binip Kurtuluş’a, eve gelmeye çalışıyorum. Taksici orta yaşını biraz geçmiş dünya tatlısı bir amca.
“Ne tarafa gidelim oğlum” diye sordu şoför ben ön koltuğa yerleşir yerleşmez.
Durur muyum? Çıkarıp yapıştırdım bileti amcanın burnuna.
“Amca, biletim var vallahi. Maça gidiyorum yarın.”
Şoför amca ganimet bulmuş gibi aldı, inceledi, makul süreyi geçirmeden iade etti bileti bana.
“Aferin size be, takımın desteği ihtiyacı var. Keşke ben de gidebileydim.”
Kurtuluş’a doğru yavaş yavaş yol almaya başladık.
Amca Beşiktaş’ı tutuyormuş. Fakat sonradan oluşacak futbol kültürünü önceden sezmiş olmalı ki yol boyunca bu tip müsabakaların nasıl memleket meselesi olduğundan söz etti durdu.
O kadar haklıydı ki.
Ligde rakibimiz de olsa Galatasaray’ın tüm futbolcularını yakından tanıyorduk mesela. Yani Hakan Şükür yabancı kaleciyle karşı karşıya kaldığında gol olmasın diye dua edebilecek kadar gayrı milli olmanın açıklanabilir bir tarafı olabilir miydi?
Sonra skor tahminlerimizi beyan etmeye başladık. Amca beraberliğe razıydı. Bana yetmiyordu tabii. “İki farkla alırız” cümlesini kurmanın verdiği haz çok büyüktü.
Konuştuk, konuştuk, konuştuk…
Vardık Kurtuluş’a. Amca ben artık inmek üzereyken koluma yapışıp son nasihatini verdi usulca.
“Bak oğlum, pırlanta gibi gençsin. Hep böyle kal. Bu toprakların insanları hep birbirine destek olmalıdır. Yarın öbür gün değişik meslekler yapacaksınız. Hep kulağınıza küpe olsun bunlar. Sağda solda Manchester’in içten içe kazanmasını isteyenler olabilir. Bakmayın onlara. Bizim takımlar dururken ne tutacağız amına kodumunu Ermenilerini yahu?”
Araba bastı gaza uzaklaştı. Ben bir süre caddenin ortasında öyle kalakaldım. Ne oldu ki şimdi? Amca Ermeni olduğumu bilmiyordu da konu buraya nasıl gelmişti? Amca dünya tatlısıydı hani? Niye küfretti ki bana o kadar güzel bir sohbetin ardından. Hassiktir… Amca bana küfür etmedi yahu. Manchester’e küfür etti. İyi de Manchester İngiliz takımı be? Cahil herhâlde biraz bizimki. Bu kadar mı cahil ama? Kafamda deli sorular girdim evin kapısından, ev ahalisine selam vermeden geçtim odama. Kimseye anlatmadım meseleyi. Ertesi gün bizim sınıfta çocuklara da anlatmadım. Maç öncesi moralimiz bozulmasın, ne gerek var?
Maç günü geldi çattı en sonunda. Daha öğlen olmadan stada girmiştik bile. O zamanlar maçtan sekiz saat önce stada girdin girdin. Giremedin belki de biletin olsa da almazlar içeri Allah korusun.
Televizyondan izlerken maç 90 dakika sürer. Statta 25 dakikada bitiyormuş meğer. O şut çekti, öbürü korner attı, ofsayt mıydı değil miydi demeye kalmadan 0-0 bitiverdi. Skora takılmayın, Galatasaray’ımız tur atladı işte. Memleket oldu yangın yeri. Bayrağı kapan atmış kendini sokaklara. Benzerini Tansu Çiller bizi Gümrük Birliği’ne soktuğunda yaşamışız, hatırla. Kalabalıkların yarısı Taksim Meydanı’na, yarısı Mecidiyeköy’e stada akın ediyor.
Saatler geçti, yorgunluk başladı. Tamam artık eve dönelim, yarın okulda muhabbetine devam edeceğiz nasıl olsa. Şişli’den Osmanbey’e yürümeye çalışıyoruz ama mümkün değil. Arka sokaklardan gidelim. Bizim okulun oradan geçer Ergenekon Caddesi’nden Kurtuluş yaparız. Gerçi o sokaklar da keşfedilmiş, kalabalık ama saatte 37 adım atılabiliyor en azından. İleride bir karmaşa var. Kalabalıklar çok öfkeli. Ne oldu ki şimdi? Böylesi bir günde aramızda kavga eden çıkmaz değil mi? Tam da bizim okulun önünde kopuyor kıyamet. Nereyi taşlıyor bunlar yahu?
“Özel Pangaltı Ermeni Lisesi”ni…
Yani Manchester’i United’i galiba…
Sabah okula geldik. Kamer, Jilber ve ben hiç konuşmadan varmışız eve gece. Sabah da hiç konuşmadık. Andımızı okuyup sınıflara geçtik. Sıralara oturduk. İlk ders tarih. Neriman Hoca anlatıyor.
“Türkiye’de yaşayan herkes Türk’tür çocuklar. Alt kimlikleriniz başka bu başka, unutmayın.”
Benim sıra camın hemen yanında. Cam dört yerinden kırılmış, geçici olarak naylon ile kaplamışlar. Yine de soğuk hava sızıyor içeri.
Ben ilk defa bu kadar üşüyorum.
Bizim şoför amca cahil değilmiş…
Twitter:@haykobagdat
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları

















































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.03.2025
20.02.2025
12.02.2025
5.02.2025
29.01.2025
23.01.2025
15.01.2025
8.01.2025
18.12.2024
11.12.2024