Murat BELGE
Geçen gün açlık grevleri üstüne yazarken, Gandhi’ye kısaca değinmiştim. Gandhi, tabii, kimseye “açlık grevi yap” diye talimat vermez, gerekli olduğuna inandığı zaman kendisi yapardı. Ayrıca, kendi yandaşlarının eylemlerinden hoşnut olmadığı zaman, onlara karşı da greve başlardı. Bütün dünyanın önem verdiği bir kişi olduğu için, sözgelişi İngiliz yönetimi de telâşa kapılır ve uzlaşma yolu arardı.
“Büyük Britanya devleti, böyle can verme şantajlarına kulak asmaz” diye konuşmazdı, sömürge valileri, yöneticileri.
Bir iş, ayağa düşmeyegörsün. Dünyanın en ciddi olayı da hemen etkisizleşiverir.
Zamanla, açlık grevi de böyle bir olay hâline geldi, çünkü çok yapıldı. Dünyanın çeşitli yerlerinde örneklerinin gördük; ama şu son yıllarda sanırım Türkiye’deki kadar sık yapılmadı bu. Özellikle hapishanelerdeki Dev-Sol tutuklu ve mahkûmlarının sık sık başvurduğu bir eylemdi ve bir seferinde cidden yüksek sayıda ölümlerle sonuçlanmıştı.
Haklı nedenlerle bu eyleme girildiği inancını yaratmak bir yana, niçin girildiği dahi çok anlaşılmamıştı. Anlaşıldığı kadarıyla, birçok kişi, “Yahu, bunun için bu eylem yapılır mı?” demiş, akıl erdirememişti.
Bir yandan da böyle ciddi olmayan, yani ölümcül sonuca varmayan çok sayıda açlık grevi görüldü. Lafı ediliyordu ama kimsenin aç kaldığı yoktu. Bunlar ve benzerleri sonucunda “açlık grevi” dediğimiz eylem yıprandı.
Evet, yıprandı. “Yıprandıysa bir daha yapılmayacak mı?” denebilir. Yapılır, yapılmaz, bilemem, ama bu bir olguysa bu olguya karşı bir tedbir düşünmek gerekir. Modern iletişim dünyasında, her türlü etki hesaba katılmalı. Ortam bir biçimde hazırlanmalı. Nasıl yapılır? Orasını ben bilemem, ama böyle bir eyleme girenler bilmek zorunda, düşünmek zorunda. İnsanları, bu davaya benimsemeden bakan sıradan insanlar da dâhil, etkilemeli, yüreklerini burkmalı; etkileyecekse, çarpıcı yanları olmalı. Başkalarını da etkileyecek sesler çıkmalı...
Şu anda böyle şeyler olmadı. Çok az kişiyi ilgilendiren, kapalı bir olay. Oysa iki aya yaklaşıyor, alabildiğine ciddi; yakında kötü haberler gelmeye başlayacak.
Ama galiba toplumca en kolay gözden çıkarabildiğimiz nesne, insan hayatı. Böyle olaylar oldu mu, rakamın yükselmesini istediğini pek de saklayamayan birileri oluyor mutlaka.
Hafta başında, Sabah’taydı galiba, grevde olan bazılarının bugünlerde eylemden vazgeçtiği haberi verilmişti. 110 gibi de bir sayı belirtilmişti. Bunun doğruluk derecesini değerlendirmeme imkân yok. Doğruysa şaşmam da.
Ne var ki, bu noktada başka bir endişe zihnime takılıyor: Başta hükümet, düzeni sürdürmek üzere kararlı kesimlerin, bu durumu (da) örgütü çökertmek ya da hiç değilse zayıf düşürmek için bir fırsat olarak değerlendirmeye kalkacakları endişesi. Başbakan zaten hemen bunu dillendirmeye başladı.
“Açlık grevi olacaksa, Kandil’dekiler grev yapsın” sözünün içeriği pek sağlam değil. Evet, yazının başında Gandhi’den söz ettim ama Gandhi’den bu yana böyle örneklere pek rastlanmıyor. Hele askerî bir hareketin önderlerinin yemeden içmeden kesilmesini beklemek, çok akla yakın bir beklenti değil Ancak bir propaganda değeri olabilir.
Olabilir de, böyle bir propaganda on kişinin fikrini çelip eylemden vazgeçirirse, yüz kişiyi eyleme (ve suçlanan önderlere) kenetler. Bu ülkenin Kürt sorununu çözmek için, “Gelin, benim Kürd’üm olun; bakın o zaman size çikolata vereceğim” modelinden sıyrılmak gerekiyor. Belki onun işe yarayacağı bir dönem vardı; belki bugün de işe yarayacağı bölgeler, kesimler, bir şeyler vardır. Ama genel olarak bu “siyaset” artık işlemez; olay, onun işleyebileceği kerteleri çoktan aştı gitti.
Bu ikinci yazıda da, sözkonusu olay hakkında aklımdan geçirdiklerimi dile getirmeyi tamamlayamadım. Onun için daha bir süre bunu kurcalamaya devam edeceğim.
Yazarlar
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025