Murat BELGE
Tayyip Erdoğan, "Avrupa'da hoşgörüsüzlük veda gibi yayılıyor," demiş. Kendisi "Hainler Mezarlığı" diyen tabelaların asıldığı bir ülkenin, bu tabelaları asanlarca el üstünde tutulan Cumhurbaşkanı. Avrupa'daki "hoşgörüsüzlük" ne? Göçmen fobisi. Avrupa'nın doğusundan ve güneyinden Avrupa'ya doğru kabaran insan selini durdurma, bu insanların Avrupa içine girmelerini önleme kararlılığı. Böyle bir şey var mı gerçekten? Evet, var. Özürü, açıklaması olmayacak bir biçimde var ve gerçekten yayılıyor.
"Hainler Mezarlığı" ve o kanatta toplanmış binbir ayıpla yaşayan bir toplumun cumhurbaşkanının birilerini hoşgörüsüzlükle suçlaması bir "ironi," bir "paradoks." Ama bugünün dünyası öyle bir iki çelişki, bir iki paradoksla yetinmiyor. Avrupa2nın yabancılara karşı bu hoşgörü (ve insanlık) yokluğunun en anıtsal örneklerinden biri Macaristan'ın sınırına diktiği, dikmeye çalıştığı duvardır herhalde (şimdi yeni bir duvar ustası, Meksika sınırında çalışmaya hazırlanıyor-önümüz Çin!); bu duvarı diken Macaristan'ın "Başkan"ı örnek aldığı devlet adamının Tayyip Erdoğan olduğunu söylüyor.
Bu paradoks ya da çelişki aslında yalnızca Macaristan'ın başında oturan zat-ı nâ-şerif'le sınırlı kalmıyor. Batı'daki yeni siyasî biçimlenme içinde Tayyip Erdoğan'ın demokrasiyi yok etme girişimlerine karşı en az eleştirel ses çıkaracaklar, yani onu en az rahatsız edecekler, İslâm konusunda en fazla önyargılı olanlardır. Bunların başında da Trump gelir.
Çünkü herkesin kendine göre bir popülizmi var. Bugünlerde Batı'yı tedirgin edenler Müslümanlar. Dolayısıyla orada yükselen ve yükselmeye devam edecek olan "düşmanlık" doğal olarak karşısında hedef olarak Müslümanları görecek. Ama bu insanlar bir aralık "Polonyalı muslukçu" diye hayalî bir adam hakkında konuşup duruyorlardı. Yarın onların hoşuna gitmeyen bir siyasî düşünce oluşur, bir vakitler komünizmin olduğu gibi, bakarsınız bu yeni düşüncenin "-ist"leri düşmanlığın beşi köşesine oturmuş. Bizde Fethullah'ın izlediği kariyer gibi: Sahici Fethullah Gülen, bütün AKP korosunun haykırdığı gibi Pensilvanya'da oturuyor; bildiğim kadarıyla oradan kalkıp Kansas'a veya Oklahomo'ya bile gitmedi; ama Türkiye'nin manevi-zihnî haritası üstünde gitmediği yer kalmadı. En güvenilir müttefikten en ölümcül düşman haline geldi.
Önemli olan "düşmansız" kalmamak. Düşmanın kim olacağı ikincil bir sorun.
Evet, başa dönersek, Avrupa'da yabancı "düşmanlığı" demeyeyim ama "istemezükçülüğü" gitgide yükseliyor. Bunun görünürdeki "neden"lerinden biri radikal İslâmcı örgütlerin 11 Eylül'ü "milât" sayabileceğimiz terör saldırıları, El Kaide, Boko Haram, IŞİD gibi örgütler, bunlara eleman veren kaynakların önemli bir kısmının çeşitli Batı ülkelerinde epey bir süredir yaşayıp yurttaşlık statüsünü kazanmış Müslüman cemaatlerin içinden çıkmış olması.
Ama bu "görünür" neden. "Mazeret." Temelde, terörle ilişkisi olsun olmasın, bu cemaatlerin belirli Batılı insanların gözüne battığını gözlemliyoruz. Son yılların terör olayları olmazdan önce de batıyorlardı, bugün de batıyorlar. "Bizden olmayan" algısı sonra derece yaygın ve ayrımcılık gerekçesi din değil. İşte, Amerika'da İç Savaş'tan ve bunca yıldan sonra, bu yıllardaki bunca olaydan sonra, yeni boyutlar kazanarak devam eden zenci sorunu...
Tabii bunlara bakarak "hoşgörüsüzlük veba gibi yayılıyor" demek kolay ve doğru bir noktaya isabet ediyor. Gelgelelim, bunu söyleyen kişinin memleketinde "mülteci" statüsü ancak Batı'dan, sınırlarımızın batısında kalan bir yerden gelen kimselere verilebiliyor. Doğdudan geliyorsanız, statünüz falan yok, ne idüğü belirsiz bir varlıksınız. Hiçbir hakkınız, güvenceniz yok.
İşin tuhafı, gelenler de hep doğudan geliyor. Belçika'dan, Almanya'dan hattâ Slovakya'dan gelip de "Ben size iltica etmek istiyorum" diyen yok. Bu koşullarda Türkiye göçmen sorunlarının girift yeni sorunlar çıkardığı, sorunlu bir ülke. Avrupa'daki hoşgörüsüzlüğü kınayan kişi ve partisi on dört yıldır bu ülkede iktidardalar. Söz konusu yasa onlardan önce vardı, onlar iktidar oldu, ülkede değişmedik şey kalmadı, ama mevzuat olduğu gibi duruyor.
Macaristan'daki adam, Danimarka'daki adam, Fransa'daki ya da Amerika'daki kadınlar ve adamlar, onlar bu hoşgörüsüzlüğü, bu bencilliği körükleyen, körükledikçe kazanan kişiler. Bakıldığında, ufukta ilk görünen de onlar. Ama onlar durup dururken oraya gelmiş değiller. Onları orada tutan kalabalıklar var. Bu popülist politikacılar aslında bir "ayna"dan farksız. Bir ayna yansıttığı imge üzerinde ne kadar değiştirme imkânına sahipse, onlar da temsil ettikleri kitle karşısında aynı durumda.
Yani, mesele derinde, kitlelere yayılan bir hastalık var. Bu, daha önceleri bir tortu gibi dipte duruyordu. Tortu, gitgide, yukarılara çıkıyor.
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025