İbrahim Karagül
Hiç bir siyasi öncelik, hiçbir siyasi hesap ya da kimlik Türkiye’nin üstünde olamaz. Hiçbir siyasi oluşum, milletimizin yüzlerce yıldır yürüdüğü yoldan daha öncelikli, daha kıymetli, daha saygın değildir.
Bu yüzden “Türkiye Ekseni” diye bir mücadelemiz var.
Dünyanın geçirdiği tehlikeli değişim ve güç kaymaları, Türkiye’nin yakaladığı yeni yükseliş ve kuruluş mücadelesi, bu “eksen” dışındaki kimlikleri etkisizleştiriyor.
“TÜRKİYE EKSENİ” İLE “ÇOKULUSLU EKSEN”ARASINDA TERCİH ZAMANI..
Bu, yeni bir durum, bütün siyasi söylemleri ve ezberleri değişime zorluyor. Çok daha önemli, çok daha vahim gerçekleri önümüze sürüyor. Hiçbir siyasi şov ya da siyasi körlük bu gerçeklerin üstünü örtemez, örtememeli.
“Masum söylemler” arasına kamufle edilmiş “dışarıdan” öncelikleri bir bir tespit edip tavır almak bir vatan burcudur.
Bugün siyaset de, siyasi oluşumlar da, bireysel duruşlar da “Türkiye Ekseni” ile “Çokuluslu Eksen” arasında bir tercihle karşı karşıya.
“İÇ İŞGALCİ CEPHE”İNŞA EDİYORLAR!
Gezi olaylarından bu yana, iki eksen arasındaki çatışma çok daha belirginleşmiş, “Çokuluslu Eksen”in müdahaleleri çok daha agresifleşmiş, buna karşı “Türkiye Ekseni” tam bir milli direnç haritası oluşturmayı başarmıştır.
“Dışarıdan Çevreleme” ve “İçeriden Kuşatma” diye yeni kavramlarımız var. “Çokuluslu Müdahale” ve “İç İşgalci” gibi tanımlanmış tehditler var. “İç işgalci cephe” inşa etmeye dönük çalışmalar var.
Siyasi partileri terör örgütlerini, bazı STK’ları, her siyasi kimlikten insanı bu cephede toplamaya dönük sistematik bir çalışma, bir siyasi mühendislik var.
LİBERALİNDEN İSLAMCISINA, IRKÇISINDAN MUHAFAZAKARINA..
“Türkiye’yi durdurma” diye bir uluslararası kampanya var ve içeride bu amaçla kurulmuş bir cephe var. Liberalinden İslamcısına, milliyetçisinden solcusuna, ırkçısından muhafazakarına bir çok kesimi bu cepheden toplayan bir çokuluslu irade var.
Bu iradenin de, cephenin de hedefi Türkiye.. Sinsi sinsi, başka aşka kimlikler altında her alanda örgütlenen; siyasetten medyaya, sermayeden sivil alanlara kadar yayılan bir “iç işgalci yapı” var.
Bu ülkede hiçbir şey “iç politika” ile sınırlı değil. Türkiye’nin her tartışması, her kavgası, her hayali, her direnişi bölgeseldir, küreseldir.
“FIRAT’IN DOĞU’SUNAG İRMEYİN” SÖZÜ,PKK’NIN, ABD’NİN,İÇ İŞGALCİLERİN SESİ
Gezi olaylarında “İstanbul Havalimanı ve Kanal İstanbul’u iptal edin” diyenler ABD’nin ve Avrupa’nın sesiydi.
15 Temmuz’da köprüyü kapatıp Avrupa ile Anadolu’yu birbirinden ayırmak isteyenler, ABD ve Avrupa’nın terör örgütüydü.
Bugün “Fırat’ın Doğu’suna girmeyin” diye toplantılar yapanlar PKK’nın sesi, ABD’nin sesi, İsrail’in sesidir. Bu bir “iç işgalci” sestir!
Bu yüzden de adına “Millet İttifakı” dedikleri, milletle ve ülkeyle hiç bir aidiyeti olmayan, tamamen mandacı, PKK’nın önünü açmaya ayarlı yapıda bulunup da kendini Türkiye’ye ait hisseden herkes bir an önce o cepheyi terk etmeli.
PKK İLE UZANTILARI,FETÖ İLE KRİPTOLARI VE DİRENİŞ KALELERİ
Millete, milletin yüzyıllarına ve geleceğine savaş açanların kurduğu, Suriye ve Türkiye’yi içine alan bir “harita” projesinin parçası olan bu yapıdaki İyi Parti, Saadet ve CHP’nin vatanseverleri“Türkiye Ekseni”ne dönmeli.
Orada sadece HDP ve PKK ile uzantıları, FETÖ ve kriptoları, kafadan ABD ve İsrail’e bağlı olanlar, mandacılar kalmalı.
Çokuluslu eksen, her siyasi partiye, oluşuma ve terör örgütüne yeni roller, ihaleler dağıtıyor. Çünkü zaman hızlandı, kurşunlar namluya sürüldü. Selçukludan bugüne gelen siyasi damar, direniş kalelerini kurdu, safını seçmesi için herkese tanınan sürenin sonuna gelindi.
ABD’DEN “AFERİN”, HDP’DEN “OY ALMA” HESABI YAPANLAR TÜRKİYE’YE ASLAN KESİLİYOR..
CHP’liler “Suriye toplantısı” yapıyor. Adı Suriye toplantısı ama HDP ve PKK’nın tiyatrosuna dönüyor. ABD ve İsrail’in bölgemize yönelik işgal sesine dönüyor.
“Türkiye Fırat’ın Doğu”suna girmesin” çağrısı yapılıyor. ABD’den “aferin”, HDP’den “oy” hesabı yapanlar “Türkiye’ye aslan kesiliyor. “Fırat’ın Doğu’suna girme, Afrin’e girme, 15 Temmuz tiyatro” diyenler, PKK ve FETÖ’nün öfke seline teslim oluyor, tam bir “iç işgalci” tavır alıyor.
Onlar yarın, “Suriye’nin kuzeyindeki koridorun aynısı Türkiye’nin güneyinde de oluşturulmalı” diye lobi yapacaklar, ortam hazırlayacaklar, siyasi körlük operasyonları için kullanılacaklar.
TÜRKİYE AFRİN’E GİRDİĞİ GİBİ FIRAT’IN DOĞU’SUNA DA GİRECEK
Şimdilik “Fırat’ın Doğu’suna operasyonu engellersek, ya da ABD ve PKK’ya zaman kazandırırsak kardır” diye konumlandırıldılar. Zamana oynuyorlar. ABD talimatıyla, PKK talimatıyla, Suud ve BAE fonlarıyla oynuyorlar.
Türkiye Afrin’e girdiği gibi Fırat’ın Doğu’suna da girecek. Bırakın ABD’yi bu, içeriden bile engellenemeyecek. Çünkü bu müdahaleyi yapmamanın, Türkiye’nin parçalanmasına giden en önemli adımın önünü açacağını hepimiz biliyoruz.
Türkiye coğrafyanın her köşesinde olacak, bu ülkeyi korumak için yapılması gereken her şey yapılacak. Türkiye’nin buna gücü de var, aklı da var, yüzyıllarda dayanan jeopolitik bilinci de var.
ERDOĞAN’DAN BİR ÇAĞRI, BİR VAAT: MİLLİ EKSENDE BULUŞALIM. BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ
Bu ülkenin sınırlarının sıfır noktasında savunulamayacağını biz yüzyıllardır biliyorduk. Şimdi bir kez daha gördük.
“Önce milletim demeyen hiç kimsenin bu kutlu kurumun çatısı altında yer almaya hakkı olmadığını düşünüyorum. Terörle arasına mesafe koyan tüm kesimleri milli meselelerde ortak paydada buluşmaya davet ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bir gece ansızın gelebiliriz” sözünü “geliyoruz” diye anlayın siz!
Burada bir çağrı bir de vaat var.
Çağrı, İyi Parti, Saadet ve CHP’nin vatanseverlerine:
“İç işgalci” cepheden ayrılın, “Türkiye Ekseni’ne katılın.
Vaat ise, “iç işgalci”lere: Zahmet etmeyin biz oraya geliyoruz…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021