İlhami IŞIK
Siyasi düşüncelerinize seslenmiyorum, vicdanlarınıza sesleniyorum
Sadece bizde değil,
Hemen hemen dünyanın her yerinde mülteciler ya da ötekiler olarak adlandırılan milyonlarca insanın karşılaştığı bir sorundur:
Kin, öfke, kabullenememe ve ırkçılık.
Özelikle de Arap Baharı denilen Müslüman coğrafyasındaki ayaklanmalarla başlayan ve büyük yıkımlara dönüşen trajediden sonra canlarını kurtarmak adına dünyanın her yerine dağılmak zorunda kalan mülteci akınları bu duyguyu daha da depreştirdi.
Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere,
Mültecilere yönelik öfke daha da büyüdü.
Bunun birçok nedeni var.
Ama en önemlisi 2000 yılların başından beri devam eden ekonomik krizler,
Batı toplumunda yaşayan insanların ekonomiden almış oldukları payı azalttı.
Bu azalmanın yaratmış olduğu kaygı, endişe ve korku,
Mültecilerin varlığına yönelik bir tavra dönüştü.
Ve ekonomik kaygı artıkça.
Mültecilere yönelik öfkede aynı şekilde artmaya başladı.
Bunu engellemenin yolu olarak mültecilerin Türkiye’de kalması adına yeni bir siyaset geliştirdiler.
AB’ye üyelik görüşmeleri ve vize serbestiyeti ile birlikte milyarlık yardım teklifleri sunarak…
Mültecilerin Türkiye dışında Avrupa’ya gitmemeleri sağlandı.
Bu durum Türkiye’de 4 milyona yakın mültecinin şimdilik kalma gerekçesi oldu.
Bu işin politik yönü.
Bir de insani yönü var ki…
Eğer hakikaten Suriye’de neler yaşandı konusunu içselleştirirseniz mültecilere yönelik öfke ve düşmanlığın büyük bir günah olduğunu görürsünüz.
Bir ülke düşünün,
Adı Suriye…
Babadan oğula geçen bir sistemle yönetiliyor.
Ve dünyadaki bütün örgütlere yer açıyor, 2 şartla:
1) Suriye'de hiç eylem yapmamaları koşulu
2) Kendi ülkelerinde Suriye yönetimine destek verme koşulu
Ve bu ülke:
Komünist,
Milliyetçi,
Solcu,
Sağcı,
İslamcı,
Hıristiyan,
Arap,
Filistinli,
Türk,
Kürd,
İngiliz,
Alman,
İtalyan,
Latin Amerikalı vs.
Yüzlerce örgüte ev sahipliği yaparak kendi içerisinde de Orta Doğu’nun en tehlikeli istihbarat örgütü olan El Muhaberat ile kan kusturuyor.
Ama hayat yine devam ediyor Suriye’de.
Kimi çaresizlikten,
Kimi korkudan,
Kimi zamana bırakarak,
Kimi de destek vererek…
Suriye yönetimi 2010 yılına kadar sadece içerideki baskılarla örgütlere verdiği destek ve Lübnan’ı işgal etmesi ile konuşulan bir ülkeydi.
Ama 2010 yılında Tunus’ta başlayan ayaklanmalar Suriye’ye de sıçrayınca,
Suriye bu sefer iç savaşla anılan ülke olmaya başladı.
Ve bizim hikayemiz de burada başlıyor.
Ve elinizi vicdanınıza koyun öyle karar verin!
Suriye’ye sıçrayan ayaklanma,
Dünyanın büyük çoğunluğu tarafından desteklendi.
Esad düşecek, dendi…
Ama olmadı!
Esad uçaklarla, tanklarla ve bombalarla kendi şehirlerini, kasabalarını ve köylerini bombalamaya başladı…
Bunun karşısında,
Onlarca örgüt elde silah Esad’a karşı şehirlerde savaşmaya devam etti.
Yetmedi!
Esad yanlısı 81 örgüt kuruldu.
İran devleti Suriye’ye girdi.
Ruslar Suriye’ye girdi.
Esad karşıtı örgütlerin sayısı yüzleri buldu…
Neredeyse her şehir ve kasabada bir örgüt kurulmaya başlandı.
Ve bu örgütler hem Esad ile hem birbirleri ile savaşmaya başladılar.
Ki en lanetlisi DEAŞ oldu…
Böyle kimin dost,
Kimin düşman olduğu belli olmayan bir ortamda
1 milyona yakın insan öldürüldü.
1 milyondan fazla insan yaralandı.
10 milyon insan göç etmek durumunda kaldı.
Suriye’nin dörtte üçü yıkıldı.
Tam bir hayalet ülke haline geldi.
Ve bu vahşet,
Bu yıkımlar milyonlar günlük hayatlarına devam ettiği bir zaman dilimi olan 2011 martından sonra başladı.
Esad in attığı bombalar kendini yıllarca destekleyenleri de öldürdü.
Muhaliflerin attığı bombalar Esad’dan nefret eden insanları da öldürdü.
Kurşun ve bombalar insan seçmiyordu.
İnsanlar niçin öldürüldüklerini anlamadan öldürüldüler.
Kimseye düşman değildiler.
Ya da kimseye dost da değildiler.
Sadece Suriye’de doğmuşlardı.
Ve Suriye onların ülkesiydi.
Tek suçları Suriyeli olmaktı.
Onlar:
Esnaftılar,
Öğretmendiler,
Doktor ve mühendistiler,
Avukat, asker ve polistiler,
Köylü ve işçiydiler,
Memurdular,
Kadın ve çocuktular,
Hiç kimsenin tarafı değildiler…
Bir gün devlet bombalıyordu.
Bir gün farklı bir örgüt,
Bir gün örgütler birbirleri ile savaşırken bombalıyordu onları.
Bir gün "A" örgütü şehri ele geçiriyordu.
Bir süre sonra "B" örgütü ele geçiriyordu.
Ve bu 7 yıldır devam ediyor.
Ne zaman biteceği de meçhul…
Şimdi soruyorum size:
Herkesin terk ettiği bu ülkede,
Herkesin yalnız bıraktığı bu ülkede,
İyi ve kötünün sürekli yer değiştirdiği bu ülkede,
Artık sizin savaşınız olmayan bu savaşta,
Siz yaşamış olsaydınız,
Ailenizi bu vahşetten uzak tutmaz mıydınız?
Siz olsaydınız,
Bu ölüm tarlalarından ailenizi kaçırmaz mıydınız?
Size soruyorum:
Elinizi vicdanınıza koyup öyle cevap verin!
Ailesini bu cehennemden kaçıran kişi
Korkak ve hain olabilir mi?
Yazarlar
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları



















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.02.2026
1.12.2025
25.10.2025
28.09.2025
14.09.2025
9.09.2025
1.09.2025
23.08.2025
10.08.2025
23.07.2025