İbrahim Kahveci
Toplumlar büyük dönüşümleri gerçekleştirecek liderleri zamanında seçebilir mi? Yakın tarihe baktığımızda vereceğimiz cevap maalesef “evet” değil.
Gelir dağılımı arttıkça toplumların radikalleştiğini biliyoruz. Gelir dağılımı bozulan toplumlar artık çareyi uçlarda arıyor. Hatta bu uçlardaki arayış daha yakın zamanda iki dünya savaşına yol açtı.
1900’lü yıllarda teneke evler ile 15-20 odalı malikaneler yan yana değil miydi? Gelir dağılımındaki bozukluk, terör ve radikal hareketleri besleyerek iç savaşlara yol açmamış mıydı? Hatta Hitler bile bir ekonomik krizle iktidara gelmedi mi? (1. savaş tazminatının ağır yükü)
Ama aynı küresel kriz, ABD’de F.D. Roosevelt iktidarına da yol açılmıştı. Malikanelere (atıl servet) getirdiği yüksek vergi ile fakir konutlarını hayata geçirmişti. Gelir dağılımının düzelmesinde en radikal kararları alabilmişti.
Ama elbette geç kalmıştı. Çünkü gelir dağılımı bozukluğunun oluşturduğu dünya düzeni yeni bir dünya savaşına yol açmak üzereydi...
***
Alt gelir grubuna dayalı bireylerin bırakın bir kaç yıl sonrasını, bugünü bile analiz oranı ne derece başarılıdır? Yarım ekmek arası helvaya oy vermek; “kim ne verirse 5 lirası fazlası”na oy vermek gibi bir gelecek öngörüsünü yaşamadık mı? 1991 seçimlerinin Türkiye’ye en az bir 10-15 yıl kaybettireceğini herkes biliyordu. Gelişmekte olan bir ülkede 40 yaşlarında emeklilik ile ülkenin batacağı o kadar aşinaydı ki...
Kim itiraz etti bunlara...
Kim erken emeklilik ile batarız dedi
Kim kamu bankalarından dağıtılan paraya “hayır” dedi...
Kimse!
Demokrasinin, adaletin, hakkın ve hukukun en güçlü kesimi olan “orta sınıfın” henüz tam sesi çıkacak düzeyde değildi. Üst gelir grubu dediğimiz zenginlerimiz ise zaten devlet tarafından oluşturulmuş bir elit kesimdi. Onlar “ithal ikameci” dönemin ürünüydüler. Hem zengindiler hem de solcu...Aynı zamanda devletçi..
Hatta o kesim demokrasimizi bile otel odalarında dizayn etmeye çalışmıştı. O kadar demokrattılar ki, parayla demokrasi oluşturabiliyorlardı.
***
Gelelim bugüne...
En yapısal sorunumuz “yozlaşma”. Okumuş beyin gücümüz göç ediyor. Ülkeden çıkışlar kadar, ülke içinde yer değiştirmeler de artık hissediliyor.
Ekonomik modelimiz “orta sınıfı” ezmeye dayalı. En zengin yüzde 5’lik kesim, en fazla (hem oran hem de miktar olarak) zenginleşen kesimimiz. Ülkenin kaymağı onlara gidiyor.
Ya alt kesim: Bugün demokratik yolumuzu onlar belirliyor. Oy miktarı en yüksek kesim orası. Demokrasimizde alt gelir-eğitim grubunun dediği oluyor.
Şöyle bir tablo çizecek olsam ne dersiniz: Devlet 15-20 lira geçiş ücreti olacak köprüyü özel sektöre yaptırıyor. Tabii ki bu özel sektör, sermayesi büyük birileri. Bu köprüde geçiş ücreti 150 lira olarak belirleniyor. Geçenlerden 65 lira, geçmeyenlerden 85 lira alınıyor. Şimdi bu köprüye kim karşı çıkar? Zaten köprüyü kullanmayan ve 85 lira ödediğinin farkında olmayan alt gelir grubu ses çıkarır mı? Veya bırakın 65 lirayı, köprü boş olsa da keyifle araba sürerek 165 lira ödemeye hazır olan zenginler mi?
Elbette hayır. O köprü en fazla orta sınıfı yaralar.
Geleceğini toplumsal çıkarlar etrafında en fazla orta sınıf hesap eder. Sermayedar ise kendi gelecek gelirini hesap eder.
Orta sınıf toplumsal adaleti isterken, sermayedar kendi çıkarını ister. Bu hep böyle olmuştur. Dünyada da böyledir.
İşte o nedenle, bugün sözde demokrasi söylemleri ile yanıp tutuşan sermayenin fiiliyatta ne yaptığına da bakmalıyız.
En bariz örneğini 4. kuvvet medya ilişkisinde görebilirsiniz. En fazla şikayet ettikleri haberlerin arkasında kendi ilanlarının yer almasına ne diyeceksiniz? Kapı gibi demokrasi isteklerinin belgesi olarak bir kenarda dursun öylece...Yarın lazım olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları



























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
6.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
30.01.2026
28.01.2026
22.01.2026
21.01.2026
19.01.2026
16.01.2026