Mahmut ÖVÜR
Türkiye iç vesayet sistemini geriletse de dış vesayetle hesaplaşması sürüyor. 2018 bu açıdan zor bir yıl olacak. ABD'nin, hukuku hiçe sayan FETÖ destekli siyasi Sarraf davası da, PKK-PYD'ye açık desteği de, darbeci FETÖ'cülere sahip çıkması da bu hesaplaşmanın parçaları.
İç siyaset aktörleri de umudunu buradaki gelişmelere bağlamış durumda.
Özellikle de Sarraf davasına...
Başta CHP olmak üzere, Akşener ve HDP, başından beri Sarraf davasının bir "yolsuzluk" davası olduğunu kanıtlamak için canhıraş uğraştı.
Öyle olmadığını bildikleri halde yolsuzluk algısını sürdürdüler ve arkadan gelecek ekonomik ambargoyu beklediler.
Şimdi onun üzerinden salvolar başlayacak.
Halkla iktidarı, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karşı karşıya getirecek bir yol izlenecek. Ama bunun da tutmayacağını biliyorlar. İşte bu yüzden, yıllardır özlemini çektikleri "Erdoğan'sız AK Parti" formülü peşindeler.
Türkiye siyasetinde böyle bir gerçek olduğunu ve böyle bir hesap yapıldığını bilmeyen yok. İster CHP'liyle, ister Akşener'in İP'lisiyle konuşun hepsinin umudu AK Parti'den oy alabilecek bir aktörde. Çünkü kendileri alternatif bir siyaset üreterek büyüyemiyor. Büyüyen bir partiyi bölerek küçültmek istiyorlar.
Dahası var; CHP'nin elindeki yüzde 25'i koruyamayacağını sıradan bir delege bile görüyor. Akşener ise sürekli kan kaybediyor ve çıkış noktasının çok gerisine düşmüş durumda. HDP'ye gelince, orada çok daha derin bir kırılma yaşanıyor. HDP, PKK'nın ABD'nin aparatı olarak gerçek yüzünü göstermesine ses çıkarmamasıyla tarihinde yaşamadığı bir yenilgi yaşayacak.
Kısaca muhalefet cephesinde derin bir umutsuzluk hüküm sürüyor. İşte tam bu noktada eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün konuşması ya da birilerinin onu devreye sokmak istemesi şaşırtıcı değil.
Uzun süredir zaten hazırlık içinde oldukları biliniyor. Ankara ve İstanbul'da eski AK Partililerin sık sık buluştuğu ve Gül'e mesaj yolladıkları sır değil. Ama ortada köklü bir siyasi farka işaret eden bir duruş yok.
Bugüne kadar Gül ve çevresinden kamuoyuna yansıyan bazı konularda farklı bakış dışında bir vizyondan da söz edilmiyor.
Gül'ün bugüne kadar AK Parti'ye yönelttiği eleştirilerle Kılıçdaroğlu'nun eleştirileri arasında nasıl bir fark var?
Anlayacağınız ortada toplumsal bir talebe karşılık gelen bir siyasi önerme yok. Ayrıca şu son dönemde Türkiye'nin ABD ve AB üzerinden yaşadığı kuşatmalara dair hiçbir tepki verilmemesi, referandum öncesi ve sonrası onlarca kez Türkiye'ye yönelik AB medyasının haksız kampanyası karşısında susulması manidar değil mi?
ABD'nin PKK-PYD'yi silahlandırması, FETÖ'yü sahiplenmesi ve Sarraf davasının siyasi davaya dönüştürülmesi de öyle...
Ve en önemlisi Halkbank, ABD tarafından karalanırken, uzun yıllar o bankadan sorumlu başbakan yardımcılığı yapmış Ali Babacan'ın ABD'ye tek söz söylememesi.
Durum eski Cumhurbaşkanı Gül açısından hiç iç açıcı görünmüyor. Zorlama bir siyasi süreçle, bir siyasi mühendislikle karşı karşıya. Bir süredir hem Ankara hem de İstanbul'daki ofisler hayli hareketli.
En dikkat çekici yan ise, eski bürokratların, eski diplomatların, eski AK Partililerin, eski muhalefet milletvekillerinin ve eskinin etkili işadamlarının yoğun ilgisi...
Adı "Eski Parti" mi olur bilmem ama en ilginci Hayrünnisa Gül'ün bizzat telefonla birilerini arayıp ısrarcı olması. Bir işadamına söylediği; "Abdullah'a baskı yapın, öne çıksın" sözü hiç şaşırtıcı değil.
Bu arayış muhalefetin ortak adaylığı için mi, bir parti için mi yoksa AK Parti'yle pazarlık için mi; onu da zaman gösterecek.
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları














































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019