İhsan DAĞI
Dünyada dostunuz yoksa, yalnızlaşmış ve herkesi düşman görmeye başlamışsanız demokrasi inşa etmek zordur. Sadece demokrasi değil...
Böyle bir ülke refah da, özgürlük de üretmekte zorlanır. Dahası, içerideki ve dışarıdaki her sorun, aşmakta zorlandığınız dev dalgalara dönüşür. Türkiye’nin son dönemde yakın çevresi ve dünya ile ilişkileri endişe verici bir hal almaya başladı. Daha birkaç yıl önce hükümetin en başarılı olduğu dış politika alanı şimdi tüm ülke için ciddi riskler barındıran bir mahiyet kazanmaya başladı.
Hükümetin imkanları ile iddiaları arasındaki makas açıldıkça dış politikada başarısızlık görüntüsü kaçınılmaz oluyor. İmkanlar asla az değil, sadece iddialar uçuk. Evet, bölgeye ve dünyaya nizamat vermek, adil bir dünya düzeni kurmak, BM’yi yeniden tasarlamak, ezilenlerin sözcüsü olmak birçok kişinin kulağına hoş geliyor, ama eldeki imkanlarla bu iddialar uyumlu mu? İmkanlar dünle kıyaslandığında asla az değil, son bir asrın en üst noktasında. Ama hâlâ ‘yeni dünya düzeni’ kurmanız için yetmez. İddialarınızla fincancı katırlarını ürkütmüş olursunuz sadece.
Elbette ilkesiz, ahlak dışı bir dış politika olmaz. Ama ilkeli dış politika ile ‘ideolojik’ dış politika arasındaki ince çizgide durmak gerek. İlkeli dış politika adına kimse bize ideolojik, hayali, afaki dış politika hedeflerini, uygulamalarını savunmaya kalkışmasın. Ütopik, dogmatik, hayali kurguları gerçek veya gerçekleşebilir sanıp, içerideki gibi bir ‘inşa dönemi’nin bölgede de başladığını düşünüp bütün bölgesel ve küresel aktörlerle çatışma noktasına getirmeyin ülkeyi, ülkenin işadamlarını, işçilerini, esnafını, sivil toplumunu...
Dış politikada ideolojik bir yol izleyen, bölgesel ve küresel sisteme meydan okuyan ‘devrimci’ ülkeler de oldu; Bolşevik devrimi sonrası Sovyetler Birliği ve devrim sonrası İran gibi. Sovyetler emperyalizmin dünya hakimiyetine son verecekti, Humeyni müstekbirlerin mustazaflara yaptığı zulme... Bölgede ve dünyada ‘adil, ezilenlerden yana, emperyalistlere karşı’ bir düzen kuracaklardı. Olmadı, olamazdı... Bütün dünyayı değiştirmeye kalkışınca birden bütün dünyanın düşman olduğunu gördüler ve düşmanlara karşı içeriyi disiplin altına aldılar; yani dünyayı ezenlere karşı mücadele ettiğini söyleyen rejimler önce kendi halklarını ezmeye başladılar.
Dış politikada ‘revizyonizm’ ülkenin başını derde sokar. Uluslararası ve bölgesel güçler revizyonist devletlerden hazzetmezler, onları yalnızlaştırır ve sindirmeye çalışırlar. Sonuç, sürekli bir çatışma ve gerginlik halidir ve bu da toplumu boğar, devleti devleştirir. ‘Birleşip üzerinize gelen bütün bir dünyaya karşı durmak’ iç siyasette kahramanca bir tutum olarak prim yapabilir. Böyle bir strateji ile bir süre ayakta durmayı başarabilmiş rejimler olabilir, ama otoriter bir siyaset, disiplin altına alınmış bir toplum ve devletin denetiminde verimsiz bir ekonomisi pahasına...
Türkiye, böyle bir modelden şiddetle uzak durmalı. Revizyonist bir devlet görüntüsü vermekten kaçınmalı, içeride ve dışarıda köprüler kurma siyasetine geri dönmeli. Aksi halde büyük risklere gebe bu ülke.
Devleti yönetenlerden, sorumlu davranmalarını beklemek hepimizin hakkı. Aldıkları kararlar, izledikleri politikalar bütün ülkeyi, ülkenin geleceğini bağlıyor. Romantik bir geçmiş özlemiyle riskli sulara açılmanın, ideolojik körlükle gerçeklere gözlerini kapamanın bedelini hepimiz öderiz. Kendilerini MTTB gençlik liderleri gibi görme lüksleri olamaz. Romantik bir yönetim de, ideolojik bir devlet de toplum için tehlikelidir...
Dünya ile kavga ederek ne demokrasi inşa edilir ne refah üretilir ne de özgürlükler garanti altına alınır. Çatışma ortamında tek kaygı ‘güvenlik’ olur; bol bol ‘milli birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz bu günler’ nutuklarını duyar, ‘iç ve dış mihraklar’a lanet okuruz.
Devletin tercihi belli de, toplum ne istiyor? [email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
13.01.2025
10.05.2024
11.04.2024
8.04.2024
3.01.2024
25.12.2023
13.12.2023
16.10.2023
9.10.2023
17.06.2023