Osman CAN
Kamuoyunda torba kanun olarak nitelendirilen, ama içeriği ve kapsamına bakıldığında artık “çuval” kanun denmesi gereken 6552 sayılı Kanun’un bazı hükümleri Anayasa Mahkemesi’ne taşınmıştı. Bu kanunun parlamentoda kabul ediliş tarihi 10.09.2014, Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girdiği tarih ise 11.09.2014, yani bir gün sonra. Mahkemeye bir dava dilekçesi hazırlayıp sunmak da bir iki günü aldığına göre dava dilekçesinin mahkemeye gelmesi ile mahkemenin esas hakkında karar vermesi arasında iki haftayı biraz aşkın bir süre geçmiş gözüküyor. Mahkeme Başkanı’nın bu dosyayı raportöre verişinin ardından rapor yazımı başlar ve başkanlığa sunulur. Bu durumda dava dilekçesinin Anayasa Mahkemesine gelişi ile Karar tarihi arasında geçen süre iki haftadan bile kısa sürmüş gözüküyor. Dilekçe yasa gereği ilk incelemeye tabi tutulmak zorunda olmakla birlikte, hazırlanan raporun, ilk ve esas hususlarını birlikte değerlendirdiğini düşünerek böyle diyoruz. Ancak dilekçe 25.09.2014 tarihinde ilk incelemeden geçtiğine göre, davanın esas raporunun hazırlanması, başkanlığa sunulması, başkanlıktan üyelere dağıtılması, üyelerin okuması, buna ilişkin gündemin belirlenmesi ve nihayetinde karar verilmesi arasında geçen süre sadece 7 (yedi) gün.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal davası gibi, soyut yasama iradesinin çok daha soyut anayasa kurallarına uygunluğunu denetlediği sofistike süreçlerin yedi gün içinde sonuçlandırılması Türkiye hukuk düzeni bakımından bir devrim olsa gerek. Böylesine hızlı karara Türkiye’de olduğu gibi, muhtemelen Avrupa’da da pek şahit olunmuş değil.
Yalnız bu durumda mahkemenin bireysel başvuruları artık birkaç saat içinde inceleyip sonuçlandırması gerekir. Zira soyut hukuk normlarının bireylerin temel hak ve özgürlüklerini geri dönülemez biçimde ortadan kaldırması çok mümkün değil. Mahkeme kararları ve sair birel işlemler ise bu etkiye sahiptir...
Lakin biliyoruz ki, bir yıldan fazladır mahkeme gündeminde bekleyen pek çok kanun vardır. Ve bu kanunlar da bireylerin temel hak ve özgürlükleri bakımından hayati öneme haiz. Yine örneğin askeri casusluk davası gibi bireylerin kaybolan yılların artık geriye getirilmesinin mümkün olmadığı davalar da var. Bu davalara karşı bir yıla yakın bir süredir bireysel başvuru yapıldığı halde Anayasa Mahkemesi halen bir karar vermiş değil.
Anayasa Mahkemesi elbette hak ve özgürlükler bakımından önemi, genel kamuoyu ve siyasal yaşama dair olası yansımaları dikkate alarak kimi davaları öne alabilir ve bu konudaki hukuki belirsizliğin bir an evvel sonlandırılmasını arzulayabilir.
Ancak öne alma veya geriye bırakmanın sadece bir “takdir” olduğu ve “hukuki”lik ile ilgisinin bulunmadığını unutmamak gerekir.
Bu davadaki takdir bu yönüyle oldukça sorunlu gözüküyor.
Şimdi takdirin, sürecin yedi gün içinde tamamlanması yönünde kullanılmasına yol açan hükümlerden birine, 5651 sayılı İnternet Kanunu’nun 8. Maddesi’nin 16. bendine bakalım:
“Milli^ güvenlik ve kamu düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi nedenlerinden bir veya bir kaçına bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, erişimin engellenmesi Başkanın talimatı üzerine Başkanlık tarafından yapılır. Erişim sağlayıcıları Başkanlıktan gelen erişimin engellenmesi taleplerini en geç dört saat içinde yerine getirir. Başkan tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı, Başkanlık tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar.”
Oysa benzeri hüküm, Anayasa 20., 21.ve 22. maddelerinde mevcut. İptal edilen madde ile anayasa hükmü arasındaki görünürdeki bu uyum karşısında bu takdir, az sorunlu değil.
Mahkemenin kararı, her zamanki gibi Anayasanın 153. Maddesi’ne aykırı bir şekilde “gerekçesiz” olarak açıklandığı için, gerekçeyi bilmiyoruz. Açıklandığında hukuki analizlerimizi de paylaşacağız.
Şimdilik Anayasa Mahkemesi karar gerekçesini saygı ile beklemekten başka yapacak bir şey yok.
Kurban Bayramınızı kutluyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.03.2021
9.01.2021
20.07.2020
12.07.2020
23.06.2020
20.06.2020
20.06.2020
24.04.2019
18.01.2017
1.02.2015