Murat BELGE
“Taksim”, bildiğiniz üzere, “bölmek”ten gelir. Taksim’deki “maskem”, suyun çeşitli yönlere gitmek üzere bölündüğü yerdir. Son iki haftadır Taksim, bence, Cumhuriyet tarihinin bölündüğü yer oldu: “Taksim’den Önce/ Taksim’den Sonra”.
Bizim Taraf’ta Hadi Uluengin başlattı: “Taksim’deki hareketle ’68 arasında ortak özellikler var mı” tartışması. Bence de var.
Ama önce şu “Türkiye baharı” konusuna bir değineyim. Burada birçok kişi bunun yersiz bir benzetme olduğuna değindi. Ben de aynı görüşteyim. Buradaki medyanın özgünlük yoksunluğundan, klişe papağanlığından şikâyetçiyizdir. Ama dünya medyasında da aynı sorunlar yaşanıyor. “Medya” değil, zaten her alanda, bir sığlaşma eğilimi var. Biri “Arap Baharı” dedi, laf hemen tuttu. Şimdi, “Müslüman bir ülkede toplumsal hareket olursa buna ‘bahar’ denir” diye özetlenebilecek bir “meslek bilgisi” oluştu.
Burada şimdi olmakta olanı Mısır’la, Libya’yla, Tunus’la vb. karşılaştırmaktan çok, 1968’le karşılaştırmak, bana daha anlamlı geliyor. Bunun bir “kurumlanma” yanı olabilir: “Burada demokrasi var, bilmem kaç yıllık Kaddafi ile, Mübarek ile kıyaslanamayız” türünden. Ama, “1968” diyoruz. Takvim de 2013’ü gösteriyor. Demek ki, o kadar “kurumlanacak” bir durum da yok.
“1968’de de burası hareketlenmişti” diyebilirsiniz. Hareketlenmişti, 27 Mayıs’ı tekrar etmek, askerî yönetimi geri getirmek için. Evet, bu, sonuç olarak sosyalizmin yolunu açacak çare olarak görülmüş, çünkü öyle gösterilmişti. O bakımdan, hareketin içinde olan gençler, Türkiye’de hiç olmamış bir şeyi amaçlıyorlardı. Ama “sosyalizm” deyince de, gidip Stalin’i “keşfetmeleri” fazla zaman almamıştı.
Batı’da 68 gençliği bütün bunları daha iyi biliyordu. Stalin’in kurduğu düzende “kurtuluş” aramayacak dünya ve tarih bilgisine sahipti. Denenmiş ve olmamış formüllerin peşinde değildi. Utopikti ve utopik olduğu için mahcup değildi.
Taksim’deki gençlik de, 2013’te, böyle. Tabii, bir kısmını, ama bu olaya damgasını vurmuş, karakterini kazandırmış kısmını kastediyorum. Molotov kokteyli atan, mide bulandırıcı küfürler etmeyi siyaset yapmak sanan kesimi kastetmiyorum. Tabii bu “kastettiğim” kesim için “masum” sıfatını da kullanmıyorum.
Bu “kesim” üstüne daha çok yazacağız. Örneğin ben yarın başlayacağım. Ama bugün “iktidar”dan söze başlayarak 68 benzetmeleri konusunu işlemek istiyorum.
68, Paris’te, de Gaulle’e karşı bir hareket değildi; “eski” ve “bıkkınlık vermiş” değerlere, üslûplara karşıydı. Ama o sırada de Gaulle iktidardaydı ve “eski” ve “bıkkınlık vermiş” her şeyin temsilcisiydi.
Saygıdeğer bir geçmişi vardı. Son olarak da, Fransa’yı Salan ve başka generallerin tasarladığı faşist askerî darbeden kurtarmıştı. O generallerin bilinen yöntemlerle sürdürdüğü Cezayir savaşını da bitirmiş, Fransa’nın “medenî” bir toplum olarak prestijini devam ettirebilmesi için, Fransız kolonyalizminin bu önemli parçasından vazgeçme kararını verebilmişti.
Evet, saygıdeğerdi.
Bugün Hadi’nin yazdığı gibi, Fransa’da 68 gençlik hareketinin tepkisi gelmekte gecikmedi. Fransa devrimler ülkesidir ama müthiş güçlü bir sağı vardır. De Gaulle hemen seçime gitti, bu sağ sayesinde önemli bir “sandık zaferi” kazandı. Ama bu son zaferiydi.
Azlettiği Pompidou, ondan sonra Cumhurbaşkanı seçilecekti. De Gaulle, girdiği referandumu kaybetti. Böylece, 1968 Haziran’ındaki seçim zaferinin üstünden bir yıl geçmeden, 8 Nisan 1969’da, istifa etti. İstifa edecek geniş görüşe ve kişiliğe sahip bir adamdı de Gaulle. Bence, uğradığı gönül kırıklığını hak etmemiş bir devlet adamıydı.
Ama, tarih böyle. Onun da bir bildiği var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025