Murat AKSOY
Batı'nın Suriye'ye müdahalesinin gündeme geldiği bugünlerde başlıktaki soru yersiz ve zamansız gelebilir. Belki de tam zamanı.
Her siyasi analiz kaçınılmaz şekilde belli bir zihniyet alt yapısına dayanıyor ve apriori olarak kabullenilen varsayımlar üzerine inşa ediliyor. Yazarın okuyucuya tat verebilmesi, onunla olumlu bir ilişki kurabilmesi genellikle bu ön kabullerin ortak olmasına bağlıdır.
Kutsal kitabı olan her din de, özünde kutsal kitabın yorumuna ve o yorum üzerinden gerçekleşen bir pratiğe dayanır. Bu yüzden her din içinde birden farklı tarikat, mezhep ve yorum vardır. Ve her biri kendisinin daha açıklayıcı olduğunu düşünür. Bu açıdan referansı kutsal kitap olan hiçbir din, tek doğru, tek yorum ve tek gerçek iddiasında olamaz. Dinler içindeki çoğulculuk esas olarak bundan gelir.
DİN DEĞİL SİYASET
Bugün İslam dünyası içinde de farklı dini yorumlar, farklı mezhepler ve farklı tarikatlar var. Bunun nedeni yukardaki çoğulculuk. Dinin yorumu bugün, 'şeriat devleti' denebilecek katılıkta İslam yorumu yapılan Müslüman ülkelerden Türkiye gibi İslam'ın demokratik sistem içinde yaşandığı ülkelere kadar, çeşitlilik göstermektedir.
Ancak bu yorumlar içinden İslam'ın tek gerçek yorumunu yaptığını düşünen ve bunun için şiddet kullanarak farklı olanları 'doğru yola' getirmeyi düşünen akımlar var. Günümüzde Selefi akımlar olarak karşımıza çıkan bu gruplar, şiddeti giderek meşruiyetlerinin tek aracı haline getirmekteler.
İslam konusunda ya da dinin ortak bir değer olarak içselleştirilmesi ve Müslüman ülkelerin ortak hareket etmesi konusunda şu gerçeği görmek gerekiyor: Müslüman olmak, ortak dini değerleri paylaşmak ulus-devlet sınırlarını ortadan kaldırmıyor.
Bazı ülkeler siyasal ve ekonomik güçleri doğrultusunda çevresindeki İslam ülkelerine de hamilik etmeye çalışıyor. Hatta kimi ülkeler bunu Müslüman olmayan Batılı ülkelerin hamiliğinde gerçekleştirmeye çalışıyor.
Bütün bu tablonun özeti şudur; ulus-devlet sistematiği devreye girdiği andan itibaren ilişkiler 'din' üzerinden değil 'siyaset' üzerinden şekillenir.
Suudi Arabistan ve İran İslam'ın iki farklı yorumu ile Müslüman dünyanın önde gelen ülkeleri. Ve bu öncülük dini yorumlarının gücünden ve açıklayıcılığından değil; siyasal ve ekonomik konumlarından geliyor.
DİNSEL DEĞİL EVRENSEL DEĞER
Türkiye'yi diğer İslam ülkelerinden ayıran temel farkı -eksik de olsa- demokrasi deneyimi ve laik modeliydi. Türkiye'nin bu durumu pek çok İslam ülkesi için örnek oldu. Hatta Türkiye'nin bu politikası Somali'de radikal İslamcı gruplar tarafından 'İslam'a aykırı' diye saldırıya bile uğradı. Türk dizileri kimi ülkelerde İslami ve toplumsal değerler gerekçe gösterilerek yasaklandı.
Son yıllarda Türkiye, izlediği aktif ve yapıcı dış politika ile bölgede önemli bir güç oldu. Arap Baharı ile başlayan süreç Türkiye deneyiminin önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu süreçte Türkiye'yi önemli kılan, onu model ülke yapan temel özellikleri Batı'ya dönük yüzü, demokratik sistemi, İslam-demokrasi birlikteliği ve ekonomik başarısı oldu.
Arap Baharı'nın bir anlamda 'modeli' olan Türkiye, bu sürecin kendine sunduğu yeni fırsatları, Batı'ya dönük yüzü, demokratik sistemi, İslam-demokrasi birlikteliği gibi siyasal değerler üzerinden değil de görünür bir 'İslam' vurgusu üzerinden pekiştirmeye çalışması nedeniyle kullanamamış oldu.
Üstelik rüzgârların tersine dönmesi ile Türkiye'nin en güçlü ve başarılı yönü olan dış politika tıkanmaya başladı. Bu tıkanmaya yol açana rüzgârın tersine dönmesi, Batılı ülkelerden çok Suudi Arabistan ve İran'ın bölgesel denklem içindeki konumlarından kaynaklandı.
Evet, Türkiye Mısır'da siyasi ve vicdanı olarak doğru yerde duruyor. Ancak dış siyasette ilişkiler siyasal doğrular kadar, reel politik gerçekler tarafından da şekillenmektedir.
Bu durumda şu sorular haklı olarak gündeme geliyor; Türkiye'nin din vurgusunu bu kadar öne çıkarması Arabistan ve İran'ı siyaseten dengelemek için mi yoksa dini vurgu üzerinden İslam dünyasının liderliğine soyunmak için miydi?
O zaman başlıktaki soruyu bir kez daha soralım; Türkiye İslam dünyasının neyi olur ya da AK Parti İslam dünyasının neyi olur?
twitter.com/murataksoy
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları




























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2019
23.11.2018
20.11.2018
16.11.2018
13.11.2018
10.11.2018
6.01.2018
3.01.2018
30.10.2018
26.10.2018