Kurtuluş TAYİZ
Andıcın yeni müellifleri
9.11.2012
3488
Tansu Çiller’i dinlerken fark ettim; 28 Şubat darbesi bir şekilde herkesi etkiledi. Ve herkesin kendisine göre bir 28 Şubat algısı oluştu. Bu yüzden olsa gerek mikrofon uzatılan dönemin bütün siyasi aktörleri “darbenin asıl mağduru benim” diyor. Çiller de darbenin asıl hedefinin kendisi olduğunu düşünüyor. Bence bunda büyük bir yanlışlık yok; 28 Şubat’ta dönemin bütün siyasi aktörleri etkilendi, Meclis’e, siyasi partilere, medyaya, yargıya, üniversitelere, belediyelere, sivil toplum kuruluşlarına, okullara, ibadethanelere “balans” ayarı yapıldı. Bu nedenle de 28 Şubat, “postmodern darbe” olarak anılmayı daha çok hak ediyor.
Türkiye bugün o darbecileri yargılıyor, 28 Şubat’la ortaklık ettiği düşünülen isimlerle de siyasi olarak hesaplaşıyor. Ama 28 Şubat’ın karanlık ruhu hâlâ üzerimizde dolaşmaya devam ediyor. Bir taraftan 28 Şubatçılar yargılanırken, diğer taraftan 28 Şubatçıların siyasi literatüre kattığı andıç, güne uyarlanarak zengin yöntemlerle kullanılıyor. Eskiden andıçlama yapan gazetelerin ve yazarların yerini yenileri aldı; bunlar, aydınlara, gazetecilere, iktidarı eleştiren isimlere karşı “karakter suikastı” yapmaya devam ediyorlar.
28 Şubat’tan sonra iktidar değişti ama iktidarların andıçlama geleneği değişmedi. Ülkenin en önemli kurumlarından MİT,Taraf yöneticilerini, aydınları, gazetecileri sahte isimlerle kodlayıp “casusluk faaliyeti” gerekçesiyle takibe alabiliyor. MİT’in yasadışı dinleme skandalını soruşturmak için harekete geçen savcılık ise bugün hâlâ Başbakanlık’tan “izin” bekliyor.
28 Şubat andıcına benzer kopya andıçlar her gün bir yerden türeyip duruyor. Bunun son örneğiŞemdin Sakık oldu.
Ergenekon gibi çok önemli bir davada tanık olarak kabul edilen bu kişi, tanık olduğu olayları anlatmayı bir tarafa bırakıp ülkenin en saygın aydınlarına kara çalmaya girişti. Üstelik kahvehanelerde bile dile getirilemeyecek kadar büyük bir sorumsuzluk içinde konuştu. Ahmet Altan, Yasemin Çongar, Cengiz Çandar, Hasan Cemal ve Mehmet Ali Birand gibi isimler, PKK’yla ilişkilendirildi.
Burada tarihî tesadüf andıçla adı özdeşleşen Şemdin Sakık’ın, yine büyük bir andıcın aktörü olması. Bir önceki andıçta ifadeleri kullanılan Sakık, bu kez, daha sahici bir aktör olarak ortaya çıktı. 28 Şubat’ta kullanıldığını sandığımız ifadelerini yalanlarcasına, aynı ifadelerin benzerini, bu kez yeni isimler katarak tekrarladı. Bunun neden kaynaklandığını tam olarak bilmek imkânsız; bir yönlendirme sonucu geliştiği açık. Hem Ergenekon’u itibarsızlaştırıp sulandırmaya yarıyor bu suçlamalar, hem de muhalif aydınları sindirmeye... Ama Sakık’ın bu kirli aktörlüğü üstlenmesi de önemli, belki de aşağılık bir “eksikliği” bugün tamamlama ihtiyacı duydu.
Her ne olursa olsun; dün askerler andıçlıyordu, bugün de siviller bunu yapıyor. Açık veya gizli fark etmiyor; 28 Şubat’tan günümüze çok şey değişti ama andıçlar görüldüğü gibi sürüyor. Bu galiba biraz da iktidarın doğasıyla alakalı; toplumu etkileme gücü olduğu düşünülen isimlerin desteğini kaybettiğinde iktidarlar, o isimleri gözden düşürmeye yöneliyorlar. Biraz kirli bir iş ve bu nedenle de bu işi en kirli olanlara havale ediyorlar.
Şemdin Sakık’ın ifade ve mektuplarında hedef gösterdiği isimlerin resimlerini poster yapıp basan gazetenin yaptığı iş “karakter suikastı”dır, “andıçlama” faaliyetidir.
Bu andıçlama faaliyetleri iktidarla ya da güvenlik bürokrasisi içindeki iktidar odaklarıyla bağlantılı olarak yürütülüyor. İsmi geçen aydınların bir kısmı doğrudan siyasal iktidar tarafından hedef gösterilmiştir, diğer bir kısmı ise devlet içindeki başka iktidar odakları tarafından işaret edilmiştir. Bu yüzden aydınlara yönelik bu andıçlardan iktidar sorumludur. Andıçlayanlar, zaten bu işi iktidara yaranmak için yapıyor veya iktidar uzantısı odaklarca organize ediliyorlar.
Neredeyse her konuşmasında aydınları hedef gösteren, gazetecileri tehdit eden Başbakan da, bunda sorumluluk sahibidir. Hükümet bunu gözardı edemez. Evet, 28 Şubat’tan bugüne Türkiye çok büyük bir değişim geçirdi, demokrasimiz adına sevindirici gelişmeler bunlar. Fakat bu değişen Türkiye’de övünemediğimiz tek şey, demokrasimizin içler acısı durumudur. Ekonomi büyüdü, siyasal istikrar sağlandı, darbelerle hesaplaşılıyor ama AKP hükümeti gittikçe otoriterleşiyor... Hükümet aleyhinde veya Başbakan’a karşı herhangi bir eleştiri hazmedilmiyor, dışlanıyor, “düşman” ilan ediliyor. Hükümete yakın gazetelerde sadece Başbakan’a yönelik eleştiri yapanlar aydınları, yazarları, gazetecileri gözden düşürmek, karalamak için kalem tutan köşeler çoğalıyor. Her gün bu köşelerde küçük küçük andıçlar yapılıyor. Buralarda dalkavuk orduları türedi, sadece iktidarı övmekle geçinen bir sınıf oluştu. Başbakan iktidarını bunlarla mı koruyacak? AKP parlak bir siyasi geçmişi, andıçlarla gölgelememeli. Buna tenezzül etmemeli. Yoksa çok yazık olur. Tarih büyük başarıları nispeten küçük hatalara kurban edebilir. Unutmamalı.
[email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları







































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
15.05.2019
10.05.2019
1.05.2019
22.04.2019
19.04.2019
17.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
11.04.2019
8.02.2019