İbrahim Karagül
Dolar üzerinden yürütülen saldırıların sadece ekonomik bir gerekçeye dayandığını mı sanıyorsunuz? Büyük büyük ekonomik çıkarımlarla, akıl vermelerle, Türkiye’yi küçümsemelerle, “her şey kötüye gidiyor” söylemleriyle “bir şeyler”in psikolojik altyapısını hazırlayan bazı çevreler, aslında dolar üzerinden yürütülen operasyonun içerideki “servisçileri” görünümü vermektedir.
Bir ekonomik savaşla karşı karşıyayız. Bu bir intikam saldırısıdır. Bu, Türkiye’ye boyun eğdirememenin acısını çıkarma çabasıdır. Ardı ardına gelen “yaptırım” kararlarının tamamının siyasi olduğu ortadadır. 15 Temmuz saldırısının planlayıcısı ve uygulayıcısı olan ülke ve çevreler, o gece milleti kurşuna dizenleri korumaya alırken, bir ülkenin kendini savunma refleksini harekete geçirenleri kurban istemektedir.
Brunson’ı bıraksanız da devam edecek. Bilinen en ahlaksız saldırı türüdür bu!
Bu, bilinen en ahlaksız saldırı türüdür. İçeride intikam saldırısı, dışarıda İran’a yaptırıma zorlamak, daha üst ölçekte Türkiye’nin yüzünü dünyanın geniş bir coğrafyasına, özellikle de yükselen Asya piyasalarına çevirmesi bu saldırıların gerekçesidir. Bize, “Tek yanlı bağımlılığa hayır dersen bedelini ödersin” diyorlar. “Terörle olmadı, darbe girişimleriyle olmadı, iç savaş senaryolarıyla olmadı, şimdi ekonomik şantajlarla yapacağız” diyorlar.
Siyasi sonuçlar almak için ekonomik saldırı, savaş yöntemi uyguluyorlar. Siz ne kadar “ABD ile arayı düzeltebiliriz” deseniz de bu baskı durmayacaktır. Brunson’ı serbest bile bıraksanız saldırılar devam edecektir. Çünkü çok daha köklü bir ayrışma, hesaplaşma söz konusudur. Türkiye’nin bekasına kilitlenmiş bir mücadeledir bu.
İçeriye yönelik bir körleştirme!
Ekonomik saldırı, linç operasyonu, yoğun olarak son on yılda Türkiye’ye karşı yürütülen büyük operasyonun sadece şimdiki halkasıdır. Gezi terörü ile başlatılan, 17-25 Aralık’la devam ettirilen, 15 Temmuz’da intihar saldırısına dönüştürülen “Türkiye’yi durdurma, küçültme” planının parçasıdır. Kim böyle bir şey olmadığını söylüyorsa bilin ki o ya çok cahil ya da işin içindedir.
Bunlar hiç yokmuş gibi, birilerinin çıkıp bütün bu olayları sadece ekonomik göstergelerle, gerekçelerle, beceriksizliklerleanlatmaya çalışması “içeriye” yönelik bir “körleştirme”çabasıdır. Bunu yapanlar birey değil de bir “çevre” ise büyük oranda “içeriden operasyon” ihalesi almış ya da bu yönde bir çağrı yapmaktadır.
Küresel ölçekte ekonomik savaşın Türkiye ayağını hiç mi görmüyoruz? Siyasi, jeopolitik sarsıntıların Türkiye ayağını gerçekten hiç mi anlamıyoruz? ABD bu ülkeden intikam alınırken, bazıları nasıl oluyor da bunu ekonomi yönetiminin beceriksizliği diye pazarlayabiliyor?
Çin ekonomi yönetimi, Rus ve Alman ekonomi yönetimi de mi beceriksiz?
Yüz milyarlarca dolarlık ABD-Çin ticaret savaşı Çin’in ekonomi yönetiminin beceriksizliğinden mi kaynaklanıyor? Şimdilik “ekonomi-ticaret” üzerinden izlediğiniz bu hesaplaşmanın yakın gelecekte jeopolitik-güvenlik alanına kayacağını anlamıyor musunuz? Pasifik’ten Doğu Afrika kıyılarına kadar yayılacağını ve yerel savaşlara neden olacağını anlamıyor musunuz?
ABD-Rusya arasındaki büyük ekonomik çatışmanın, o ardı ardına gelen yaptırım kararlarının, Rus ekonomi yönetiminin beceriksizliğinden mi kaynaklandığını sanıyorsunuz?
Ruslar hiç mi ekonomi bilmiyor da, Rusya ekonomisi bu bedelleri ödüyor. Ya da Rusya, neden Batı’dan gelen telkinleri, tazyikleri, baskıları kabul edip rahat etmiyor? Moskova’nın dik başlılığının sebebi ne? ABD-Rusya arasındaki gerilimin kaynağının sadece dar anlamda ekonomi mi olduğunu sanıyorsunuz?
Almanya, ABD’nin İran’a ambargo kararlarını uygulamıyor, Almanlar hiç mi ekonomi bilmiyor? ABD ile böylesine müttefik olan, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ABD himayesinde olan Almanya, neden başkaldırıyor? Siyasi alanda bir Alman yükselişinin ABD vesayetinden kurtulmak olduğunu onlar bilmiyor mu? Bu, dar anlamda bir ekonomi meselesi mi?
Bize “boyun eğin” diyorlar..
Böyle durumlarda Türkiye’nin değil de ABD’nin, saldıranların yanında yer alanlar hangi operasyonun içinde acaba? 15 Temmuz’da boyun eğin dediler bu ülke eğilmedi, Gezi teröründe boyun eğdirmeye çalıştılar bu ülke yine boyun eğmedi.
Terör, Güneydoğu ilçelerine yerleşip devlet oralardan uzaklaştırılırken susanlar devlet, ülke, millet harekete geçip oraları temizlerken de boyun eğin diyorlardı, Türkiye eğmedi. Bırakın boyun eğmeyi, sınırın ötelerine geçti, Türkiye’nin yarınlarını yok edecek çok büyük hesapları bozdu.
FETÖ’cüleri serbest bırakın da derler! Ne yani, bu ülkeyi teslim mi edecektik?
ABD Rusya’ya ambargo uyguluyor, İran’a yaptırımları ardı ardına sıralıyor, Çin ile büyük bir ekonomik savaşa girdi, dünyanın ezici çoğunluğu ile kavgalı, hızla yapayalnız bir ülke haline geliyor. Aynı ABD şimdi benzer yaptırımları Türkiye’ye de uygulamaya başladı. Yakında hapisteki kritik FETÖ’cüleri de isteyecek! Bırakın kendisi teslim etmeyi, bırakın sadece Brunson’ın serbest bırakılmasını, bu millete savaş açtığı için hapsedilen darbecilerin kendisine verilmesini isteyecek.
Ne yapacaktık, bu ülkeyi ABD’ye teslim mi edecektik? Bütün iddialarımızdan vazgeçip, millet olmaktan vazgeçip, ülke olmaktan vazgeçip bu ülkeyi ABD-15 Temmuz ortaklığına hediye mi edecektik!
Dolar üzerinden içeriden ülkemizi vuranları bakılırsa evet!
Yeni yeni, sinsi sinsi başlatılan yeni ‘müdahale’ yapılanmasına dikkat!
Sadece Türkiye-ABD ilişkilerinin seyrine bakmayın. ABD’nin dünyanın geri kalanı ile çatışmalarına bakın. Gerçek fotoğrafı orada göreceksiniz. İçinde bulunduğumuz hesaplaşmanın mahiyetini o zaman kavrayacaksınız!
Siz siz olun, 15 Temmuz gecesi olanları unutmayın. Bir milletin nasıl çokuluslu senaryoları birkaç saatte boşa çıkarabildiğini unutmayın. Siz siz olun, yeni yeni, sinsi sinsi başlatılan yeni muhalefet hareketinin bir parçası olmayın. Çünkü bu yapılanma bir muhalefet değil, müdahale koalisyonu olarak biçimlendiriliyor. Bir Atlantikçi müdahale biçimi olarak.
Kime karşı? Selçuklu’dan Cumhuriyet’e, Anadolu topraklarında tarih yapan, şimdilerde yeni büyük yükselişin temellerini atan siyasi genetiğe, millete karşı. Bunu anlamazsanız, kaybedeceksiniz. Bunu da bir kenara yazın!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021