Murat BELGE
Türkiye sosyalistlerinin Türkiye halkına sunduğu analizlerin, programların vb. niteliği üstüne konuşmaya başlamıştım. Gerçi şu günlerde “güncel” konu bol: “1 Mayıs’ı kim yaptı?” mı istersiniz, “Tiyatroyu kim yıktı?” mı?.. Konu bol. Onlara da ileriki günlerde gelmek üzere, ben gene bu konuya devam edeyim bugün. Bu konu, ister istemez, bir süreden beri aralıklarla tartıştığımız “sosyalizm” konusuna da bağlı zaten. “Türkiye’de sosyalizm”, her ne kadar kendine özgü ve benzeri pek bulunmayan özelliklerle bezenmiş olsa da, “dünyada sosyalizm”den büsbütün kopuk değildi. Çünkü zaten bir yerde hoşuna giden bir model bulup onu taklit etmek üzerine kuruluydu.
12 Eylül toplumun üzerinden bir silindir inceliğiyle geçerken en çok solu ezmeye önem verdi. Sonunda ezdi de. Ama sol bundan önce halkın gözünde altmışlardaki “çekim”, “merak”, “saygı”, nesi varsa, zaten tüketmişti. Bunu da kendi eliyle yapmıştı. Sonra zaten 1989, Berlin Duvarı, onu izleyen çöküntü geldi. Bu da, 12 Eylül’ün ne kadar anlamsız bir girişim olduğunu gösterir (halka kendini açıklama gerekçesiyle söylüyorum; yoksa, seksenlerde otuzları diriltmek çerçevesinde anlamlıydı). 12 Eylül hiç olmasa, o zamanın sayısı elliye varan –belki de geçen– grupları o zamanki ideolojilerini acaba ne yaparlardı?
Örneğin Maocu denen grupları düşünüyorum. Çin Komünist Partisi haldır haldır kapitalizm kurmaya başladığında, burada Halkın hernesiyseosu ne derdi?
Aslında bulurlardı. Hep buldular zaten.
Sovyet sosyalizmini benimsemiş olanlardan söz etmiştim. Onlar bugün ne anlatıyor olurdu?
Tabii birçoğu “ulusalcı” olarak durumu kurtardı –bütün bu gruplardan. “Faşizan milliyetçilik, eski sosyalistin bakım evidir” diye bir vecize yaratabiliriz.
“Komprador kapitalizmi”ne de değindim. Türkiye’nin yapısı, Türkiye sosyalizminin elinde, birmuamma haline geldi. MDD hareketi bu “bağımlı ve feodal” masalı üzerinde direttikçe, TİP de Türkiye’yi “demokratik devrimi”ni tamamlamış bir burjuva cumhuriyeti gibi görerek, öbür uca gitti. Oysa, ille bu terminolojide ısrar edeceksek, olsa olsa “anti-demokratik devrimi”ni tamamlamış olabilirdi. Çin’de devrimin anti-feodal yanı ağır bastığı için Çinci gruplar Türkiye’nin feodal bir ülke olmasına karar vermişlerdi.
Bir de “oligarşi” diyenler vardı. Oligarşi daha çok Latin Amerika’yı tanımlamak için kullanılan bir terimdir; şu rastlantıya bakın ki Türkiye’nin oligarşik bir yapısı olduğunu söyleyenlerin aklındaki mücadele yöntemi de Latin Amerika’nın gerilla hareketlerinden esinlenmişti.
Oligarşiler genellikle kolonyal yapısı olan toplumlarda kök salar. 1970’te Londra’da kalırken Perry Anderson iki haftalık bir Brezilya gezisi yapmıştı. Dönüşünde anlattı: “bizim terminoloji”de “orta burjuva” diyeceğimiz bir işadamıyla tanışmış. Rio dışında, bilmem kaç dönümlük bahçede (çevresi sur gibi duvarla çevrilmiş) bir kâşane; altı yedi hizmetçi kadın, aşçı ve yamakları, sekiz on bahçıvan, bir de İngiltere’de “butler” denen, fraklı silindir şapkalı “başuşak”. Beş Renault station, iki Mercedes. Birkaç da şoför tabii.
Oligarşi böyle bir şeydir. Bizim burada pek hayal edemeyeceğimiz bir sınıf uçurumu üzerinde kurulur. Birkaç yüz adam, milyonlara hükmeder. Bizim en kapitalist başbakanımız, Özal, “ortadirek” der dururdu. Oligarşide “ortadirek” yoktur, “orta” yoktur.
Bu “oligarşi” gözlüğünden bakarak Türkiye’yi analiz edenler Kayseri’ye, Gaziantep’e, Denizli’ye ve daha birçoklarına ne diyorlar acaba?
Kıvılcımlı Türkiye’de “finans-kapital” tesbit etmişti. Öbür ucu “tefeci- bezirgân” olan bir finans-kapital! Kimileri de Hintli Çaru Mazumdar’ı model almış, orak ve tırpanla gerçekleşecek bir devrim düşünüyordu.
“Deve”-“Kuşu” gibi bir ülke. Ne ararsan var.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları








































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025