Murat BELGE
Katalan Meclisi için yapılan seçim önümüzdeki dönemde dünyanın bu bölgesinde ilginç ve önemli şeyler olacağını haber verdi. Belli ki Katalanlar’ın çoğunluğu bağımsızlık istiyor. “Çoğunluk” dedimse öyle büyükbir çoğunluk değil bu. Ama yüzde elliyi geçiyor, belki yüzde altmışı da bulabilir, ayrılıktan yana partilere oy verenler.
“Katalonya” deyince akla ilk gelecek şey, elbette, Barcelona. Dünyanın en güzel kentlerinden biri. Epey gitmişliğim vardır. Her gittiğimde de, “Burası İspanya değil” diye düşünmeme yol açan bir olay olmuştur. Basit bir olaydır, ama anlamlıdır. Örneğin bir sefer arkadaşım taksi şoförüne “Kusura bakma, İspanyolca bilmiyorum,” dedi. Adam hemen “Zaten ben İspanyolca değil Katalanca konuşuyorum” demeyi ihmal etmedi. Buna benzer şeyler.
Muhtemelen İspanya’nın en zengin bölgesi. Sanırım bu “ayrılık” talebinde bu zenginliğin payı var. Sanayi ve ticaretin öteden beri bir hayli gelişkin olduğu bu bölge (çağdaş kapitalizmin imkânları da öyle) İspanya ile ilişkisinde hep “alacaklı” durumda. Buradan İspanya’ya giden, İspanya’dan buraya gelenden daha fazla. Ekonomiye katkısı, vergisi vb.
İspanya’nın öteki ayrılıkça halkı, Basklar için de benzer bir durum sözkonusu. Bask da sanayileşmiş, zengin bir bölge. Buna, Avrupa çerçevesi içinde belki Kuzey İtalya eklenebilir. Orada böyle güçlü bir “ayrılık” talebi yok ama belli olmaz, yarın öbür gün olabilir, zaten bazı belirtileri görülmüştü. Avrupa’da bu ekonomik kaygı oranın baskın düşünce tarzıyla uyumlu: “Benim kazandığımı niçin başkası yesin?” Hayatın tamamını birtakım “ekonomik” rasyonellere dayandırınca, bu soru en meşru soru oluyor. Yugoslavya’nın parçalanmasında, özellikle Slovenya’nın ayrılmak istemesinde de bu kaygı birinci derecede etkili olmuştu: “Bizim servetimiz yoksul güneye kayıyor, kaçırılıyor.”
Katalonya’da bağımsızlık talebi nicedir vardır. Örneğin, İç Savaş sırasında da vardı ve zaten Katalonya’nın düşmesiyle savaşın kaderi belli olmuştu. Barcelona, anarko- sendikalizmiyle vb., çok ilginç, değişik bir yerdi.
Franco sonrası demokratik dönemde Bask silâhlı mücadeleye girişen ayrılıkçı ETA dolayısıyla daha “militao” bir görünüm verirken, Katalonya’dan böyle bir örgüt çıkmamıştı. Ama şimdi, Bask çoğunluğun İspanya’dan ayrılmayı bir öncelik haline getirmediği, Katalanlar’ın ise gitgide ayrılık taraftarı kesildikleri görülüyor. Ayrılıktan yana tavır alanların çoğalmasında, bence, İspanyollar’ın da iki düzeyde işleyen katkıları var. Birincisi gene ekonomik. Yunanistan kadar ağır olmasa da, bir kriz var İspanya’da. Nedeni de ekonomisinin kötü yönetilmesi, yolsuzluk. Ama bir de siyasî düzey var: Katalanlar’ın referandumunu tanımayarak, çıkardıkları yasaları Anayasa Mahkemesi’nde bozarak, İspanya sağı Katalanlar’ı iyice kızdırdı; “Bu adamlarla olmuyor,” deme mertebesine getirdi.
Şimdi ne yapacak bu İspanyol sağı? Herhalde önceki siyasetlerini terketmeyecek. O zaman Katalanlar ne yapacak (şu son seçimde sağ ve sol birleştikleri zaman yüzde elliyi aşıyorlar ve solun aldığı oy yüzde onu ancak buluyor)? Bugünün koşullarında İspanya’da bir ayrılık savaşı çıkması beklenmez ama bu işler hiç de belli olmuyor.
Çekler ve Slovaklar kadar ya da Sırplar ve Slovenler kadar rahat ayrılabilir mi, İspanyollar ve Katalanlar? Böyle bir ayrılık gerçekleşirse Bask ayrılıkçıları ne yapar? Bask halkının tercihi ne olur?
Bütün bu işler olurken İspanyol solu nasıl tavır alır?
Soğuk Savaş, iki sımsıcak savaşla çizilmiş ulusal sınırları dondurmuştu. Soğuk Savaş bitince (yani, yeniden “hava ısınınca”) bu sınırlarda yeniden çatlamalar, yarılmalar başladı. Bir yandan, “globalizasyon” diyoruz dünya “tek”leşmeye, standartlaşmaya doğru gidiyor; bir yandan, yıllardır bir arada oturmuş halklar ulusal sınırlarını ayırma çabasına giriyor. İspanya şimdi çalkantılı bir sürece girecek; İskoçlar şimdilik “yerimizde duralım” dediler ama ayrılıkçılar da henüz işin ucunu bırakmış değiller, Belçika her zaman bir ulusal nevroz yaşar. Ukrayna… Kafkaslar…
Bu ayrılma tutkusu bana hiç akıl kârı görünmüyor, ama insanların her yaptığı akıl kârı olacak diye bir kural yok.
Yazarlar
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları









































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025