Nuray MERT
Sevgili Aydın Engin ölüm tehdidi almış, Allah esirgesin! Şakaya gelir yanı yok, çok insan kaybettik böyle. Burası, birilerinin düşman gördüklerini “vatan, millet müdafaası” adına infaz etme yetkisini kendinde gördüğü bir ülke. Kötü bir sicilimiz, kâbus gibi bir hafızamız var; çok acılar çektik bu yüzden, ama Teşkilatı Mahsusa kafasını bir türlü aşamadık. Yetmişlerde yaşananlar malum, faili meçhuller malum, kolejli kızın “Asena”ya dönüş macerası ve “vatan için kurşun yiyen de kurşun atan da makbulumüz” fetvaları malum, bunlardan ders çıkarmak, yüzleşmek yerine, dönüp dolaşıp geldiğimiz nokta malum! Yine karanlıklara yolculuklar, yine karartma günleri.
Şimdilerde, mevcut iktidar, Cumhurbaşkanı, güvenliğimizden sorumlu İçişleri Bakanı, vatandaşı terörle mücadelede aktif göreve çağırıyor. Bu işler böyle atmosferlerde kontrolden çıkar; suçlu, suçsuz vatandaşın kaderi, aklına esenin yargısına, insafına, husumet aracına, sonra da bizzat infazına terk edilir. Bir yandan vatandaşın güvenliği, hukukun keyfiyete dönüşmesi tehlikesi, diğer yandan devletin kurumları ve gücünü kaybetmesi, ortalığın savaş yerine dönmesi tehlikesi bekler kapıda! Baskıcı hukuk sistemi ve devlet yapısı bile ehven hale gelir, böylesi ortamlarda, kazananı olmaz böyle bir gidişin, yöneten, yönetilen herkes kaybeder, ülke çöker, gider. Bu noktaya gelen bir ülkenin fazladan düşmana ihtiyacı yoktur, daha doğrusu düşmanlarının bir şey yapmasına gerek yoktur, bir toplum böyle böyle oyar birbirinin gözünü, her şeyden çok, iç kavgalar çökertir bir ülkeyi.
AK Parti iktidarı kendi siyasi zihniyeti bir yana, “derin devletçi, Teşkilatı Mahsusa kafası” ve Avrasyacı maceracılığa, bu kafadaki çevrelere teslim olmuş görünüyor. Unutmasınlar, bu kafa yedi bu milletin başını, bu kafa yıktı bir imparatorluğu, bu kafa çıkmaza soktu Cumhuriyet rejimini.
Diğer taraftan, otoriter laiklik anlayışının baskı aracı olarak kullandığı, bu nedenle benim gibilerin sonuna kadar itiraz ettiğimiz, “dinin siyasete alet edilmesi”, baskı bahanesi iken gerçek oldu. Gerçi sadece bu dönemde değil, bu ülkede din her dönem siyasete alet edilegeldi, 12 Eylül rejimi bu noktada bir zirve idi. Şimdi İslamcı iktidar dini benzer biçimde dolaşıma sokuyor, biz dini özgürlükleri savunmuştuk, şimdi dinci-milliyetçi bir söylem çerçevesinde özgürlükler baskı altına alınıyor. En çok da, yaşanan acılar şehadetin yüceltilmesi ile örtbas ediliyor. “Bu işler ile baş etmenin başka bir yolu yok mu?” diye sorgulamaya çalışan, “şehitlik” eşiğine çarpıp, düşman ilan ediliyor. Hoş, işin burası da tamamen yeni bir şey değil, laik cumhuriyetçilik de, militarizmi Peygamber Ocağı kisvesine sokmakta tereddüt etmezdi. Ama, kuşkusuz yeni icatlar daha fazla din vurgulu; Diyanet İşleri öne çıkıyor, mevcut iktidar siyaseti çerçevesinde sahası genişliyor, futbol maçı öncesi Kuran tilaveti gibi tuhaflıklar, işin içinde din olduğu için sorgulanamıyor. Artık söz konusu olan “dinin postmodern biçimde siyasete alete edilmesi” ve dahası iktidar partisinin bu konuda tekeli elinde bulundurması.
Eskiden sağ partiler, cemaatleri paylaşma savaşı verir, pazarlıklar yapılır, birbiri ile yarışırdı. Yetmişli yıllarda, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ile yarış içinde kapağında parti amblemi olan Kuran dağıtıyordu. Şimdi iktidar partisi dini, devletin resmi ideolojisi olarak dolaşıma sokuyor. Bu da başka bir çıkmaz yoldur, bu gayretlerin sahiplerine hiç faydası olmadı, işler bu yola girince nihayetinde din devleti de kursanız, daha fazla dindarlık iddiasında olanlar karşınıza çıkacak. 1979’da Kâbe’yi işgal ederek Suudi rejimini tehdit edenler unutulmasın. Unutulmasın, ne baskılar, ne din kisvesi kurtarır bir ülkeyi sıkıntılardan, tek çözüm toplumsal barışı temin etmektir, onun da yolu özgürlükleri yok etmek değil, önünü açmaktır.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.11.2025
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024