İsmet Berkan
Geçen akşam İstanbul’da Koç Üniversitesi’nin Rahmi Koç Bilim Ödülü töreni vardı.
Bu ödül bir yıl bir sosyal bilimciye, bir yıl bir pozitif bilimler alanında çalışan bilimciye veriliyor. Bu yıl sıra sosyal bilimcilerdeydi ve ödülü Türkiye’nin yetiştirdiği yeni kuşak iktisatçıların en parlaklarından biri olan Prof. Dr. Ufuk Akçiğit kazandı. Tamamen hak edilmiş bir ödül bu.
Akçiğit dar gelirli bir ailenin çocuğu. Annesi babası o küçük yaştayken Almanya’da gurbetçilikten vaz geçip Türkiye’ye dönmüş, “Çocuğumuz Türkiye’de okusun” diye düşünmüş; “ikinci kuşak Almancı” olmasını istememişler.
Minik Ufuk daha yedi yaşında pazarlarda pazarcılık yapmaya başlamış, aile bütçesine katkıda bulunmuş.
Parlak bir öğrenci olarak ‘Devlet Parasız Yatılı’ sınavını kazanmış, minicik bir çocuk olarak anne-baba evinden kopup Ankara Anadolu Lisesi’ne yatılı okumaya gitmiş.
Geldiği sosyal sınıftan yükselmeye çalışan bütün diğer çocuklar gibi ailesi onun doktor-mühendis olmasını istemiş. O da parlak bir öğrenci, hedefi mühendis olmak, o yüzden lisede MF (Matematik-Fen) adı verilen programda ama halen çok yakın arkadaşı olan bir isim hayatını değiştirmiş, “Niye mühendis olalım ki” diye sormuş. O da TM (Türkçe Matematik) programına geçmiş.
Üniversite olarak Koç Üniversitesini seçmesi, üniversite sınavında Türkiye yirmialtıncısı olması, üniversitede sıradışı parlak bir öğrenci olması, hiç master yapmadan lisanstan mezun olur olmaz Amerika’da pek çok doktora programına kabul edilmesi ama onun MIT’yi seçmesi ve orada Daron Acemoğlu ile doktorasını yapması hiç de tesadüfen olan şeyler değil; tamamı daha lisede TM’ye geçmesi gibi bilinçle alınmış kararlar.
Bugün dünyanın en parlak iktisatçıları arasında sayılmasına neden olan araştırmaları da öyle tesadüf değil.
Kendisi başlı başına bir “sosyal mobilite” örneği. Dar gelirli bir aileden bugün bulunduğu noktaya gelmesini eğitimine borçlu ve sosyal mobilite çalışırken eğitimin önemini bir iktisadi faktör olarak çalışmalarına katıyor.
Bir başka çalışma alanı olan ve bütün dünyada “Orta gelir tuzağı” olarak adlandırılan konu da aslında bir sosyal mobilite konusu. Bu kez mobilite tek bir birey için değil koca bir ulus için geçerli. Acaba o dar gelirli ulus orta gelirli olmayı başardıktan sonra zengin olmayı da başaracak mı?
Türkiye 2007-2008’den beri bu “orta gelir tuzağı”nı konuşuyor. Biz bunu konuşmaya dünyada orta gelirli ülkeler seviyesine gediğimizde başladık, çünkü bu tuzağın farkındaydık.
Bugün Ufuk Açiğit, dün başkaları, bütün aklı başında insanlar orta gelir tuzağından çıkmanın yolunu gösteriyorlar: Eğitime, bilime, teknolojiye, yani daha fazla katma değer üretmeye odaklanmak, verimliliği arttırmak.
Ufuk Akçiğit’in bu konuda Dünya Bankası için hazırladığı bir raporu da var, dünya çapında yaptığı araştırmanın sonuçlarını aktardığı. Orta gelir tuzağına kaç ülke düşmüş, kaçı bu tuzaktan çıkmayı başarmış ve başaranlar ne yapmış?
Türkiye, dediğim gibi 16-17 yıldır bu konuyu konuşuyor ve biz onca zamandır orta gelir tuzağının içindeki bir ülkeyiz.
Bunca zamanda ülkemizde yaptığımız yüzmilyarlarca dolarlık yatırımın anlamlı bir bölümünü daha yüksek katma değer üretebilmek için bilime, teknolojiye, tasarıma ayırmış olsaydık bugün çoktan orta gelir tuzağından çıkmış olabilirdik. Ama hayır, biz kaynaklarımızı dağa taşa, inşaata gömdük, daha güzel ve gösterişli binaları olan yarı yoksul bir ülke olduk.
Kolay olanı inşaata, görünür ve elle tutulur olana ve elbette rant getirene yönelmekti. Zor olanı ise eğitimin içeriğine ve kalitesine yoğunlaşmak, üniversitelerin seviyesini yükseltmekti. Demokrasiye, hukuk devletine ve özgürlüklere yatırım yapmaktı.
Bu konuda yapılmış en kapsamlı araştırmanın yazarı olan Ufuk Akçiğit, Türkiye’nin yurt dışındaki akademik kapasitesini ölçen insan aynı zamanda. Onun hesabına göre çok yüksek akademik üretime sahip en azından 12 bin Türkiye kökenli akademisyen var dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerde.
Burası onların memleketi, evi… Onlar geri dönmek istiyor olabilirler ama Türkiye hiçbir zaman sistematik olarak ve anlamlı önerilerle onları geri çağırmış değil.
Onlar geldiklerinde özgürce çalışabilecekleri ve kaynaklara ulaşabilecekleri ortam arıyorlar doğal olarak. Biz ise en önemli eğitim kurumlarımızdan biri olan Boğaziçi Üniversitesini sıradan bir devlet lisesine dönüştürmeye uğraşıyoruz yıllardır.
Konu inşaat olunca Türkiye’nin mali kaynaklarını paylaştıran başlıca kurum olan Tayyip Erdoğan iktidarı oldukça yaratıcı yollar bulabiliyor ama o alandaki cesaretini başka alanlardan esirgiyor.
Bir örnek vereyim: Başında Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar’ın bulunduğu Baykar mesela bugünkü seviyesine yıllar önce gelebilirdi. Selçuk ve Haluk Bayraktar’ın babaları Özdemir Bayraktar yıllarca sermaye aradı. Oysa o sermayeyi devlet verebilirdi ve vermiş olsaydı bugün Baykar başka bir noktadaydı. Herkesin bildiğinin tersine Baykar ne engelleri, ne takozları aşa aşa geldi bugüne.
Bir örnek daha: Cumhurbaşkanı’nın çok övündüğü ve kurulması için de çok uğraştığı Togg otomobilleri. Bu şirket de eksik sermayeyle çalışıyor. O eksiklik yüzünden daha Almanya pazarına yeni girebildiler. Oysa devlet bu şirkete Yavuz Sultan Selim köprüsü müteahhidine tanıdığı ayrıcalığın yarısını tanısa ve mesela içeri 2 milyar dolar sermaye koysaydı bugün Togg dünyada BYD ile rekabet eder bir düzeye gelmiş olurdu.
Özellikle bildik iki şirketi örnek veriyorum ama Türkiye 16-17 yıldır inşaat yerine bilime, teknolojiye, eğitime kaynaklarını yöneltseydi onlarca başka şirket de ortaya çıkmış olacaktı.
Rahmi Koç Bilim Madalyası’nı alan Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’in yaptığı sunumu dinlerken aklımdan geçenler bunlardı. Kendisini bir kez daha kutlarım.
CİNAYET İŞLEYİP 19 YIL BUNUN ÜSTÜNE YATMAK
İstanbul polisi bundan 19 yıl önce işlenmiş bir cinayeti tam da zaman aşımı süresinin dolmasına kısa süre kala çözmüş.
Kutlarım. Elbette hiçbir cinayet cezasız kalmamalı.
Yalnız bir şey dikkatimi çekti benim: Polis aslında cinayeti çözmemiş de, bundan 19 yıl önce olan bir olayla ilgili dosyayı yeniden açarken bir basit ip ucu yakalamış.
O ip ucu da ölen kişinin telefonunun en son sinyal verdiği yer.
Oraya gidip kişilerle konuştuklarında itiraflar ardı ardına gelmiş.
Polisin çabasını küçümsüyor değilim, tam tersine çok büyük bir başarı 19 yıllık bir cinayeti çözmek.
Benim ilgimi başka bir şey çekiyor burada: Bir insan, bir başka insanı öldürdükten sonra, o an kendini ne kadar haklı hissediyor olursa olsun, ne düşünür?
Bu cinayeti işlediğini söyleyen, bugün 42 yaşında ama cinayet sırasında 23 yaşında olan genç kadın, bunca zaman hiç mi vicdan azabı çekmedi? Akşamları başını yastığa koyduğunda öldürdüğü kişinin yüzü hiç mi gözünün önüne gelmedi? İnsan bir başkasını öldürüp 19 yıl normal bir hayat nasıl yaşayabilir?
Benim merak ettiklerim bunlar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
19.01.2026
15.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
5.01.2026