İbrahim Kiras
Ramazan münasebetiyle ekranlara çıkan hocalarımız oruç ayını idrak ederken Gazze’deki din kardeşlerimizin halini unutmamamız gerektiğini söylüyorlar hep bir ağızdan. Zulme karşı sessiz kalmanın Müslümana yakışmayacağını da ayrıca vurguluyorlar.
Bunun aksi düşünülemez zaten. Bu mübarek ayda suçsuz günahsız masum insanlar -üstelik aynı kıbleye döndüğümüz insanlar- katliama uğrarken hiçbir şey yokmuş gibi mükellef iftar sofralarında oruç açıp ışıl ışıl camilerde teravih namazlarını kılıp itikafa girip TV’lerde yayınlanan mukâbele ile hatim indirip Allah’ı razı edebilir miyiz.. diye bir düşünmek lazım gerçekten...
Bütün insanlığın içinden geçtiği bir sınav bu gerçi ama dindar Müslümanların, bilhassa boyuna “ümmet” diye bir “dava”dan söz edip duran “Hükümet Müslümanları”nın daha öncelikli sınavı…
Bu “Hükümet Müslümanı” tabiriyle kimilerinin “Siyasal İslamcı” dedikleri kesimi kastetmiyorum. Daha doğrusu münhasıran onları kastetmiyorum. Particilikle dini karıştıran, hükümet politikalarını sıratı müstakim olarak gören nevzuhur bir İslam anlayışını kastediyorum. Hükümet Müslümanlığı da diyebiliriz. Çünkü bu kitle “non-governmental” değil. Sivil değil. Siyasal yapıya bağımlı.
Bu anlayışa göre “Sizden olan yöneticilere itaat edin” emri aynı zamanda “Sizden olanlara toz kondurmayın” anlamına da geliyor. Mevcut hükümet (bütün hükümetler değil elbette!) her ne yaparsa yapsın eleştirmemek, bilakis destek vermek, çünkü her yaptığında hikmet olduğuna inanmak gerekiyor.
Her partinin bir bölüm taraftarında vardır bu duygu aslında. Ama bugünkü iktidar partisinin bir bölüm taraftarında bu duygu din ve iman kavramlarıyla ifade ediliyor. Onun için “hükümet Müslümanlığı” veya “iktidar Müslümanlığı” diyorum, artık kimse kusura bakmasın!
Bu insanlar elbette Gazze’de olup bitenlere karşı duyarsız değiller. Ama bu konuda hükümetin eleştirilmesine tahammül edemiyorlar. Onların nezdinde Gazze’nin temsil ettiği kutsallıkla hükümetin temsil ettiği kutsallık eşdeğer. Öyle ki ülkeyi yönetenlerin Gazze konusunda sergilediği çelişkili ve tutarsız tutuma itiraz edenleri “İsrail’in adamı” diye suçluyorlar!
Geri kalanlara dedikleri ise şu: “Oturun oturduğunuz yerde, hükümet ne gerekirse yapar. Siz boykot listesindeki kahveleri içmeyin yeter.”
Bu yaklaşım kendi aklına ve kendi vicdanına tâbi olmak isteyenler açısından kabul edilebilir bir yaklaşım olabilir mi?
Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksa denildiğinde mangalda kül bırakmayan “Hükümet Müslümanları”na bakarsanız İsrail’in Gazze’de yaptıklarına karşı elimizden gelen tek şey “boykot”. Sözgelimi bazı kahve markaları yerine başka bazı kahve markalarını tercih etmemiz yeterli.
Kimin hangi kriterlerle hazırladığı bilinmeyen boykot listelerindeki firmaların birçoğunun konuyla ilgisinin tartışmalı oluşunu geçiyorum… Tamam… İstediğiniz kahveyi için, istemediğinizi içmeyin. Ama sizin ülkenizin limanlarından İsrail’e her gün demir-çelik, çimento, petrol, gıda maddesi vs taşıyan gemiler kalkıyor… Gazze’de çocuklar açlıktan ölürken İsrail ordusunun gıda ihtiyacını bizim tedarik etmemiz normal mi? “Siyaset başka ticaret başka” mı diyorsunuz? Yoksa “O ürünler aslında İsrail gümrüğünden geçip Filistinlilere gidiyor” yalanına inanmayı mı tercih ediyorsunuz?
İsrail’e silah bile satıyoruz. Ama TÜİK -bizim gazetenin haberleri üzerine- açıklama yapıp “Sattıklarımız harp silahı değil, av silahı” dedi. Dilerseniz bu bahaneyi de kullanabilirsiniz vicdanlarınızı rahatlatmak için. Vicdanınız kabul ederse…
En son İsrail polisinin Mescidi Aksa’nın etrafına gerdiği dikenli telin de Türkiye’den gittiği ortaya çıktı. Daha ne olsun?
“O kahveyi iç, bu kahveyi içme” diyenlerin bütün bunlara ise hiç ses çıkarmamaları nasıl yorumlanabilir? Hükümete bağımlı siyasal dindarlık diye yorumluyorum ben. Başka nasıl yorumlanır bilmiyorum.
Şu da var: Avrupa ve Amerika şehirlerinde her hafta sonu yüz binlerce insan meydanlara çıkıyor, Siyonist vahşetin durdurulması veya İsrail’e desteğin sonlanması için kendi hükümetleri üzerinde bir kamuoyu baskısı oluşturmaya çalışıyorlar.
Bizde ise kahveleri boykot eden kitleler ancak hükümet çağırırsa protesto gösterilerine katılıyorlar. Bunda bir tuhaflık yok mu?
Mesela hükümete İsrail ile ticari ve diplomatik ilişkilerin bitirilmesi yolunda baskı yapmaya çalışmak niye kimsenin aklına gelmiyor?
Çünkü bunu yapabilecek “sivil” bir kitle yok. Sözüm ona “Sivil toplum örgütü” adını taşıyan dernekler, vakıflar vs. sivil falan değiller. Çünkü en başta bağımsız değiller.
Türkiye’nin toplumsal yapısının ürünü bu tablo. “Hükümet Müslümanlığı” da bu toplumsal yapının ürünü. Özgün bir din yorumu falan değil...
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026