İlker DEMİR
Devlet dedi ki, her kafadan ses çıkarsa, anarşi, kaos olur, çalışma hayatı, disiplin, demokrasi nice olur?
Devlet öyle dedi, sen ne dedin?
“Doğru, doğru tabi ki, demokrasi üretimi, disiplini zehirler!”
"Öyle ya, yüzeysel düşününce, mesela evdeki çocuklar, hepsi konuşmaya başlasa ne olur; curcuna, sessizlik bozulur. Evde ses, tek kafadan çıkar, baba konuşur. Evde devlet, babadır."
Ayağına kurşunu sıkmaya devam..
Okuldaki çocukları düşün, hepsi birden bağırıyor, “hurra!”, sınıfta devlet öğretmendir.
İşyerleri vb mülk sahibi, usta/postabaşı, her yerde bir devlet vardır.
Mini bir yetkisi olan devlettir, devletlerde devleti besleyen devletçiklerden geçilmez.
Peki devlet yanlış yaptığı zaman bu taklit devletçikler ne yapar?
Kişiliği devletleşmişler yine devleti, disiplini destekler.
Azınlık çoğunluğa ya da geçerli olana, güçlüye uyar.
Konuşulmaz, “her kafadan ses çıkmaz” diye diye söz hakkı dumura uğrar, en azından potansiyel suskunluk olur.
Ama o bir hak, konuşma, ifade hakkı, diller ilelebet kökten yok edilmedikçe, kendini mutlaka var eder.
“Susma, anadan doğma konuşma hakkın var!”
O hak faşizmin panzehiri.
Sırayla konuşur, başkasının konuşma hakkına saygı duyarsan curcuna da olmaz, kaos da, hakkaniyetli konuşmayla demokratik kültür, ittifak kültürü de oluşur.
Devlet ve devlet akıllılar devlete uşaklık ederek halkı haklarına konan yasağa zihinsel olarak da ortak etti.
Osmanlı’nın bile gerisine düşüp kültürel yasaklara kadar vardı iş.
Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkçe dışında dille konuşana hapis, gözaltı ve siyasi tehditlerin yanı sıra para cezası vardı.
Düşünün bir, bir halk kendi anadiliyle yıllarca konuşamadı, gizli konuşmak zorunda kaldı.
O yasaklar okullarda gururla anlatıldı ve genç beyinlere kazındı, onaylatıldı, yasakçılar inşa edildi.
Teneffüslerde kendi dilinden konuşan Çerkez veya Kürd sınıf arkadaşına rastlayan bir öğrenci, “başka dille konuşma, ihanet etme, suç; idareye şikayet ederim ha!” derken, yakalayış ve muhbirlik gurur oldu, milli bir görev sayıldı.
Sonra o yasak, büyük siyasal yasaklara döndü, barış içinde yaşamı zindan etti.
Halkların kültürleri, statüsel varlığı yasaklandı, hapisler doldu, kayyımlar atandı.
Bu tür meseleler konuşulurken ve halkların kültürleri deyince CHP’nin birkaç demokrat vekilinden biri olan Mehmet Bekaroğlu’yla yapılan o mini söyleşi hemen akla gelir.
TRT ŞEŞ açılmış, muhabir “böyle bir açılış doğru mu” diye Bekaroğlu’na heyecanla soruyor, anti Ak Parti icraatına birkaç okkalı laf alsın da o cenahı şöyle bir yamultsun istiyor.
Ama o da ne, Bekaroğlu muhabirde hayal kırıklığı yaratıyor:
“Bütçesi olsa da keşke Trt Laz, Çerkez ve diğerleri de açılsaydı. Ne var bunda, her ayrı kültür ayrı bir zenginliktir.”
Egemenlik ve iktidar, ekolojik topluma, doğal yaşama yani canlıların kendi olarak yaşamına karşıdır, "Her şey onlara hizmet etsin, insan dahil her şey bekası için malzeme olsun" ister.
O zaman demokrat ol, malzeme olma!
Yazarlar
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.01.2026
19.01.2026
14.01.2026
9.01.2026
5.01.2026
4.12.2025
26.11.2025
31.10.2025
4.10.2025
17.09.2025