İbrahim Karagül
Türkiye Ekseni”, “Türkiye jeopolitiği” bundan sonra dünya genelinde en ciddi tartışma konularından biri olacaktır. İçeride kendini yeniden kuran, küresel ölçekte güç hareketliliklerine göre merkez iktidar alanını güçlendiren, ekonomik, siyasi ve toplumsal dinamizmini hızla artıran, yeni bir yüzyıl inşasında tam merkeze yerleşmeyi kafasına koyan Türkiye, kendi jeopolitik güç haritasını da kendi gelecek tasavvurlarına göre bağımsızca şekillendirmeyi biliyor artık.
Siyasal aklı, bölgesinin dışına taşan ekonomik ilgisi, tarihi-siyasi genetiğini yeniden keşfetmesi, “çokuluslu içeriden operasyonlar”ı bir bir boşa çıkarması, “çevreden kuşatma” planlarına Afrin’le başlayan ve devam edecek olan müdahaleleri, coğrafyanın derinliğinde inşa edilen “Türkiye’yi durdurma”ya ayarlı yeni “cephe” hesaplarına burun kıvıracak noktaya gelmesi, önümüzdeki yıllarda dünyaya bir ülkenin nasıl yıldızlaştığını gösterecek, bir ülkenin nasıl yükselişe geçtiğini öğretecek, birçok ülkeye model olacak bir tarihi sıçrayıştır.
Bunun adı büyük uyanıştır!
Yüz yıl önce “Hasta Adam”, “Şark Sorunu” olarak bir çöküşün hikâyesi yazılıyordu. İngilizlerin öncülüğünde bütün Batı dünyasının, Osmanlı siyasal otoritesini darmadağın edip, devasa coğrafyayı küçük garnizonlara bölmesinden sonra, 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde o çöken gücün yeniden uyanışına tanık oluyoruz.
İnşa ettikleri coğrafyanın ömrü bir yüz yıl sürdü. Fas’tan Endonezya’ya uzanan kuşakta hepimiz için, her ülke için farklı siyasal ideolojiler ürettiler, rejimleri biçimlendirdiler, toplumları dizayn ettiler, tarihi hafızayı sildiler, bu rejimlere iktidar verip karşılığında sadece petrolü, enerjiyi değil Müslüman toplumların 20. Yüzyılını çaldılar. Şimdi aynı şeyi deniyorlar. Bunu bir yüzyıl daha yapabileceklerini sanıyorlar.
“İslâm’la savaş”larında Müslümanlar kullanıldı..
Otuz yıldır, İslâm’la savaşlarını, Müslümanlarla savaşlarını, İslâm’ı ve Müslüman’ları kullanarak kurguladılar. Bu coğrafyadaki Müslümanları birbiriyle savaştırdılar, Müslümanları İslâm’la savaştırdılar, kendi medeniyetleriyle savaştırdılar. Kurdukları terör örgütleri İslâm kimliğini kullandı, Müslüman coğrafyayı, ülkeleri, şehirlerimizi yok etti.
O örgütlerin ardından Batılı istilâ orduları geldi, coğrafyamızın kalbine yerleşti. Şimdi de silahlı olmayan muhafazakâr yapıları “Türkiye’yi durdurma” planı çerçevesinde sahaya sürmeye hazırlanıyorlar.
Türkiye bir coğrafya direnci inşa ediyor..
Hiçbir ülke, hiçbir toplum, ABD’nin Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de hangi meşruiyetle bulunduğunu sorgulayamaz hale getirildi. Bugün ABD neden Münbiç’te, neden Suriye’nin kuzey şehirlerinde üs kuruyor, onları çağıran kim, bir terör örgütüyle bölgenin tamamına meydan okuyan bu işgale neden kimse ses çıkaramıyor, meselemiz budur!
Türkiye bu soruyu sormuş, daha ötesi ABD’nin bölgedeki müttefikleri olan terör örgütlerini bir bir tasfiye etmeye başlamıştır. İşte yüzyılın mücadelesi, bu coğrafyaya biçim verecek “tavır” budur. İşte yükselen, tarih sıçraması yapan, zamanla etkisi bütün coğrafyaya yayılacak olan “duruş” budur. Türkiye artık, sadece çevresindeki silahlı saldırı gruplarını değil, içeride sahaya sürülen, hangi siyasal çevreden olursa olsun, büktün çokuluslu aparatlara karşı da o duruşu sergileyecektir.
Yüz yıl sonra “Hasta Adam” Batı’dır: O ülkeler imha edilecek
Artık bugünün “Hasta Adam”ı Batı’dır, Avrupa’dır. Bu, sadece Osmanlı mirasçısı olan bizler için değil, dünyanın geri kalanı için de böyledir. Bugünün küresel sorununu Batı’nın duraklama dönemi oluşturmakta, bütün dünyaya tehditler Batı’dan yayılmaktadır. Çöken, gerileyen, duraklama dönemine giren, bu nedenle daha da saldırganlaşan, cinnet halini alan bir Batı tehdidi, bizim coğrafyamızı ve bütün dünyayı, insanlığı tehdit etmektedir.
Her ne kadar Türkiye’ye karşı yeni bölgesel direnç hatları kursa da, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), S. Arabistan, Mısır üzerinden bir ABD, İngiliz, İsrail projesi devreye alınsa da, Türkiye’nin yürüyüşü durmayacak, bu cepheler de bir bir dağılacaktır.
Çünkü o ülkeler, o rejimler, Batı’nın otuz yıldır sürdürdüğü istilânın son halkasını oluşturduklarını, savaşın aslında kendi vatanlarına taşındığını, imha edilecek olan ülkenin kendi ülkeleri olduğunu hâlâ anlamıyorlar. Çünkü o ülkeler bağımsızlıklarını tamamen kaybetmişlerdir.
Bin yıllık hafıza geri geldi: Bunu İngiliz bilir, biz biliriz
Onlar anlamıyor, bazıları ise bu istilânın gizli ortakları ama biz biliyoruz, anlıyoruz. Çünkü biz, daha yüz yıl önce Gazze’de, Kanal’da, Yemen’de, Irak ve Suriye’nin her yerinde bu kadim mücadeleyi veren son ordu, son ülkeydik. Çünkü biz, bu coğrafyaya taşındığımızdan bu yana, tam bin yıldır küresel ölçekte bir güç mücadelesinin içindeyiz, tarih ve coğrafya inşa etme derdindeyiz. Bu büyük dava için dünya savaşları verdik. Bu büyük mücadele ile kimlik, siyasi genetik, hafıza biçimlendirdik.
Bir yüz yıl önce karşımızda olanları ve neden bizimle hesaplaştıklarını unutmadık. S. Arabistan bunu bilmez, BAE bunu bilmez, ama İngiliz bilir, biz bu davanın ne olduğunu biz biliriz. Bu nedenle bugün attığımız adımların ne anlama geldiğini, bize karşı atılan adımların ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. PKK ile, FETÖ ile durdurma çabalarının arkasında yatan ne varsa biliyoruz.
Selçuklu gibi, Osmanlı gibi, Cumhuriyet gibi..
Türkiye’nin büyük tarih yürüyüşünün öncüsünü, kadrolarını, destekçilerini ve ona omuz veren milletimizi tarih dışına itmeyi hedefleyen büyük projeyi biliyoruz.
Evet, Afrin’le yeni başladık. Devam etmek zorundayız. Ayaklarımıza takılanlara bakmadan büyük hesaplara odaklanmak, ona göre hareket belirlemek zorundayız. Onlar bu coğrafyayı yeniden biçimlendirmeden biz inşa etmek zorundayız. Onlar bize yeni roller tayin etmeden biz kendi yolumuzda yürümeyi bilmek zorundayız. Bir Selçuklu gibi, Bir Osmanlı gibi, Bir Cumhuriyet gibi düşünmek zorundayız.
Biz o gücü yeni yeni keşfediyoruz, bekleyin..
Batı’nın duraklamasından faydalanarak, Doğu’nun yükselişini arkamıza alarak bir “Türkiye Ekseni” kurmak zorundayız. 2019 seçimlerini “Türkiye’yi durdurma” tarihi ilân edenlere en güçlü cevabı vermek zorundayız. Suriye’nin kuzey bölgelerinden gelen “Türkiye çağrısı”na, “bizi kurtarın” çağrısına kulak vermek zorundayız.
Peki, bütün bunlara gücümüz yeter mi?
Biz, daha o gücü yeni yeni keşfediyoruz. Bekleyin..
O gücün coğrafyayı nasıl sarsacağını göreceksiniz..
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021