İlker DEMİR
Bir ülkede kişi veya örgütlerin siyasal tutumları sosyal, kültürel ve siyasal bilince göre nicel farklılık arz ediyor, ama nitel olarak egemen zihni izliyorsa, o ülkenin devleti eğitme işinde “iyi” demektir.
Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti pek”iyi”, zira buradakilerin tutumu sanki tek yumurta çokuzlarınınki gibi.
Aynı konuda devletle komünistler ton farkıyla aynı.
Bu nasıl bir kişiliksizleştirme operasyonu sonucu, insan şaşıyor.
O kadar çok ki, örnekten geçilmiyor.
Devlet hep otoriter ve muhafazakar; Ak Parti devleti de eski devlet gibi aynı paradigma ve parametrelerin üzerinde, hakkımız yenmişti, asıl sahibi zaten bizdik diyerek makamda oturuyor ve sanki sadece onun orada oturmasına anamuhalif CHP ve millet ittifakı da o değerlere sıkı bağlı oturum bekliyor.
Sıkı bağın has tutkalı Kürdler.
Kürdlerin kimliği de siyasal statüsü de tanınmıyor, devlet onlarla ortak fotoğraf dahi çekinmiyor.
Güç, denge değişiklileri üretiyor, tükürükler yalanıyor ama o ittifaksız/kişiliksiz bir şekilde, çaktırmadan yapılıyor.
Burada azınlık sayılarak kimliği olanlar ta baştan itibaren dışlananlar/ötekileştirilenler, canları istim üzerindekiler dışında Kürd mürd yok, herkes Türk; başka inanç da yok, Alevilik ayrı bir inanç değil, Şiilik gibi bir mezhep; herkes Müslüman.
Herkes kaynaşmış imtiyazsız tek bir toplumun üyesi, halkın neyine yetmiyor!
Sınıf, tabaka, zengin yoksul da yok.
Solcu aydınları toplumun haline üzülüyor, kurtuluş için devlete militan oluyor.
Bu, 1920'den beri komünist partisi olmasına rağmen böyle oluyor.
Çünkü başta Komünist Partisi tüm modernistler genç TC'yi destekliyor.
Karadeniz'de boğulması, tevfikatla içerde çürüme, sürgün, kimseyi yıldıramıyor, destek belirsizlikle sürüyor.
Sonraları destek bırakılıyor, ama geleneksel zihin ana arterde kalıyor.
Geçmiş iz bırakıyor ama zaten ideoloji de devlet izli.
Sol zihin bir mülkiyet üzerine inşa ediliyor ve kurtuluş, o mülkün el değiştirmesi üzerine kurgulanıyor.
Türkiye solu komünist değil (ya da eski “komünist”), mülkiyetçi, adına, önder; komünü, doğrudan demokrasiyi savunmuyor.
Mesela HDP bileşeni sol bir partinin kuruluş yıldönümü toplantısında devletin bu paradigması kısmi bir kurtuluşa çare olarak sunuluyor ve alkış alıyor.
Alkış ve destekler yorumlar, o sol partinin yüreğinin ortalamasının nasıl attığını gösteriyor.
Modernist panelist, “ittifaka kimliklerle gelin ama kimlik siyaseti yapmayın” diyor.
Panelist de doğrusunu bilmiyor, ittifaka gelenlerin kendi gibi gelmeleri ama onayladıkları ortak proğramı desteklemeleri gerektiğini.
Kimlikleri devlet de kabül ediyor ama kimliksiz; "Kürdler, her şey olabiliyor, bir tek kürd olamıyor".
Dolayısıyla panelist tam da devleti farklı bir söylemle tekrarlıyor, belki dengelemek için HDP oyunun yüzde 15 civarında olduğu gerçeğini ekliyor.
Aynı koroya 1920/TKP’nin devamı olmasa da komünistlikte iddialı TKP, başka bir makamda katılıyor.
TKP sözcüsü, sol ittifakla ilgili bir söyleşide HDP’nin ittifakta neden olmadığına dair net bir cevap veriyor:
“(HDP,)TKP olarak önemsediğimiz, üç partinin de uzlaştığını düşündüğümüz çerçeve konusunda bazı başlıklarda oldukça belirsiz, bazı başlıklarda da bunlarla çelişen bir tutuma sahip.”
Üçlü sol ittifakın HDP'yi bir şekilde dışladığı anlaşılıyor.
Ve TKP ve ittifak, devlet ve anti Kürd camiadan kocaman bir aferin alıyor.
TKP aferin alır da İşçi Partisi durur mu, bir başka yolla da Başkan Erkan Baş, ana arterin bir kanadına vokalist olarak katılıyor:
“Sağın karşısına sağ, tek adamın karşısına tek adam gibi bir yaklaşıma girmeyeceğiz. Ekmeleddin gibi örnekler getirmeyin karşımıza. Getirdiklerinde kaybettiğimiz açık, niye aynı yenilgiyi tekrar yaşayalım?" diyor.
Bir devlet pratiğini kaybettiğimiz diyerek sahipleniyor, bir ana arter ittifakına ittifaksız/ilkesiz destek, yetmez, bir halkı inkar eden Millet ittifakına demokratik meşruiyet sunuyor.
O da herhalde aferinsiz kalmıyor.
Örnekler solun devlet karşısındaki hal-i pürmelaline yetiyor.
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025