İlker DEMİR
Kemal Kılıçdaroğlu Irak sınırındaki bir çatışmada yitirilen asker bir can için gittiği taziyede saldırıya uğradı.
"Baskın basanındır" misali mi, partiye verilen özel korumaları, partili arkadaşları ve devletin sağladığı güvenliğe rağmen Kılıçdaroğlu kendini oradaki bir eve zor attı.
Güç bela eve girdi ama aklı ölüm bürülü saldırganlar Kılıçdaroğlu'nu evle birlikte ortadan kaldırmaya yeltendi.
Ortalığı yakalım, yıkalım gibi hiddet dolu ölüm tehditleri sardı.
Görünen, kızınca "Elime geçersen görürsün, haşhaştan ufağına yok etmeyen namerttir!" diyen kültürel davranışın bir tezahürüydü.
Bu halkın hak, özgürlük isteyen yiğit evlatları, "eline düştüğünde", " Burada Allah yok, peygamber de tatilde" yazan "emniyet"leri az görmedi; işkencelerde günlerce inim inim inledi de duyan olmadı.
Zaten şiddet devletin kurucu bir öğesi değil miydi?
Bizatihi devletin tanımı egemen sınıfların baskı ve şiddet aracı değil miydi, "Nush ile uslanmayanı kötek" ile yola getiren?.
Halkın zihni, kurulduğundan beri devlete itaat etmenin kutsallığıyla oya gibi işlenip terbiye edilmedi mi?
Şiddet ile yola getirme; falaka, işkence, idam, hapis sadece devletin hakkıydı ama devletin olmadığı yerde de her vatandaş birer minik devletti.
Öyle ya, halk, bazı ulvi değerler zaptedilmiş ise "el koyma"sını bilmeyecek miydi?
İç Güvenliği korumakla yükümlü bakan, CHP il başkanlarını protokole almayın diyecekti de vatandaş durumdan vazife çıkarmayı bilmeyecek miydi?
Bilecekti.
Ve birikimi kadar da icra edecekti.
İşte bunu bu kez de Çubuk'ta icra etti.
Kılıçdaroğlu'nu linçe girişti.
Geçmişte de benzer şiddet eylemleri yaşandı.
2010 yılında Kayseri’de bir asker canın cenazesine katılan sakalıyla meşhur Bakan Taner Yıldız, "Türk milletinin yumruğu. Al sana açılım" diye nara atan birinin yumruğunu burnuna yedi.
Bakanın burnu kırıldı.
Yine 2010'da yine bir asker can cenazesinde MHP bayraklı biri benzer bir tepkiyle Başbakanlık çelengini parçaladı.
Yine aynı yıl Ahmet Türk'e yumruk atıldı, burnu, dişleri kırıldı.
Demek ki, 2010 bir gidişata tepki yılıydı.
Devam eden yıllarda da benzer şiddet eylemleri görüldü ama şiddetin nedeni, Ahmet Türk'e atılan yumrukta suç mahalline gelen suçlu gibi geldi, gören gözler onu gördü.
Tüm saldırılara cepheden karşı çıkan, şiddete aman vermeyen dil, üslup, içerik Türk'e saldırıda farklıydı.
Cümleler bağlaç doluydu.
Hele bazıları vardı ki bağlaçları da bağlamış, ırkçılığı ortalığa salmıştı.
Halkı göbeğini kaşıyan adam diye küçümseyen sivri köşeli Yılmaz Özdil saldırıya "oh olsun" dedi, şiddeti diğerleri gibi sahtekarca kınamak yerine "mert"çe savundu.
Birkaç hümanist yazar dışında meselenin özüne inen bir şekilde konuya değinen olmadı.
Şiddetin sana banası olmaz, çifte standart yanlıştır demedi kimse.
Kimse devletinki de şiddettir demedi.
Yumruk şart mı, devletin sopa atma, düşüneni hapsetme hakkı yoktur denmedi kendinden olmayınca.
E, deyin o zaman.
Bu saldırı ilk vesile olsun.
Hadi hep beraber, KHK bir mahkeme kararı değildir, seçmeyi seçilmeyi engellemez, engeller gasptır, kanuni şiddettir, hukuka aykırıdır deyiverin.
Devlete bağlı dil ona dönmüyor.
Çünkü bu ülkede katliam hükümlüleri cezaevi önlerinde beklenip gurur duyan sloganlarla karşılatıldı.
Karakollarda devlet aparatları katille poz poz fotoğraf çektirdi.
Şiddet kutsandı, devletin hukuka dair gıkı çıkmadı.
Çünkü katilin ve kutsayanın hafifletici nedeni devletti.
Bu bağlamda kınamalar maalesef laf-ı güzaf.
Şiddetin her türüne hayır!
Yazarlar
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025