İsmet Berkan
Eskiden, Ankara’dan Esenboğa Havaalanı’na giderken Pursaklar’ı geçtikten az sonra yolun sağında, küçük bir tabela hep dikkatimi çekerdi, defalarca da bunu Türkiye’de hükümetin verimsizliği/dağınıklığı konusunda bir örnek olarak yazdım.
Tabelada “TC Başbakanlık Menba Suyu İşletmeleri” yazardı ve ben dalga geçerdim, “Başbakanlık başka işi yok bir de menba suyu işletiyor.”
40 yaşından küçükler bilmez, hoş çoğu büyük de hatırlamaz zaten, 90’lı yılların başında Turgut Özal Cumhurbaşkanı, Süleyman Demirel de Başbakanken bir “by-pass” yasası tartışmamız oldu.
Köşk’teki Özal, Demirel’in yolladığı kimi atama kararnamelerini imzalamıyordu, bazı yasaları veto ediyordu vs. Başbakan Süleyman Demirel de, Cumhurbaşkanı’nı “by-pass” etmek, yani onun bazı imza yetkilerini elinden almak için yasa veya anayasa değişikliği yapmak için fikri hazırlık içindeydi.
İşte bu tartışmanın hararetli günlerinden birinde Demirel, partisinin grup toplantısında içi rakamlarla dolu bir konuşma yaptı, bir başbakanın ne iş yaptığını, bir cumhurbaşkanının ne iş yaptığını attıkları imza sayılarına ve sorumluluklarına göre anlattı.
O konuşmadan sonra kafama takıldı: Sahiden, acaba bir Başbakan ne iş yapardı? Yani siyasi görevlerini vs biliyoruz elbette ama el emeği göz nuru harcama anlamında ne yapardı?
Başladım eski Başbakanlık Müsteşarlarını aramaya. En güzel örneği Turgut Özal’ın müsteşarı, rahmetli Hasan Celal Güzel verdi. Bizde (o zamanlar) sistemin merkezi başbakandı ve bir şehirden diğerine polis memuru atamasından uluslararası anlaşmaya (ve tabii menba suyuna) kadar her şeye başbakan imza atardı. Ama tabii bu insanüstü durumu hiçbir başbakanın yapmasına imkan olmadığı için, o imza yetkilerinin bir bölümü devlet bakanlarına ve başbakan yardımcılarına dağıtılır, o da yetmez, başbakan başka bir genelgeyle kendisinde kalan imza yetkilerinin bir bölümünü de müsteşarına devrederdi. (Tabii müsteşar da kendi yardımcılarına yetki devri yapardı.)
Hasan Celal Güzel, şimdi o da rahmetli olan Yıldırım Akbulut için “Çok kuşkulu bir insandı, etraftaki kimseye güvenmiyordu, uzun süre imza yetkilerini devretmedi, bir haftada başbakanlıkta odalar dolusu evrak birikti” demişti.
Türkiye’nin parlamenter sistemi de, aslında gördüğünüz gibi fena halde merkezi bir tek adam sistemiydi ama sistemin geleneği, tek adam uygulamasını bozuyordu, başbakan pek çok yetkisini bakanlarına ve müsteşarına devrediyordu. Bu hal de, onlara takım halinde çalışmayı zorunlu kılıyordu.
Cumhurbaşkanlığı sistemi bu yapıyı ortadan kaldırdı. Artık Cumhurbaşkanı sadece eski Başbakanın değil eski zamanın bakanlarının da pek çok imza yetkisini de üzerine almış durumda. O yüzden, ağır vasıtaların köprü geçiş ücretleri düzenlendiği zaman onu Cumhurbaşkanı imzalıyor; Sağlık Bakanlığına müfettiş yardımcısı atanacağı zaman onu Cumhurbaşkanı imzalıyor.
Ben bu yazıyı 21 Temmuz Çarşamba günü yazıyorum. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın görevdeki 1108. günü. Biliyorsunuz, 9 Temmuz günü üçüncü yılını tamamladı Cumhurbaşkanı.
Bu 1108 gün içinde 80 tane, büyük çoğunluğu daha önceki bazı kararnameleri değiştiren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınlamış Cumhurbaşkanı. Bu, sistemimize yeni giren bir düzenleme. Cumhurbaşkanı idari konularda eğer yasa yoksa kendisi yasa yerine geçen kararnameler yayınlayabiliyor.
Bir de Cumhurbaşkanlığı kararları var. Erdoğan’ın son aldığı kararın numarası 4309. (Cumhurbaşkanı 2018’deki 6 aya yakın süresinde 537, 2019’da 1418, 2020 yılında 1398 ve bu yılın başından beri de 956 tane karar almış.) Bu kararlara milletlerarası anlaşmaları onaylamaktan mesela Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı için yurt dışında şirket kurmaya kadar varan çok fazla çeşitli şey var.
Son olarak atama kararları geliyor. Erdoğan, 1108 günde 1641 tane atama kararı almış. Bu kararların pek çoğunda birden fazla insan göreve getirilmiş.
Salt sayılar açısından bakınca Cumhurbaşkanı Erdoğan 1108 günde 6030 tane Resmi Gazetede yayınlanan imza atmış. Yani, günde ortalama 5.44 imza.
Günde 5.44 imza az gibi gözükebilir ama değil. Çünkü her bir imzanın doğurduğu sonuçlar var, sorumluluğu var. İşte, Boğaziçi’ne bir rektör atıyorsunuz, aradan 194 gün geçiyor, vaz geçiyor, onu görevden alıyorsunuz. Kimse kendi kararını geri almak istemez, Erdoğan da istemez ama demek ki ilk atamada bir yanlışlık, bir eksiklik olmuş. Erdoğan üzerindeki iş yükü yüzünden yeterince ince eleyip sık dokuyamamış, en iyi ismi seçememiş.
Uzun uzun bu imza sayılarını yazmamın nedeni de bu. Cumhurbaşkanının üzerinde hiçbir ölümlünün kaldıramayacağı cinsten ağır bir iş yükü var. İşin siyasi kısımlarına hiç girmiyorum, sadece yönetim bilimi açısından bile ortada büyük bir sorun var.
Genel müdürü ve yönetim kurulu başkanı aynı isim olan ve bütün imzaları o ismin attığı orta büyüklükte bir şirket bile kısa zamanda yönetilemez hale gelir.
Türkiye’nin durumu da bu.
Bu konuya devam edeceğim.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
19.01.2026
15.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
5.01.2026