İsmet Berkan
Bu köşede salı günü çıkan yazı iki şey söylüyordu: 1. MHP, ufak ufak iktidara mesafe koymaya başlamıştı; 2. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bir şeyler yapma, mevcut statükoyu değiştirme ihtimali vardı, o ihtimali yazmayı da bugüne bırakmıştım.
Söylediklerimin birincisi, daha yazının mürekkebi kurumadan yanlış çıktı. MHP lideri Devlet Bahçeli salı günü çıktı partisinin grup toplantısında “Hükümetin ortağı değiliz ama hükümetin günahına da sevabına da ortağız” dedi.
Bahçeli’nin uzun ve her zamanki gibi sert konuşmasının ilginç bölümlerinden biri, Cumhurbaşkanı seçilme koşulu olan yüzde 50+1 oy ilkesine sahip çıkması, çıkarken de bunun “Sistemin demokratik meşruiyetinin temeli” olduğunu söylemesiydi.
Yani, yüzde 50+1 oydan vazgeçmeye niyeti yoktu Bahçeli’nin.
Salı günkü yazının içinde, Cumhur İttifakı’nın iki liderinin seçim barajını yüzde 7’ye indirmek konusunda uzlaştıklarını ama bu değişikliği içeren yasa teklifinin nedense Meclis’e bir türlü verilmediğini de söyledim ve bir spekülasyon yaptım: Sakın Tayyip Erdoğan bunu MHP’nin ittifakı terk etme ihtimaline karşı bir koz olarak elinde tutuyor olmasın?
Gelin şimdi bir spekülasyon daha yapalım: Acaba Bahçeli de bu yüzde 50+1 oy şartını Tayyip Erdoğan’a karşı elinde bir koz olarak tutuyor olmasın…
Tayyip Erdoğan’ın bu yüzde 50+1 kuralından ilk günden beri şikayetçi olduğu kulağımıza geliyordu. Ama geçen hafta Temel Karamollaoğlu ile görüşmesinde bu şikayetini açıkça dile getirdiğini duyduk. Dün de Cumhurbaşkanı Grup konuşmasında lafı hiç ihtiyaç yokken bu konuya getirdi, “Bu benim değil Meclis’in işi” dedi.
Elbette öyle. Hala Meclis yetkisinde kalan son görevlerden biri de bu: Anayasayı değiştirmek.
Yüzde 50+1 oy şartı, bu şartın değişip değişmeyeceği ansızın siyasi gündeme geliverdi; belli ki Cumhurbaşkanı bu tartışmadan çok rahatsız değil; kızıyor gibi yapıyor ama aslında konuyu gündemde tutuyor.
Tabii benimkisi tamamen spekülatif: Acaba Cumhur İttifakı’nın iki ana partisi hepimizin gözü önünde bir çeşit al-ver dengesi tutturmaya yönelik pazarlık mı yürütüyor?
Şöyle bir dünya düşünün: Cumhurbaşkanı olmak için ilk turda minimum yüzde 40 almak gereksin; seçim ikinci turta kalırsa bu kez ilk turda en çok oy alan iki aday yüzde 50+1 oy almak için yarışsın…
Tayyip Erdoğan’ın projesi bu olabilir mi? Kendisini yüzde 40’la seçilmek için rahat mı hissedecek?
Tabii benim hayali pazarlığımın bir de öteki tarafı var: MHP de baraj yüzde 7’ye düşerse kendini Ak Parti’den ayrılmak için daha rahat mı hissedecek?
Her neyse, bir çeşit siyasi mühendislik gerektiren spekülatif şeyleri bir kenara bırakıp siyasetin gerçeklerine bakmakta fayda var.
Salı günü Devlet Bahçeli’yi, dün de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dinleyince, onların “organik” ittifaklarını oluşturdukları günden beri sürdürdükleri politikaları sürdürmeye devam edeceklerini anlıyor insan.
Erdoğan-Bahçeli ikilisinin yıllardır uyguladığı politikalara çeşitli isimler vermek mümkün. Nitekim “güvenlikçi politikalar” en çok kullanılan kalıplardan biri, herhalde “otoriter” veya “otokratik” dememek için böyle kibarlaştırılıyor. Bana soracak olursanız pek çok farklı kelimeyle isimlendirilebilir bu politikalar ve bu kelimelerden biri de “kutuplaştırma politikası” rahatlıkla olabilir.
Yani, eğer iktidar kanadı mevcut politikalarını sürdürecekse, kutuplaştırmaya, hatta artık onun daha ileri versiyonu olan “düşmanlaştırma”-“kriminalize etme”-“vatan haini ilan etme” politikalarına da devam edecek demektir.
Oysa tam da bugünlerde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, kendi partisinden ve kamuoyundan tepkiyi göze alarak “helalleşme” adını verdiği bir çeşit “bütünleştirici” politikaları dillendirmeyi hızlandırdı.
Araya CHP’nin Cumhuriyet tarihindeki büyük bazı günahlarını da katarak hem geçmişle helalleşmekten söz ediyor CHP lideri hem de bir yerde geçmişte Ak Parti’ye oy vermiş seçmene güvence vererek, “Sizinle de helalleşelim” diyor. Gerçi partisinin içinden gelen tepkilerden sonra helalleşmenin geçmişin üzerine bir sünger çekmek olmadığını, Ak Parti döneminde işlenen suçlarla, özellikle de yolsuzluklarla hesaplaşılacağını söylemeyi ihmal etmedi ama Kılıçdaroğlu’nun bu bütünleştirme politikası esasen CHP açısından son derece tarihi bir duruma işaret ediyor.
Hatırlayın, 2006’dan başlayarak Başbakan Tayyip Erdoğan ve partisi Ak Parti, çeşitli konularda (alevi açılımı, Ermeni açılımı, roman açılımı ve elbette Kürt açılımı) toplumsal barış projeleri ortaya attığında, bunları en sert eleştiren partinin CHP olduğunu unutmamak gerek.
Erdoğan, 2013’ten itibaren giderek artan bir dozda bu kutuplaşma siyasetinin faydasını gördü, oluşturduğu güçlü kimlikle yüzde 50’ye varan (şahsı oylandığında bu oranı da geçen) bir konsolidasyon sağladı. Ama bugün bu yöntemin raf ömrünün doluşuna, eskisi gibi büyük oranlarda insanı konsolide edememesine tanık oluyoruz.
Önce Bahçeli, sonra Erdoğan sinirli konuşmalar yaptı ama temel sorunlarını hala çözemediler. Çözememekte anlaştılar.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
29.01.2026
25.01.2026
19.01.2026
15.01.2026
9.01.2026
7.01.2026
5.01.2026