Murat BELGE
Başbakan gündemi değiştirmeyi başardı. Nereye baksam “kürtaj” konuşuluyor. Ama Başbakan’ın istediği gibi mi konuşuluyor... Orası pek öyle değil galiba. Başbakan şimdi buna da sinirlenecek ve “hain olmanın on yolu” risalesine yeni yöntemler ekleyecektir.
Dün ben de bu konuya girip düşüncemi yazmıştım ama buna ilişkin bir temayı da bugüne bırakmıştım. “Kürtaj” tartışması, son analizde “hayat”la ilgili olduğu için, elbette etik bir boyutu var. Ama Başbakan’ı öncelikle ilgilendiren şeyin bu boyut olduğu kanısında değilim. Onun için, yazıma şöyle bir cümle sıkıştırmıştım: “Daha derinde bunun bir milliyetçi projenin (çoğalalım arkadaşlar) bir ögesi olduğu kanısındayım. Onu şimdilik karıştırmayalım, ‘dinî’ diyelim.”
“Dinî” kısmına dün bir ölçüde baktıktan sonra, bugün bu “milliyetçi proje” faslına gelebiliriz. Başbakan epey bir zamandan beri, kürtajın ahlâkî sancıları gibi konular açmadan, nüfus üstüne bir şeyler söylüyordu. Her ailenin üç çocuk yapması gerektiğini beyan ettiği zaman da bir miktar tepki yaratmıştı. Geçenlerde başka bir ülkeyi ziyarete gittiğinde onlara da başka bir reçete sundu. Yani belli ki Başbakan bu dünyada daha fazla sayıda “Türk” görmek istiyor.
Niye istiyor?
Eğer Batılı toplumlar dünyanın geleceğinin özellikleri üstüne bir şey söylüyorsa, refah artışının sonuçlarından birinin nüfus artışında bir yavaşlama olduğunu da söyleyebiliriz. Tarım toplumunda çocuk (tercihan “erkek”) daha fazla işgücü demektir. Aile ne kadar kalabalıksa, o kadar çabuk eker, o kadar çabuk biçersin. Sanayi toplumuna, hele şimdiki otomasyon toplumuna geçince, bu iş tersine döner. Ekonomik temelden bir örnekle başladım ama tabii toplum altyapısıyla, üstyapısıyla, karmaşık bir bütün: az çocuk, çok çocuk gibi “maddi hayatın üretimi ve yeniden üretimi” içinden çıkan sorun manevi hayata da yansıyor. Müreffeh toplum fazla çocuk istemiyorsa, demek sorun yalnızca ekonomik değil. İnsanlar hayatlarını çocuk bakarak geçirmek istemiyor. Özellikle kadınlar için bu çok önemli.
Dünyanın genel gidişine de aykırı bir durum değil bu. Fazla nüfus, bütün dünya için sorun yaratıyor.
“Büyük nüfus sahibi olmak” bize özgü, burada da Erdoğan’ın icat ettiği bir konu, bir istek değil. Bugün Halil Berktay’ın yazısına baktım: 20. yüzyılın bütün faşist rejimleri ve Stalin’inki gibi adı farklı faşizan rejimlerde “büyük nüfus” hep amaç olmuştur. Yetmişlerde gittiğimde Sovyetler Birliği’nde on çocuk doğurmuş kadınlara devlet madalya veriyordu.
Büyük nüfus, daha çok işgücü demektir, ama en önemlisi, daha kalabalık ordu demektir. Toplumun tepesinde oturanlar “Bu adamları nasıl yetiştireceğiz? Nasıl geçindireceğiz?” diye sormazlar. Büyük ordu ve kalabalık yedek emek ordusu onların ihtiyaçlarını karşılamaya yeter. Onun için Türkiye’de nüfus artışının dolaylı ve dolaysız teşviki, Silâhlı Kuvvetler’in sivil yönetimlere empoze ettiği bir politika olmuştur.
Dünya değişirken bu dediklerim de hızla değişiyor. Bir kısmında bunlar dolaşımdan tamamen kalkıyor. Önemli olan, “nitelikli toplum- nitelikli birey”. Yani, Türkiye’de hâlâ yeterince olmayan şey.
İşte Başbakan’ın bu nüfus politikası konusunda ufku, özlemi ve beklentisi. Kürtajın, sezaryenin altında yatan da bu. Bu konularda ben tamamen “karşıt uç”ta duruyorum. Böyle böyle, sahici sorunları konuşmaya başlıyoruz ve belki de sahici bir muhalefetin oluşması için bir yol açılıyor.
Yazarlar
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.12.2025
1.12.2025
24.11.2025
25.08.2025
6.08.2025
1.08.2025
28.07.2025
22.07.2025
30.06.2025
16.06.2025