İlker DEMİR
Egemen sınıfların ittifakı, sersem sersem yürüyen rejimle ömrünü sürüyor.
İttifakta doğrudan yer almayan egemen sınıfların kimi kanatları zaman zaman rejimin yönetim tarzından yakınıyor.
Mesela virüsle mücadelede halkla dayanışma kanallarının kapatılıp yasaklanmasına karşı çıkıyor:
"Ekmek dağıttırmadılar, aşevinin kaynağını kapattılar, bağış toplatmadılar, şunu/bunu yaptırmadılar!"
E tabi yanlışa yanlış denilir ama bu "ağlama" ilkesel temelde belirtmek gerekirse "timsah göz yaşı".
Çünkü iktidarken kendileri de benzerini yaptılar.
Hatırlayın, sokak sokak, kapı kapı kurban derisi kapmak için kıran kırana kalınan yılları.
THK mı toplayacak, tarikatlar mı tartışmaları uçlarda dolaşırdı.
O zamanlar deri, yine kişi mülkü, ama devlete verilirse hak, cemaatlere verilirse irticaydı; şimdi aktörler değişti, muhakeme yine aynı.
Hak hukuk tayin eden hukuk değil devlet.
Tüm haksızlıklar aynen, bihakkın sürüyor.
Kendi içlerinde bile hukukun en temel ilkelerini uygulayamayan bir devlet ittifakında halka hukuk ne arar?
Aidiyetin "zaferi" öyle keskin ki, tüm dünyayı tehdit eden, binlerce insanı öldüren virüs bile iktidar kalma savaşını engelleyemiyor.
Bunu, İçişleri Bakanı'nın sadece dayanışma ağlarını hiçe sayan tutumunda değil, verdiği sokak yasak kararında da görülüyor.
Halkı zaten kaale almıyorlar da, tüm partiler, sivil toplum kuruluşları da hesaba katılmıyor.
İçişleri Bakanı, sokak yasak kararı için Başkana ve Sağlık Bakanı'na haber vermesini yeterli buluyor, yasağı ilan ediyor.
Demokrasinin kanı donuyor, haklar diken diken oluyor, aldıran olmuyor.
Demokrasinin kırıntısı olan bir yönetimde böyle bir emir yok!
Doğrudan 65 milyonu ilgilendiren bir sokağa çıkamama, tüm muhalefeti, ekonomiyi, toplumsal organizmaları etkiliyor.
Yasak, başlamaya 2 saat kala ilan edildiği için halk panikle alışveriş mekanlarına hücum ediyor.
Bir nevi hafta sonu karantinası diye alınan karar, adeta bulaştırmayı hızlandırma işlevi görüyor.
Soylu "bu benim acelemdi, düşünemedim, suç benim, caza benim" diyor istifayı basıyor.
Ama sanki herkes hafızasız, karardan önce Başkana, Sağlık Bakanı'na sordum dediğini hatırlamıyor.
Sadakat gösterdi, düşünemedik bile demeyerek izin aldıklarının suçunu da, sırrını da üstleniyor ve büyük ihtimal eski anti demokratik militan sadakati yüzünden istifası kabul edilmiyor.
Gel de kahretme, iki gün içinde yaşanan tüm olumsuzluklar buhar oluyor.
Peşinden gelen egemen yorum ve analizler şu özetle yetiniyor:
"Başkan/iktidar geleceği sağlamlaştırmak için senaryo yazdırdı, uygulandı."
Konu Soylu, senaryo değil, o yüzden buralarda rap rapın mevcut gidişattan çıkmaya bir faydası olmuyor.
Bu yasak ve istifa fiyaskosunu düzlüğe çıkış tartışması için bir zemin oluşturmak gerekiyor.
CHP, İP, kendi lideri tek adam olsa sesi çıkmayacak da o kişi Tayyip diye ortalık yıkılıyor.
Ekonomi, adil paylaşım, grev, sendikalaşma, örgütlenme hakkı değil temel amaçları, damatla, Kuzu'yla, İmf'ye borç verme kof kabadayılığıyla uğraşsınlar, devlet ve içi nüfuzlarını yükseltsinler onlara yetiyor.
Çünkü bunların safları belli, birbirlerine bakarak politika yapıyorlar, Kürdlerin temel hakları baskıya alınırken ya tepki vermiyorlar ya da tepkileri 'dostlar alışverişte'den öte geçmiyor.
Öyleyse halkın örgütlerinin bir şey demesi gerekiyor.
Mesela ana muhalefet partisi HDP ne diyor?
Kararın hukuksuzluğu ve sonucun üreteceği hukuksal duruma dair Baro, salgına zeminin olası sonuçlarına TTB somut ne tespitler yapıyor?
Sonuç olarak demokratik bir Türkiye için egemen ittifakın bir parçası olmayan ve olmayacak, halkın tüm meslek örgütlerinin doğrudan katılımla ördüğü bir demokrasi bloğu oluşturmak gerekiyor.
Halk kendi seçeneğini bekliyor.
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları











































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025