Markar ESAYAN
Dünyada Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle, İkinci Dünya Savaşı sonrası inşa edilen uluslararası sistem ve kurumlar da otomatik olarak aksamaya başladı.
Evvelki hafta Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ndeki konuşmasında Alman Dışişleri Bakanı Steinmeier’in de dediği gibi, artık Soğuk Savaş koşullarına dönüş söz konusu değildir. Lakin bu bize daha iyi bir dünyayı da vaat etmiyor. Kesin olan husus, artık çok parçalı/çok aktörlü bir dünyada yaşadığımız ve yenidünya düzeninin henüz kurulmamış olduğudur.
Bu kararsız süreçte lobilerin ve özellikle finans kapitalin ulus devletler üzerindeki etkileri daha da artarken, Batı’da temsili demokraside yurttaş etkisi azalmıştır. Uluslararası kurumların iyice araçsallaşması söz konusu olmuştur. AB içinde tepki olarak ulusçu politikalar öne çıkmış, Britanya AB’den “exit” yaparak tarihte hep olduğu gibi kıta Avrupası ile kaderini ayırmıştır.
Obama ABD’sinin kararsız, çelişkili, zararlandırıcı politikasızlığı biraz da bu geçiş sürecine adapte olunamaması, SSCB tehdidine göre dengesini bulmuş dünya düzeninin artık çalışmaması nedeniyledir.
Aslında renkli devrimlerle bazı ülkelerde seçilmiş hükümetleri devirme süreci, bu kararsız dönemin ürettiği durumlardı. Çin fenomeni, Bricks ülkelerinin yükselişi, onlara ek olarak Türkiye gibi ülkelerin hızlı aktörleşme süreçleri tehdit olarak algılandı. Çalkalanan su bir kez daha durulduğunda alan kaybetmemek ve mümkünse yenidünya düzenini daha fazla alan kazanarak kurmak adına müthiş bir mücadele başladı.
Bu durumda bir 3. Dünya Savaşı’nın kıyısında veya içinde olduğumuzu tespit edebiliriz.
Türkiye’de yaşanan Gezi, 17/25 Aralık, 15 Temmuz darbe denemeleri bu bağlamda desteklendi. Öte yandan PKK ve DEAŞ gibi şiddet üreten örgütlerle Türkiye’nin içe kapanması, dizayn edilmesi amaçlandı. FETÖ türünden yeni nesil örgütlerle de ülkenin içeriden ele geçirilmesi hedeflendi. Ukrayna çatışması, Brezilya ve Mısır’da başarılı olan darbeler aynı sürecin ürünüydü. Şüphesiz Suriye ve Irak savaşları da…
Bir yüzyıl önce başarılı olan bu yöntem, Türkiye’de bu kez başarılı olamadı. 2013 baharından sonra denenen darbelerden birisi dahi başarılı olmuş olsaydı, Türkiye bugün çok zor durumda olacaktı. Fırat Kalkanı asla söz konusu olamayacak, Musul’da oyun dışı kalınacaktı. Mandacı yönetimlerle yumuşak geçişli bir dağılma, tam sömürgeleştirme süreçlerini acı içinde seyrediyor olabilecektik.
Hasılı anayasa ve yönetim sistemi tartışmasının 15 Temmuz halk devriminden sonra yeniden ama bu kez hayatiyeti anlaşılarak gündeme gelmesinden daha doğal bir durum olamazdı.Vesayete ve dış etkiye açık, kadro hareketlerinin kontrolünde, milli iradenin labirentlerde iğdiş edildiği bir sistemle ülkenin az daha bir uçurumdan aşağı yuvarlanacağını sadece Bahçeli değil, sorumluluk sahibi herkes gördü. Erdoğan’ın ülke liderliği faktörünün, güçlü bir hükümetin varlığının, milli/yerli bir üst kimlik bilincinin hayatiyeti ortaya çıktı.
Başbakan Binali Yıldırım’ın harika tespitiyle, her devrimden sonra bir anayasa yazılıyorsa, 15 Temmuz halk devriminin, devletin yeniden milli irade merkezli şekilde inşasının önünü açacak bir anayasayla taçlanması zaten zaruriydi.
Hikâye bu kadar açıkken, durumu normal süreçler gibi gösteren, yönetim sistemi tartışmalarını bireye bağlamaya çalışan değerlendirmelere karşı da uyanık olmak lazım. Çünkü böyleleri için, yönetim sisteminin millileştiği an, nihai mağlubiyetin yaşandığı an olacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
24.04.2019
21.04.2019
18.04.2019
16.04.2019
13.04.2019
10.04.2019
3.02.2019
28.03.2019