Murat BELGE
PKK’nın son saldırısıyla ortalık yeniden kan revan içinde kaldı. “Barış” üstüne konuşmaya başlamışken olayların birdenbire böyle bir rotaya sapmış –saptırılmış– olması, en azından PKK tarafında bu “barışçı çözüm” hedefinden hoşlanmayan birileri olduğunu gösteriyor herhalde. Kavganın “Türk tarafı” şimdiye kadar hiç olmadığı derecede barışçı çözüm yoluna çıkmaya hazır görünürken bu “şiddet ve celâl”e başka türlü bir anlam vermek zor. Bu “çözüm”e her zamankinden fazla yaklaşmış gibi görünürken her şey, şimdi de herhalde –ve kısacık bir zaman içinde– en uzağına savrulduk.
Karayılan’ın uzun uzun yazdığı mektupla da bu olanları birarada düşünmek zor.
Şöyle bir akıl yürütmek mümkün mü: medyada olaylara anlam vermeye çalışanların yazdıkları arasında, PKK’nın imkânlarının sonuna geldiğini söyleyenler de var; acaba PKK böyle bir şeyin söz konusu olmadığını kanıtlamaya çalışıyor olabilir mi? “Ben her zamanki kadar, hattâ daha da fazla güçlüyüm. Şimdi yaptıklarımı şimdiye kadar yapmadıysam, gücüm yetmediği için değil, düşmanlığı daha da ilerilere götürmemek için yapmadım. Ama siz bana “aciz bir düşman” muamelesi uygulamakta ısrarlı bir tavır takınır, böyle bir politika uygularsanız, ben de size çok yanıldığınızı gösteririm.”
Şu sıralar “yeni anayasa” konusu genel gündemin en ön sırasında. Bu son saldırı da bununla ilgili resmî görüşmelerin başlayacağı günün sabahında gerçekleşiyor. Yani, ”bu ülkenin ciddi bir Kürt sorunu yok”muş gibi davranarak anayasa konuşmaya, anayasa yapmaya karşı da bir “uyarı” olarak tasarlanmış olabilir mi bu saldırı? “Biz buradayız! Ona göre!” anlamında bir jest olarak.
O cenahta böyle düşünceler olması, her şeye rağmen, o cenahta bir “çözüm” fikrinin de olduğu anlamına gelir. Çünkü bu, bir “sus payı” ile geçiştirilecek bir şey değil, “iki eşit” arasında gerçekleştirilecek bir şey mesajı olarak anlaşılabilir. Birisi, “masaya güçlü oturayım” diye düşünüyorsa, “masaya oturmayı” da düşünüyor olmalıdır.
Böyle bir düşünce tarzının büsbütün geçersiz olduğu kanısında değilim. Ama bu olayların PKK içinde cereyan eden bir iktidar kavgasının dışa yansıyan ögeleri olduğu yorumuna da uzak değilim. Bu varsa, herhalde yalnızca Öcalan’ın otoritesini geçersizleştirmekle sınırlı bir şey değil, aynı zamanda, PKK’nın nihai kararlarını kimin vereceğiyle ilgili bir çekişme olmalı.
Bu türlü bir kıran kırana kavgaya girmiş taraflar, birçok durumda, aralarındaki düşmanlığın şiddetine rağmen, birbirlerini en iyi tanıyan ve anlayan öznelerdir aynı zamanda. Savaşın Kürt tarafında işin başından beri PKK oturuyor ve Abdullah Öcalan’ın yakalanmasına rağmen orada çok fazla bir şey değişmiyor. Türk tarafında ise kaydadeğer bir değişim var. Tahterevallinin o ucunda bir zamanlar tek başına TSK otururken şimdi o daha az yer kaplayarak ilişiyor, hükümet ve ona yol gösteren Emniyet de daha geniş bir yere yayılıyor. Ama bu PKK’nın olsun, ülkenin legal-parlamenter siyaset ortamındaki BDP olsun, bir yumuşamaya yol açmıyor, tersine, olguların kendileri de, kullanılan dil de, hızla sertleşiyor. Çünkü taraflar birbirlerini sadece “savaşan düşman” olarak tanıyor ve anlıyor. Bu ortamda içlerinden biri bir zeytin dalı uzatsa, öbürü, “Bunun ucuna bir bomba bağlanmıştır” diye düşünüyor. “Barış” diyenin “barış” dediğine inanamıyor. Ama gerçeklik düzeyinde bakıldığında da, sahiden “barış” diyen galiba yok.
Öyle ya da böyle, bir yanda bu olaylar, bir yanda çözüm, ikisi birarada mümkün değil. Biri, “şu eylemi yapayım da masaya elim güçlü oturayım” diye bir şey düşünse de, o eylemin vereceği gerçek sonuç, masanın toptan ortadan kalkması olur.
Amaçlanan zaten oysa, onu bilemem. O zaman diyecek yok. Her hâlükârda, son kararı Kürt halkının vermesi gerekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025