İbrahim Karagül
Türkiye üç hafta içinde, merkez güçlerin durumunu sarsan, coğrafyamızda devam eden en büyük projeyi sona erdirenüç büyük jeopolitik adım attı. Suriye savaşını başlatan bütün hesapları sıfırladı.
Biri askeri olarak sahada, ikisi siyasi ve diplomatik olarak masada, üçünde de “merkez güçler” vardı ve Türkiye üçünden de kazançla çıktı. ABD ve Rusya gibi iki büyük devletin yanında üçüncü büyük güç olarak kendini gösterdi.
İSRAİL, AVRUPA, ARAP REJİMLERİ ŞAŞKIN..
Avrupa’nın, İsrail’in, ABD kontrolündeki Arap rejimlerinin şaşkın bakışları arasında askeri ve diplomatik operasyonlarını akıllı bir koordinasyonla sahaya sürdü ve alacağını aldı.
Barış Planı Harekâtı ile “yapılamaz” denileni yaptı. “ABD’ye, Rusya’ya, Arap ittifakına, Almanya ve Fransa gibi AB ülkelerine rağmen Türkiye böyle bir şey yapamaz” diyenleri yok etti.
Oyun bozucu ve oyun kurucu gücünü hem bölgeye hem bütün dünyaya gösterdi. Bu gerçek Türkiye’yi devler ligine taşıdı. Artık ister bölgesel isterse küresel olsun, o masada Türkiye her zaman var olacak. Artık Türkiye hiçbir zaman bölge ülkesi görülemeyecek. Küresel ölçekte merkezî bütün alanlarda Türkiye varlığı hissedilecek.
TERÖR KUŞAĞI, HARİTA PLANI TARİHE GÖMÜLDÜ
Suriye’nin kuzeyinde, Akdeniz’den Irak sınırına, oradan da İran sınırına uzatılan terör koridoru, terör haritası tarihe gömüldü. Artık ne İsrail, ne ABD ne de Avrupa ülkeleri böyle bir projeyi uygulayabilir. Uygulamaya teşebbüs edemez.
Türkiye’yi terörle çevreleme, arkasında çokuluslu ittifakla çevreleme hesapları suya düştü. Suriye’den sonra Akdeniz ve Ege’de sıkıştırma planları suya düştü. Türkiye’nin üç haftada sahada ve masada kazandıkları, artık böyle yöntemlerle sıkıştırılacak bir ülke olmadığını, olmayacağını ABD’ye ve Avrupa’ya gösterdi.
AVRUPA’NIN İKİ YÜZLÜ POLİTİKALARI ARTIK ÇÖKTÜ
Türkiye-ABD ilişkileri, Türkiye-AB ülkeleri ilişkileri nitelik değiştirdi, ölçek değiştirdi. ABD ve Avrupa ülkeleri artık bir daha Türkiye’ye bir bölge ülkesi olarak davranamaz. Türkiye’siz hesap yapamaz, Türkiye’nin caydırıcı gücünü görmezden gelemez. Bu anlamda Ankara, küresel siyasette, AB ülkelerinin tamamından bile daha ciddi bir ağrılık elde etmiştir.
Bu aşamadan sonra Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin Kürt politikaları, PKK’ya yaklaşımları kökten değişecek, değişmek zorunda kalacaktır. Terörle terbiye etme politikalarının sonu gelmiştir. PKK üzerinden yürüttükleri ikiyüzlü politikaların sonu gelmiştir.
İSRAİL, HEZİMETE UĞRADI, ARAP REJİMLERİ AÇIĞA DÜŞTÜ.
ABD ve Rusya ile var olan anlaşma, Türkiye’nin güvenlik kaygılarını uluslararası ölçekte kabul ettirme sonucunu doğurdu.
PKK ve terör konusunda kırk yıldır atılamayan adımlar atıldı, terörle mücadelede dev bir zafer kazanıldı. ABD ve Rusya’nın PKK üzerinden Türkiye’yi köşeye sıkıştırma planları boşa çıkarıldı.
AB ülkelerinin, İsrail’in ya da Arap ülkelerinin bu anlaşmalara rağmen bir şey yapma imkânı kalmadı. Hepsi açığa düştü, buna boyun eğmek zorunda da kalacaklar.
Özellikle İsrail, Suriye’de hezimete uğradı. Savaşın başından bu yana bütün çalışmaları çöp oldu. İsrail’in dizayn ettiği politikalara fon sağlayanS. Arabistan ve BAE Suriye’de kaybetti. Daha da kaybedecekler.
TÜRKİYE ABD’Yİ BÖLGEDEN ÇIKARDI. SURİYE’DEKİ PAYLAŞIM SAVAŞI BİTTİ
Türkiye ABD’yi güvenlik hattından çıkardı. ABD’yi hiçbir güç buradan çıkaramazdı. Ama bölgeden çekilme durumunda kaldı. ABD olmayınca PKK da, AB ülkeleri de, İsrail de çekilmek zorunda kaldı, kalacak.
Soçi’deki anlaşma ile de Türkiye ve Rusya, Suriye ve bölgede daha birçok ortak adım atabileceğini gösterdi. Sadece ekonomik ve savunma ortaklıkları değil, iki ülkenin küresel ölçekte çok ciddi reformların öncüsü olabileceği de ortaya çıktı. Ankara-Moskova ilişkilerinin sağlam zeminde olduğu bir kez daha gösterildi.
ABD ve Rusya ile yapılan anlaşmalar, Suriye’nin bütünlüğü için savaşın başladığı günden bu yana atılan en önemli adımlar oldu. Artık bu ülkenin, uluslararası paylaşım ülkesi olmayacağı, Batı’nın iştahının sınırlanacağı teyit edildi.
DÜNYA TÜRKİYE’NİN DÖNÜŞÜNÜ İZLEYECEK.YÜKSELME DÖNEMİ BU!
Zor oyunu bozar dönemindeyiz. Çünkü küresel iktidar alanı dağıldı. Uluslararası sistem dağıldı. Güç oyunları her şeyi belirler oldu. Dolayısıyla gücünü hissettiremeyen hiçbir ülkenin geleceği olamayacak. Türkiye bunu fark etti, hissetti ve oyuna soktu. Sonuçlarını da almaya başladı.
Türkiye tarihi tezleriyle, iddialarıyla geri döndü. Dünya Türkiye’nin dönüşünü izliyor şimdi. Ülkemize yönelik bütün oyunlar, bu dönüşü engellemeye yönelikti. Her alanda kaybettiler.
Hep bunu savunduk, buna anandık, bu ısrarı sürdürdük. Oyun böyle kurulunca da çevremizdeki ve içerideki hesapların nasıl bozulduğunu, çöp olduğunu gördük, tecrübe edindik. Artık geri dönüş olmayacak, artık bu ülkeyi geleneksel yöntemlerle sınırlama imkânı olmayacak.
İşte tarih yükselişi dediğimiz şey bu! Türkiye’nin “yükselme devri” çok daha hızlanacak.
ERDOĞAN, PUTİN VE TRUMP… ÜÇ LİDER DÜNYAYI DEĞİŞTİRİYOR
7 Ekim 2019, Barış Pınarı Harekâtı. 17 Ekim 2019 ABD ile Ankara anlaşması. 22 Ekim2019 Rusya ile Soçi anlaşması…
İki hafta içinde, dünyanın merkez ülkelerini sarsan üç büyük hareket. Kırk yıldır PKK ile yürütülen mücadelede kısa sürede dev adımlar. İlk kez böyle bir iklim yakaladık.
Küreseli iktidar alanındaki boşluk, burada da bize hareket alanı sağladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güçlü liderliği ve kararlılığı işte tam da bu boşluğu doldurmayı bildi. Erdoğan, Putin ve Trump arasında bir küresel güç oyunu izliyoruz. Üç lider dünyayı değiştiriyor.
SAHADA, MASADA VE SOÇİ’DE KAZANDIK.
Dünyanın büyük güçlerinin içinde bulunduğu bir savaş oyununa, bir harita projesine doğrudan müdahale ettik. Suriye savaşının başladığı günden bu yana hangi güç, ülke ne hesap yaptıysa sıfırladık. Bu kazancı önümüzdeki dönemde, başka masalarda çok daha güçlü göreceğiz.
Terör koridoru bitti. Türkiye’yi çevreleme planları şimdilik sıfırlandı. İç cephe kurup içeriden müdahale planları boşa çıktı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuBir yakın takip hikayesi bizimkisi… 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçCHP çok iyi bir şey yaptı 4.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAmerika İran’a saldırır mı saldırmaz mı? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALKürt milliyetçiliği bilincini yok etmek istiyorlar… 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİmamoğlu dediler, ucu yine AKP’ye çıktı! 110 milyon tazminat sözü vermişler 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.09.2021
26.07.2021
28.06.2021
17.06.2021
14.06.2021
10.06.2021
4.06.2021
31.05.2021
20.05.2021
17.05.2021