Murat BELGE
Cumhurbaşkanı’nın Birleşik Krallık resmî ziyaretinde bana da bir pay düştü. Böylece pazar günü yola düşüp Londra’ya vardık ve dün (yani cuma) geç vakitte “memlekete” döndüm. Giden bütün bu heyet içinde benim varlığım olaya ne kazandırdı, bilemeyeceğim, ama bana bazı önemli şeyler kazandırdı. Başka türlü görme, yaşama imkânı bulamayacağım, Buckingham’da, Guildhall’da akşam yemeği gibi olaylar. Böyle yerlere girmek (sızmak) ancak böyle özel davetlerde mümkün olabilecek bir şey. Bu arada, Nelson’ın vurulup öldüğü gemiyi gezme imkânı da bulundu ki gene böyle bir gezi olmadan yapabileceğim bir iş değildi.
Doğrusu, “frak giymek” de böyle bir davet dışında işleyeceğim bir “fiil” değildi, nitekim hiç işlememiştim; ama bu öbür saydıklarım gibi değil –hiç olmasa da olurdu.
Bunlar işin bir yanı. Bu geziyi hatırlamamda önemli bir yer tutacak başka bir cephesinin üstünde durmak istiyorum şimdi.
Bu dediğim, biten Birleşik Krallık vizemi gezi münasebetiyle yenilemek üzere başvurmamla birlikte başlayan sevimsiz bürokratik süreç.
Evet, yalnız Birleşik Krallık değil, aşağı yukarı bütün Avrupa, dışarıdan adam gelmesini istenmeyen bir olay olarak algılıyor. Bu “istenmeyen” olayın, “önlenemeyen” olay haline gelmemesi için, ellerindeki en etkili silâh (“silâh” kavramını özellikle seçiyorum) vize politikaları. “Vize” bir “eziyet”e dönüştürülüyor.
Benim Birleşik Krallık vizem yanılmıyorsam üç yıllıktı, yani epey uzun sayılacak bir zamandır Konsolosluğu vize bölümüyle bir ilişim olmamıştı. Bu süre içinde bu işe bakmak üzere bir şirket kurulmuş! Yani, Birleşik Krallık da, günün modasına uyup devleti özelleştirmek üzere adım atmış. Şirketi kim kurdu, sahibi varsa kimdir, bilmiyorum, ama bir “İngiliz hissesi” olacağını tahmin ediyorum.
Cumhurbaşkanı bir ülkeyi resmen ziyaret etmeye gidiyor ve yanında bir heyet götürüyorsa, o heyette olanların vize işlemlerinde bazı kolaylıklar sağlanacağını, en azından sürecin hızlandırılacağını düşünürsünüz. Bu pek böyle olmadı.
“Dışlayıcı” tavır, yukarıda söylediğim gibi, belirleyici sorun. Ama konu bununla bitmiyor. Bunun yanısıra, 11 Eylül’den bu yana büyüdükçe büyüyen “terör” korkusu ve korunma içgüdüsü de etkili. Bunun için parmak izi almak, bilmem ne çeşit fotoğraf, böyle şeyler. Sonuçta iki eğilim kolayca birleşebiliyor; biri öbürünü besliyor. İşin içinde “Müslüman” falan türünden genellemeler de olunca, tabii ayrımcılık da kaçınılmaz oluyor.
Son zamanlarda, Norveç’teki korkunç kıyım olsun, Alman neo- Naziler’inin marifetleri olsun, Avrupa’nın terörü kendi sağının içinde aramasının ne kadar gerekli olduğunu gösterdi. Ama buna aldırış eden hâlâ yok. Bu adamlar açısından da benim parmak izimin alınması daha önemli.
Böylece ortaya iki Birleşik Krallık çıkıyor. Birisi bu “sonradan görme” Gestapo alanında varolan düzen; öbürü, onu aşıp öbür tarafa geçtiğin zaman karşılaştığın, eskiden beri tanıdığın, nazik, nüktedan, olgun Britanya –good old Britain! Ama yeni oluşmakta olan Gestapo’nun önü açık, gelişme ve egemen olma imkânı daha fazla. Buckingham’ın ya da Guildhall’un içinde, geleneksel kılıklı adamlar, borularını ve gaydalarını çalar ve özel, ağır tempolu adımlarını atarak geleneksel törenlerini yerine getirirken, “security” kafalı adamlar çok daha hızlı adımlar atarak dışlayıcı, yabancı düşmanı ve paranoyak bir Britanya kurma sürecine girmişler bile.
Avrupa liberalizminin ve medeniyetinin kaleleri –o medeniyeti koruma adına– birer birer bu yeni ruh halinin kuşatması altına giriyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025