Pelin CENGİZ
Tarihler Nisan 2011’i gösterdiğinde bir seçim kampanyası yöntemi olarak Başbakan Erdoğan tarafından “çılgın proje” şeklinde lanse edilen Kanal İstanbul, yine bir seçim dönemine girdiğimiz şu günlerde ısıtılıp tekrar önümüze kondu. İktidarın, hiç öyle sinsice tavırlarla değil gayet cesurca, göstere göstere epeydir padişah yetkileriyle donanmış TOKİ eliyle yürüttüğü kentsel dönüşüm alanını genişletmek suretiyle, İstanbul’un kuzey ormanlarına gözünü diktiği herkesin malumu.
Hafta başında öğrendik ki, Kanal İstanbul’un güzergâhı ve güzergâhta yapılacak yeni yerleşim birimlerinin netleşmesinden sonra, üçüncü havalimanı aksındaki beş köye, kamulaştırma tebligatları gitmiş. Habere göre, ÇED raporunun hazırlanmasından sonra harekete geçen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı, havaalanı bölgesindeki yedi şirkete ait maden sahalarına verilen ruhsatların iptali için de şirketlere buraları boşaltması yönünde yazı göndermiş.
Delik deşik edilerek en son ekim ayındaki değişikliklerle giderek işlevsizleştirilen ÇED Yönetmeliği’ne tabi projelerle ilgili ÇED kararları, tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın insafına bırakılmış durumda. Bakanlığın sitesinde yer alan listede “ÇED olumlu” raporu verilen proje sayısına bakınca, meseleye sadece formalite icabı yaklaşıldığını anlamak zor değil. Kanal İstanbul’un hazırlandığı iddia edilen ÇED raporuna dair herhangi bir bilgiye ise ulaşamadım.
Karadeniz’e kıyısı olan ülkeleri de yakından ilgilendirdiğinden Kanal İstanbul için bırakın böyle uyduruk ÇED düzenlemeyi, uluslararası bir ÇED hazırlanması gerekiyor. Bu projeye çevre ülkelerden olumlu bir yaklaşım geleceğini ise hiç sanmıyorum. Raporda belirtildiğini varsaydığımız,projenin çevreye yönelik olumsuz etkileri neler olacak, bu etkilerin en aza indirilmesi için neler planlanıyor gibi çoğaltılabilecek pek çok sorunun cevabı kamuoyuyla paylaşılacak mı, o da ayrı bir muamma. Kanal müthiş bir nüfus baskısına neden olacak, bunun nasıl yönetileceğine dair en ufak bir bilgi yok. Bu projeyle nüfusu 15 milyona dayanmış İstanbul’a başlayacak yeni göç dalgasının ardından, memleketin geri kalanında kim yaşayacak, kim çalışacak bu da cevaplanması gereken bir soru olarak karşımızda.
Genel hatlarıyla Kanal İstanbul, Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayacak yapay bir su kanalı. Aslında hedeflenen Boğaz’dan geçen petrol tankerlerini buraya yönlendirmek, Kuzey Marmara Otoyolu ve üçüncü köprüyle de yük taşımacılığını buraya kaydırmak. Tabii işin en iştah kabartan kısmı yeni açılacak rant alanında “kentler inşa etmek” niyetinde şekilleniyor. Bu açıdan bakınca, bazı gayrimenkul şirketlerinin konutlarını “Kanal İstanbul manzaralı” sloganıyla pazarladığına şaşmamak gerek.
Bu kanal her ne olursa olsun ekolojiyi değiştirecek, bundan kaçış yok. Kanal İstanbul’un neden yapılmaması gerektiğini her platformda detaylarıyla ortaya koyan ve bu projeyle Karadeniz’in boşalıp kuruyacağına dikkat çeken Prof. Dr. Cemal Saydam, hükümetin konuyla ilgili toplantılara bir tane bile oşinograf çağırmadığını ama Katar’da deniz üzerine palmiye şeklinde proje inşa eden mimarın davet edildiğini söylemişti.
Doğru dürüst ÇED yok, bilimsel çalışma, bilim insanına danışmak yok, sahip olduğumuz ekosistemin ve denizlerin özelliklerini öğrenmek ve ona proje geliştirme basireti yok ama hızla kamulaştırma var,insanları yerinden yurdundan etmek var, ormanları, yaşam alanlarını rantın hizmetine sunmak var.
Doğanın insanlığa verdiği en büyük derslerden biri, Sovyetler Birliği döneminde ÇED sürecine tabi tutulmadan yapılan sulama projesiyle ırmakların yönü değiştirildiği için Aral Gölü’nün kurumuş olmasıdır. Dünyanın dördüncü büyük gölünün yerinde şu anda devasa bir kum çölü var. ŞimdiTürkiye, nehirlerini HES’lerle yok ettiği Karadeniz’i kurutacak bir projeye girişiyor. Unutulmaması gereken şu, doğanın dengesiyle oynamak bumerang gibidir, mutlaka geri gelir sizi vurur.
http://www.taraf.com.tr/pelin-cengiz/makale-dogaya-firlatilan-bumerang.htm
Yazarlar
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları






















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022