İbrahim Karagül
Fırat’ın doğusuna müdahale: İçeride örtülü muhalefet planı. Basra Körfezi’nde yeni çatışma.. O ‘harita’ için her şey yapılacak!
Suriye savaşı hızla Fırat’ın doğusu savaşına dönüyor, dönecek. Geçtiğimiz hafta boyunca, bu büyük tehlikeye dikkat çeken yazılar yazdık, haberler yaptık. Dikkatler İdlib ve Münbiç’e çevrilerek Fırat’ın doğusundaki korkunç plan ve harita için “perdeleme” yapıldığına ısrarla vurgu yaptık, yapmaya devam edeceğiz.
İdlib çözüldü, Münbiç’teki durum tamamen Türkiye’yi oyalamaya dönük bir süreç izliyor. Hem ABD/PKK ve İsrail hem de “içeride bazı çevreler” planlı biçimde Türkiye’nin dikkatlerini başka yönlere çekmeye çalışıyor.
Türkiye bu tuzağa düşürülemeyecek
Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Ülkemizin geleceğini dinamitleyecek büyük tehdidi bütün yönleriyle gözler önüne sermeye, bu yönde kamuoyu bilinci oluşturmaya dönük çabalarımız aralıksız devam edecek. Çünkü bu “harita, garnizon devlet” planı Suriye savaşının asıl sebebidir. Türkiye’ye kurulan en büyük tuzaktır, bir adım sonrası savaşı Türkiye topraklarına taşımadır.
Bu yüzden “intihar anlamına gelse bile” müdahale edilmelidir diyerek, meselenin dar bir terör meselesi olmadığını, bir coğrafya meselesi olduğunu, söz konusu bölgenin bütün ülkeleri parçalayacak en kirli planların ana üssü olacağını söylüyoruz.
Yeni çatışmalar çıkarılacak, Sinsi muhalefet örgütlenecek
Soçi’deki çözümden saatler sonra bölgeyi bombalayanlar işte bu harita için çalışmaktadır. Olmazsa Suriye’nin başka bir yerinde yeniden çatışmalar çıkaracaklardır. O da olmasa Suriye dışında yakın bölgelerde yeni çatışmalar çıkaracaklardır. Bu iddiayı ciddiye alın.
Eğer Suriye’de “yeni bir şeyler” yapamazlarsa çok yakın zamanda yakın bir bölgede çok ciddi krizler çıkaracaklar, Türkiye ve dünyanın dikkatini buraya çekeceklerdir.
Daha vahim bir endişeyi paylaşayım: Bu öyle büyük bir hesap ki, uğruna yeni savaşlar çıkarılır. İşte o hesabın Türkiye ayağını dikkatle düşünmek gerekiyor. Ekonomik saldırılar, alttan alta, sinsi sinsi yürütülen yeni muhalefet söylemleri, özellikle yerel seçimler öncesinde bu çerçevede görülebilir mi?
Örtülü muhalefet, kripto kimlikler, muhafazakar sos..
Burnuma kötü kokular geliyor. Ekonomiye bağlanan bir kitle memnuniyetsizliği “içeriden operasyon” formuna sokulabilir.
Bu çevrelerin özellikle AK Parti-MHP dayanışmasını hedef alacağını, bir tür “çokuluslu proje”yi masum kitlesel serzenişler üzerine bina edeceğini söylemek mümkün. Bu sefer, öncekilerden farklı olarak yeni muhalefet dalgasına “muhafazakâr sos” ekleyeceklerini, toplumsal direnci bu yöntemle kıracaklarını düşünmek de mümkün.
Eğer Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna müdahalesi gündeme gelirse, ki gelecektir, işte o zaman bu “kripto kimliklerin” nasıl tavır alacağına dikkat edilmeli. “Örtülü” gündemleri tamamen açığa kavuşacaktır.
Fırat’ın doğusunu Suriye meselesi olarak görmeyin. O aslında Türkiye meselesidir, aslında coğrafyanın tamamının meselesidir. Suriye savaşı başladığından bu yana Türkiye içindeki bütün müdahaleler Türkiye’yi de içine alacak “yeni harita” planlarına direnenleri tasfiye amaçlı oldu. Yine öyle olacaktır.
Ekonomik kriz söylemi ve arkasına gizlenenler: Oyun bozucu müdahale..
Neden böyle düşünüyorum? Çünkü daha öncekilerde olduğu gibi bu dalga da çokuluslu müdahale çerçevesinde formatlanacaktır ve “Türkiye’yi durdurma” amacı taşıyacaktır.
17-25 Aralık müdahalesinin “yolsuzluk” gibi kitleleri tahrik edecek söylem üzerinden servis edildiğini kimse unutmasın. O müdahalenin çokuluslu boyutu unutulmasın.
Yerel bir sorun üzerinden nasıl bir uluslararası kurgu yapıldığı, arkasına nelerin gizlendiği unutulmasın. Bugünkü ekonomik saldırıların arkasına gizlenenlerin de çok yakında ortaya çıkacağını göreceğiz. Bu yüzden, erken davranıp yeniden bir oyun bozucu, hesap bozucu müdahaleye yönelmemiz zorunluluktur.
Erdoğan tehdidi gösterdi, ‘perdeleme’ yetmeyecek..
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son iki konuşmasında bu konuyu gündeme getirmesi, “Hedefimiz Fırat’ın doğusu, oraya da Zeytin Dalı operasyonu gibi operasyonlar yapacağız” mealindeki sözlerinin çok kişi ve çevrenin uykusunu kaçırdığına eminim.
Bu bir akıldır, milli bir akıldır, bütün perdelemelere rağmen bu aklın ne yapacağına karar verdiğinin işaretidir. Ayrıca bu tehdit sadece Türkiye için değil, İran için Irak için Suriye için de en yakın tehdittir.
Fırat’ın doğusundaki harita için 1991 Körfez Savaşı’ndan beri uğraşıyorlar. Birçok bölünmüş garnizon haritalar oluşturup sonra birleştirecekler. Bunu şimdiye kadar adım adım uyguladılar. İlk kez bu adımları durduran, yavaşlatan bir irade ortaya çıktı Türkiye’de. Bu da ülkemizin kendi siyasi havzasına yerleşmesi demektir.
Önümüzde üç ihtimal var: Ahvaz saldırısı neyin işareti?
Meselenin oldukça geniş çerçevede düşünülmesini öneriyorum. Bu yüzden, önümüzdeki dönemde ya Türkiye içlerine yeni bir müdahale türü denenecek ya Suriye’de yeni bir çatışma alanı oluşturulacak ya da Basra Körfezi bölgesinde çok ciddi krizler büyütülecek.
Önceki gün İran’ın Ahvaz kentinde yaşanan saldırı bu çerçevededir. Suriye ve Yemen’de oldukça pervasızca saldırılara girişen İran, bu terör saldırısıyla evinde vurulmuştur.
Suriye savaşından sonra yeni cephe orada açılacaktır. İran-Suud ya da Arap-Fars savaşı yeniden bu bölgede başlatılacaktır. Ahvaz’daki saldırının ABD-İsrail menşeli olduğu açıktır. Bu da BAE ile S. Arabistan’ı öne çıkarmaktadır.
Yapılmak istenen de BAE, S. Arabistan ve Körfez ülkeleri ile İran’ı çatışmaya sokmaktır. Böyle bir kriz, bütün bölgeyi imha edecek saldırılar zincirine neden olacaktır. Bu yüzden de İran ve S. Arabistan’ın çok dikkatli olması gerekmektedir. Özellikle BAE’nin terör sponsorluğunun önüne geçilmelidir.
Türkiye’yi susturma planı var. Ama bu ülkenin ekseni sağlam
Suriye savaşı ile yapmak istediklerini şimdi Fırat’ın doğusunda planlıyorlar. Onlar aslında alacaklarını aldılar. Bütün bölge, ne kadar devlet ve kişi varsa hepsi bu bölgedeki işgale karşı savaşmakla yükümlüdür. Çünkü tehlike herkes için vatan meselesidir.
Bu yüzden, önümüzdeki günlerde Türkiye’de servis edilecek “örtülü muhalefet”in aslında bir “çokuluslu” boyutu olduğunu not edelim. Türkiye’yi susturmaya, hareket edemez hale getirmeye dayalı bir plan uygulanacaktır. Fırat’ın doğusuna müdahale söyleminin bizzat Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilmesi bu tehlikenin görüldüğünün işaretidir.
Türkiye bu eksende asla tereddüt etmemelidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021