Mehmet Ali ALÇINKAYA
İnsanlık büyük bir eşiğe gelmiştir. Kapitalist modernitenin yarattığı savaşlar, krizler, kimliksizleştirme, kadın kırımcılığı ve doğa tahribatı; toplumsal yaşamı her geçen gün daha da yoksullaştırmakta, anlamdan koparmaktadır. Böyle bir tarihsel momentte Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği barış ve demokratik toplum çağrısı, salt bir çözüm önerisi değil, insanlık için ahlâkî-politik bir duruştur.
Bu çağrı, devletçi-iktidarcı sistemin yıkıcılığına karşı; halkların öz iradesine, kadınların özgür öncülüğüne, gençliğin yaratıcı enerjisine ve doğayla uyumlu bir yaşama dayanan demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir toplum inşasını hedeflemektedir. Barış, burada yalnızca çatışmasızlık hali değil, aynı zamanda hakikatin kabulü, özgürlük iradesinin tanınması ve halkların eşit birlikteliğinin sağlanmasıdır.
Ancak bugün, halkların demokratik iradesi açık bir biçimde hedef alınmaktadır. Seçimle iş başına gelen belediye başkanları, halkın meşru iradesiyle seçilmiş yerel yöneticiler gözaltı, tutuklama ve kayyum saldırılarıyla tasfiye edilmek istenmektedir. DEM Parti başta olmak üzere muhalefet belediyelerine yönelik bu politikalar; yalnızca bir partiye değil, halkın öz yönetim hakkına, demokratik siyasete ve birlikte yaşama umuduna yönelmiş topyekûn bir saldırıdır. CHP'li belediyelere yönelik benzer uygulamalar da göstermektedir ki, iktidarın hedefinde halkın iradesi vardır, toplumsal çoğulculuk ve adalet değil.
Bu bağlamda;
21. yüzyıl Kürt halkının yüzyılı olacaktır, çünkü Kürt halkı yüzyıllık inkâra karşı hakikatte ısrar eden bir özgürlük direnişiyle kendi toplumsal varlığını yeniden kurmaktadır. Kayyumlarla iradesi gasp edilen halk, her seferinde yeniden demokratik meşruiyeti savunmakta, barış ve özgürlük talebinden vazgeçmemektedir.
Bu yüzyıl kadınların yüzyılı olacaktır, çünkü kadın sadece ezen-egemen sistemin mağduru değil, aynı zamanda yeni bir yaşamın ahlâkî ve politik öncüsüdür. Kadınların örgütlü gücü, kayyum zihniyetine ve ataerkil devlet uygulamalarına karşı en güçlü direnişi temsil etmektedir.
Bu yüzyıl gençlerin yüzyılı olacaktır, çünkü gençlik toplumsal dönüşümün en radikal ve en yaratıcı gücüdür. Baskı ve inkârla karşılaşan gençlik, örgütlü mücadeleyle geleceğini eline alma kararlılığındadır.
Bu yüzyıl ezilen halkların yüzyılı olacaktır, çünkü toplumsal hakikat arayışı; statüko ve tahakküm sistemlerini aşan bir eşitlik ve özgürlük talebine dönüşmüştür.
Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik modernite kuramı çerçevesinde şekillenen barış ve demokratik toplum çağrısı, aynı zamanda ahlâkî-politik insanın ve toplumun yeniden inşasıdır. Demokratik ulus perspektifi; etnik, inançsal ve kültürel çeşitliliği dışlamadan, halkların ortak vicdan ve ortak irade temelinde bir arada yaşayabileceğini ortaya koymaktadır.
Bu toplumsal inşa sürecinin temeli; halk meclisleriyle, komünlerle, kadın özgürlük yapılarıyla ve öz yönetim biçimleriyle atılacaktır. Bu model, kapitalist modernitenin rekabetçi ve bireyci yapısına karşı; paylaşımcı, kolektif ve özgürlükçü bir yaşamı esas alan demokratik sosyalizm zemininde gelişecektir.
Unutulmamalıdır ki, barış ancak ahlâkî bir hakikat arayışıyla, özgürlüğe dönük bir irade beyanıyla mümkündür. Demokratik toplum, ancak örgütlenmiş halk gerçeğiyle yaşatılabilir. Bu nedenle barış ve demokratik toplum çağrısı bir temenniden ibaret değil; bir tarihsel görev, ahlâkî sorumluluk ve politik yükümlülük anlamı taşımaktadır.
Bu bilinçle; Kayyum gaspına karşı halk iradesini savunalım, barışı büyütelim, halkların kardeşliğini örgütleyelim, kadın özgürlüğü temelinde yeni yaşamı kuralım.
Ahlâkî-politik toplum için, özgürlük için, demokratik sosyalizm için — örgütlenelim, örgütleyelim!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTBir kongrenin düşündürdükleri… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUBahçeli’nin ortağını sürece ikna etme vakti… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu5 Aralık tecavüzü… 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTepki oylarını yönetmek başka, iktidar olmak başka 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan‘Terörsüz Türkiye’ye evet ama mış gibi yaparak mümkün mü? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkanİnsanlığın yüzlerce yılda oluşturduğu birikime ne oldu? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTürkiye Yüzyılı okullarda zorbalığı niye durduramıyor? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİşte faturalar: Şirketi kurduğu gibi ESK ile anlaştı! ‘Genç boğalar’ hep ondan alınmış 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANZor ve kırılgan sürece girdik! 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAdaletsizliğin böylesi 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBu ne dünya kardeşim böyle… 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciErdoğan ne zaman iktidara gelecek? 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Hakikat Sonrası” dünya: “Post-truth” ne demek? 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"Demokrasinin Beşiği Olmak!" "İmralı Artık Tecrit Değil, Barış ve Demokratik Toplumun Çözüm Adasıdır 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBahçeli–Öcalan görüşse... 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNETaha Parla’dan kalan ayak izleri 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURÇözüm Süreci’nde top MİT’ten Meclis’e geçti 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselIMF’in siyaseten can sıkıcı tavsiyeleri 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBireysel borçluluk gerçekten düşüyor mu? 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump’ın karnesi ve dünyanın kaderi… 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezBüyüme Buysa Niçin Şikâyet Ediyorlar? 2.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHaksızlık mı dediniz? 2.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞReel politika, pragmatizm, ilkesizlik, oportünizm batağında AKP 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇNifak ve münafık 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEKürt olmak 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTers köşe... 1.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.11.2025
25.11.2025
23.11.2025
20.11.2025
17.11.2025
12.11.2025
9.11.2025
5.11.2025
2.11.2025
29.10.2025