İbrahim Kiras
Türkiye bugünlerde yine büyük bir skandalı konuşuyor. Hepimizi şoke eden olay üst düzey bürokratların e-imzaları ele geçirilerek yüzlerce -belki de binlerce- kişiye sahte diploma düzenlendiğinin ortaya çıkması.
LGS sınavıyla ilgili tartışmalar henüz bitmeden gündeme gelen bu konu eski skandalları unutturacak kadar vahim.
Öyle ki olayla ilgili olarak göz altına alınan şüphelilerden birinin verdiği ifadeden “400 kişinin 'profesör' ve 'doçent' unvanı alarak üniversitelerde görev yaptığını” öğrendik. Şüpheli şahsın beyanına karşılık yetkililer ise 400 sayısının doğru olmadığını açıkladılar. Demek ki hepsini saymışlar, doğru sayıyı biliyorlar. Olayın bu derecede kontrol altında olduğunu öğrenmek milletin içini ferahlatmıştır herhalde!
Ne var ki bu önemsiz diploma yolsuzluğunun çorap söküğü gibi gerisi de geldi hemen. Birçok kurumda benzer sahtekarlıkların yapıldığı anlaşıldı. Bir dokun bin ah işit demiş eskiler. Diploma yolsuzluğu duyulur duyulmaz arka arkaya her yerden ses gelmeye başladı.
Mesela e-imza kullanılarak değiştirilen sınav sonuçları da varmış. Bu yolla kimi parayı bastırıp ehliyet almış, kimi diploma. Kimi doktor olmuş kimi mühendis.
Vatandaşlık karşılığı konut satışlarında da sahte raporlarla binlerce yabancıya vatandaşlık verilmiş.
Yasa dışı yollardan gelen kaçak göçmenlere sahte lise ve üniversite diploması ile ikamet izni düzenlenmiş.
Hatta, insan şaşırmayı unutuyor bazen, Konya'da 4 imamın sahte diploma ile görev yaptıkları anlaşılmış.
Özetle, kurumlarımız adeta “yol geçen hanı” olmuş.
Görevi siber güvenliği sağlamak olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanının e-imzası bile çetelerce ele geçirilmiş.
Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK) diye geniş yetkileri olan bir kurumumuz var bizim üstelik. Birkaç ay önce de Siber Güvenlik Başkanlığı adıyla yeni bir kurum daha ihdas edildi.
Böylesi anlı şanlı kurumlarımız varken, dijital devlet alt yapısının kevgire dönmesinin makul bir açıklaması var mı?
Hatırlayacak olursanız, KARAR.’da birkaç yıldır dijital devlet verilerinin güvenliği konusunda çok sayıda haber yaptık. Mesela 85 milyonun kimlik bilgileri yıllardır elden ele dolaşıyor. Bu veri hırsızlığını inkar etmek dışında bir şey yapmadı yetkili kurumlar.
İnternete girdiğinizde belirli sitelerde veya sosyal medya mecralarında devlete emanet edilmiş olan kişisel verilerin açık açık pazarlandığını görüyorsunuz ama yetkililer internete girince bunu görmüyor ve “iddiaları” ısrarla inkar ediyor.
Her hafta düzenli bir şekilde tekrarlanan “Türkiye cumhuriyeti bir hukuk devletidir” açıklaması gibi, “Hiç kimse bizim dijital verilerimize izinsiz ulaşamaz” açıklamaları yapılıyor her defasında. Bunun dışında da bir şey yapılmadığı anlaşılıyor.
Oysa veri hırsızlığı günlük hayatın bir realitesi artık. Bakıyorsunuz, başta telefon dolandırıcıları olmak üzere kötü niyetli insanlar kimlik bilgilerimizi tepe tepe kullanabiliyorlar. Sıradan dolandırıcıların bile kolaylıkla erişebildikleri bu verilerin uluslararası istihbarat örgütlerinin eline geçmesi de herhalde zor değil.
Uluslararası demişken, KARAR. okurları “Genelkurmay’dan Türksat’a devletin tüm stratejik kurumlarının dijital güvenliklerini sağlamak için Tel Aviv merkezli ‘Checkpoint’ adlı şirketin ürünlerini kullandıkları” haberini hatırlayacaktır. İsrail ordusuna hizmet veren söz konusu şirket bir taraftan ‘boykot’ listelerinde de yer alıyordu hani.
Buna karşılık, yeni kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı’nın görev tanımı ve yetkilerinin belirlendiği Siber Güvenlik Kanunu’nda şöyle bir madde yer alıyor: “Siber uzayda veri sızıntısı olmadığını bildiği halde halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak ya da kurumları veya şahısları hedef göstermek amacıyla siber güvenlikle ilgili veri sızıntısı olduğuna yönelik gerçeğe aykırı içerik oluşturanlara veya bu maksatla bu içerikleri yayanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.”
Demek ki veri sızıntılarını önlemeye çalışmaktan ziyade veri sızıntısı haberleriyle uğraşmak önemli kurumlarımız için.
Zaten görüyorsunuz, yıllardan beri sürekli yalanlanan veri hırsızlığı haberleri gibi şimdiki “iddia” da yine yalanlanmaya çalışılıyor. Bu konuda devlet kurumlarının açıklamaları “Büyütülecek bir konu değil, hükümetimizi zayıf göstermek için abartılıyor, dezenformasyon yürütülüyor” şeklinde.
Oysa göz bebeğimiz gibi korumamız gereken en kritik kurumların mahrem odalarında çeteler at koşturuyormuş!
Devlet kurumlarının güvenilirliği “Merak etmeyin, bir şey yok” açıklamaları yapılarak korunmaz. Kurumların ehliyet ve liyakat esasına göre belirlenen donanımlı ve deneyimli kadrolarla görevlerini yapması gerekir.
Diploma sahtekarlığı haberleriyle tesadüfen gündeme gelen “dijital veri güvensizliği” meselesi son zamanların en büyük skandalı. İnanılmaz bir olay. Tarif edilmesi bile zor.
Bu noktada sorulması gereken tek soru şu: Yıllardır bütün bunlar olup biterken ilgili devlet kurumları ne yapıyordu?
Bu sorunun yalnızca iki mümkün cevabı var: Ya göz yumdular ya da göremediler. Göz yummuş olamazlar elbette. Öyleyse doğru cevap ikincisi. Maalesef ilkinden bile daha vahim olan seçenek.
Devlet kurumlarıyla vardır. Kurumları devreden çıkarırsanız devletin de çivisi çıkar. Yalnızca bugünkü skandalın değil, son on yıldır yaşananların özeti budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.02.2026
27.01.2026
27.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
13.01.2026
6.01.2026