İbrahim Karagül
çık açık tehdit ediyorlar. ABD Başkanı Trump tehdit ediyor, yardımcıları tehdit ediyor, finans çevreleri tehdit ediyor, savunma çevreleri, dışişleri çevreleri tehdit ediyor. ABD yönetimi, Rusya ile, Çin ile, İran ile başlattığı savaşın dördüncü ayağını Türkiye ile başlattı.
15 Temmuz’da bu ülkeye saldırıya geçen, insanlarımızı tanklarla ezen, kurşuna dizen, bu ülkeyi iç savaş ve işgalle yüz yüze getiren herkes, her çevre, o gizli karargahlar, o açık oraklar bugün yeniden harekete geçmiş durumda.
Topyekun Türkiye’ye saldırıyorlar. Bu bir ekonomik savaştır.Bu, Türkiye’yi ekonomik alanda çökertme, diz çöktürme, teslim alma operasyonudur. Ama bu Papaz Brunson’la sınırlı bir meselesi değildir. Bu, içerideki ABD istihbaratının adamları olan FETÖ’cüleri çıkarma şantajıyla da sınırlı bir şey değildir.
Mesele Brunson’la sınırlı değil, çok büyük bir mücadele var..
Bu, aynı zamanda bir siyasi saldırıdır. Aynı zamanda “Türkiye’yi durdurmak” için bütün ABD yönetiminin ve yakın müttefiklerinin harekete geçmesidir. Bu, 15 Temmuz’da yapamadıkları, bitiremedikleri işi tamamlama ajandasının uygulanmasıdır.
Bu, diz çöktüremedikleri, susturamadıkları, coğrafyada yalnızlaştıramadıkları, büyümesini ve güçlenmesini engelleyemedikleri Türkiye’yi açıktan vurma girişimidir.
Bu, yüzünü Asya’nın yükselen güçlerine çeviren, ABD ve AB boyunduruğunu reddeden, yüz yıl sonra yeni yükseliş dönemini başlatan, küresel güç kaymasında büyükler liginde oynamaya başlayan Türkiye’yi cezalandırma girişimidir.
ABD bütün dünya için tehdit haline gelmiştir
Bu, Selçuklu’dan, Osmanlı’dan, Cumhuriyet’ten sonra devletler sürekliliğini yeni bir çağa taşıyan, yeniden tarih yapan ve tarih değiştiren Türkiye’den intikam alma çabasıdır.
Küresel güç kaymalarında yalnızlaşan, yalnızlaştıkça agresifleşen, sadece Türkiye için değil bütün dünya için tehdit haline gelen ABD’nin dünyayı çılgınlığa sürüklemesinin Türkiye ayağıdır.
Dört yüz yıl sonra, dünyayı tek yanlı yönetme ehliyetini kaybedenlerin, bir daha bu güce erişmesi mümkün olmayanların, güç inşa eden herkese saldırı girişimidir.
Rusya’ya ekonomik savaş, İran’a ekonomik savaş, Çin’e ekonomik savaş, Türkiye’ye ekonomik savaş.. Yakında Almanya ve başka Avrupa ülkelerine de, Güney Amerika ülkelerine de, Asya ülkelerine de ekonomik savaş ilan edecekler.
Küresel ölçekte yeni bir yağma talan planı uygulamaya sokuldu
Küresel ölçekte yeni ve büyük ölçekte bir yağma, talan planı devreye sokulmuş durumda. Bugün Türkiye’ye yaptıkları, son on beş yılda, bu ülkedeki zenginleşmeye el koyma, talan etmedir.
ABD ve Batı, duraklama hatta gerileme dönemine girdi. Patronu oldukları ekonomik düzen kilitlendi, hareket edemez hale geldi, bitti. Dünyanın kaynaklarını, zenginliklerini yağma etmek için çılgınca saldırıya geçtiler.
Bütün insanlık tehdit altındadır. Şimdilik sadece ekonomik ayağını görüyoruz. Yakında siyasi ve askeri ayağına da tanık olacağız. Öyle bir fırtına yaklaşıyor ki, dünya, bütün ülkeler bu yeni yağmacılığa karşı harekete geçmeli, ortak çalışmalı, dayanışmalıdır.
Dengesiz, ayarsız, ne yapacağı belli olmayan bir devlettir ABD..
Çünkü ABD bütün dünya ile savaş haline girmiştir. Kredisini, güvenilirliğini, dostluğunu kaybetmiştir. Latin Amerika’dan uzak Asya’ya kadar dünya genelinde bir ABD tedirginliğibaşlamıştır. Dengesiz, ayarsız, ne yapacağı belli olmayan bir devlet haline gelmiştir.
Yerel para birimi ile ticaret, Dolar’a karşı yeni kur ya da ortak para birimi için harekete geçmek, ABD öncülüğündeki küresel düzeni sorgulamak, Batı’nın hegemonyasına itiraz edenlerle yakın durmak şuanki ABD öfkesinin sebebidir. Bu çıkışların tamamı ABD hegemonyasına meydan okumaktır, onu reddetmek, tanımamaktır. Ama dünya genelinde bu trend yükselen değer haline gelmiştir.
Kimse ABD ile birlikte anılmak, yan yana görünmek istememektedir. Rusya Başbakanı Medvedev, “ABD’nin yaptığı ekonomik savaş ilanı anlamına gelir. Öyleyse ekonomi dışında da, siyasi ve başka alanlarda da cevap veririz” diyor. Bu ne demek? Askeri cevaplar demek? İşte dünya böyle tehlikeli bir noktadadır.
Teslim mi olalım? Bu bir intihardır. Yok olmak, tarih dışına itilmektir..
Peki ne yapacağız. Boyun mu eğeceğiz? Dolar üzerinden baskı yaptı diye, Dolar aşırı yükseldi diye, Türk mallarına vergileriartırdı diye, ABD ekonomimiz çökertmeye çalışıyor diye yalvaracak mıyız? El açıp dilenecek miyiz? Bir tarihi, bir gelecek hesabını, bir milletin büyük yürüyüşünü terkedecek miyiz?
Öyle yapacaksak 15 Temmuz’a niye direndik, Gezi terörüne niye direndik, teröre niye direndik, bizi Suriye’den kuşatma planlarına niye direndik?
Geri dönüş intihardır. Yok olmak, tarih dışına itilmek, küçülmek, 21. Yüzyılı ve sonrasını kaybetmektir. Bunu asla yapmayacağız. Nasıl bir vatan mücadelesi verdiysek, şimdi de ekonomik bir mücadele vereceğiz. Milli olan, yerli olan ne varsa hepsine saldıran bu aç kurtlar, bu çakallar, yağmacılar karşısında pes etmeyeceğiz.
Direnmekten başka seçeneğimiz yok!
Başka seçeneğimiz gerçekten yok. Direnmekten, büyük mücadeleden, hesaplaşmadan başka seçeneğimiz yok. “Var” diyenler yalan söylüyor. “Var” diyenler ya dünyadaki büyük hesaplaşmayı anlamıyor ya da bu saldırıların içerideki ortaklıklarını yapıyor.
Bu millet Haçlılara direndi. Bu millet Anadolu üzerinden bütün coğrafyayı yönetti. Bu millet Avrupa kapılarını yokladı. Bu millet olağanüstü bir siyasi zenginliğe sahip. Bu millet sadece bu coğrafyada bin yıldır tarih yapıyor. Bunu kimse küçümsemesin, kimse hafife almasın. En zor dönemleri başarıyla aşmış, “yok oldular” dedikleri anda yeniden dirilmiş bir milletiz.
Yine yapacağız? On beş yıldır bu yolda yürüyoruz zaten. Devam edeceğiz. Asla tereddüt etmeden, dizlerimiz titremedin, büyük bir dayanışma ile devam edeceğiz. Büyük hesaplaşmalar olmadan zafere ulaşılmaz. Bedel ödenmeden büyük devlet olunmaz, büyük devlet olmadan coğrafya inşa edilmez, tarih yapılmaz.
Panik yok, mücadele var. Bu bir kuru iddia değil, biz kazanacağız
Korkmayacağız, paniklemeyeceğiz. Bu açık tehditlere, şantajlara, milletimize ve ülkemize yönelen aşağılamalarasuskun kalmayacağız. Bunu yaparken, ABD adına, bizi içeriden dövmeye çalışanları asla affetmeyeceğiz. Bunu fırsat bilip içeride bir takım sinsi hesaplar içine girenlere asla izin vermeyeceğiz.
Biz kazanacağız. Bu kuru bir iddia değildir. Sadece biz değil, neredeyse bütün dünya ABD ile ekonomik savaş içinde. Bu çok büyük bir jeopolitik hesaplaşmadır. Çok büyük güç kaymasıdır. Bu sadece Türkiye’nin savaşı değildir. Sadece Türkiye’ye bakarak fotoğrafı göremezsiniz.
Kaybedecek olan ABD’dir. İnsanlık, yeryüzünün ezici çoğunluğu ABD’den intikamını alacaktır. Şimdi topyekün mücadele zamanıdır. Bütün ajandalarınızı bir kenara koyun, erteleyin ve yola çıkın.. Ekonomik milli mücadele dönemidir!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021